Cyprus Today sol
  • 21 Mart 2018, Çarşamba 9:00
HasanHASTÜRER

Hasan HASTÜRER

Vasiliu, doğruyu söyledi...

   Yorgos Vasiliu, siyasetten değil, iş dünyasından Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanlığı görevine seçilmişti Şubat 1988’de. 1993’e kadar Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunmuştu.
   Geleneksel baskı gruplarının, baskısı altında olmamaya azami çaba harcamıştı.
                                                                              ***
   Vasiliu’nun otobiyografisinin ikinci cildi yayımlandı.
   Kitabı vesile oldu, Politis’in sorularını yanıtladı.
   Söyleşinin Türkçe çevirisinde, “Kıbrıs sorununda mümkün olana geri dönmeliyiz” ifadesi öne çıkarıldı.
                                                                              ***
   Vasiliu ile ofisinde uzunca bir sohbet yapmıştım 2000’li yılların başında.
   O sohbetin sonrasında KIBRIS Gazetesi’ndeki yazımın başlığı ‘Yorgun demokrat Vasiliu’ idi.
   Vasiliu, Kıbrıs sorununun çözümünü istiyordu.
   Alışılmış pozisyonların terk edilip, ortaya yürünmesi durumunda, çözümün mümkün olduğunu anlatıyordu.
                                                                              ***
   Kıbrıs Cumhuriyeti eski dışişleri bakanlarından Nikos Rolandis, çözüm yolunda kaçırılan fırsatları, Rum toplumunun çıkarlarıyla ilişkilendirerek listeler...
   ‘Kıbrıs Türk tarafı olarak 1974’ten günümüze çözüm için ne gerekirse yaptı’, diye çok net bir yargı ortaya koymam...
   Geçmişimizde çözüm isteksizlik dönemleri olmuştur.
   Rauf Denktaş’ın çözümden beklentisi farklıydı.
   Ya da Rauf Denktaş, Rum liderliğine güvenmediği için, masada geçecek zamanı boşuna görüyordu.
                                                                              ***
   Mehmet Ali Talat, ciddi bir istekle müzakere masasına oturdu.
   AKEL lideri Hristofyas, başkan seçildi.
   Talat’ın karşısına oturdu...
   İki yoldaş bu işi halleder, denildi. Olmadı.
                                                                              ***
   3. Cumhurbaşkanı Eroğlu, Cumhurbaşkanı seçilirken, adeta çözüm karşıtıydı.
   ‘Talat’ın masada verdiklerini, geri almak için adayım’ dedi.
   Seçilince öyle yapmadı.
   Talat’ın kaldığı yerden müzakerelere devam edeceğini BM Genel Sekreteri’ne bildirdi.
   Hâlâ müzakerelerin yol haritası olan 14 Şubat 2014 ortak açıklamaya imza da attı.
                                                                              ***
   Mustafa Akıncı, 4. Cumhurbaşkanı olarak seçildi.
   Müzakere masasında çok istekli davrandı mı?
   Evet. Hatta çözüm olsun diye, bazılarının asla kabul edemeyeceği açılımları da oldu.
   İsviçre’de yapılan tarihi görüşmelerde harita konusunda Kıbrıs Türk tarafı, garantiler konusunda Türkiye, çok önemli adım attı.
   Türk tarafının haritası masaya konulunca Anastasiadis’in dengesi bozuldu.
   Zaman istedi.
   Türk tarafı, ‘ Birkaç gün ara verelim git, gel’ dedi.
   Anastasiadis, ‘Torunlarımı da özledim. Gidersem on günden önce gelemem’ yanıtını verdi.
                                                                              ***
   Türkiye, garantörlükle ilgili, tek yanlı müdahale hakkından uzaklaştı.
   Dürüst olalım, 1960’ın da bir miktar gerisine gidildi.
   Bu kez Yunanistan, devamını getiremedi.
                                                                              ***
   Vasiliu’nun söylediğinin özü şu... ‘Bu güne kadar büyük ülkümüze sadık kaldık. Böyle olunca çözüm için ortaya yürüyemedik. Gönlümüzde yatan çözüm modeli, imkansız hale geldi. İmkansızı isteyerek çözüme varamadık. Mümkün olanı isteyerek, çözümü yakalamalıyız.’
                                                                              ***
   Vasiliu, çok şey söyledi. Ancak söyledikleri içinde altı çizilecek bir diğer cümlesi, ‘Türklerin bize zarar vermesi için savaş yapması gerekmediğini de anlamamız gerekir.’
   Kıbrıslı Türklerin gücü, adada dengeleri değiştirmeye yetmez.
   Doğrudur, yetmez.
   Ancak Türkiye, tüm dengeleri alt üst edebilir. Hem de tek kurşun sıkmadan.
                                                                              ***
   Adanın kuzeyinde hayatın her alanında, özellikle ekonomiyle bağlantılı hızlı değişim var.
   Sadece demografik yapı değil, değişen...
   Her ölçekteki işyerlerinden, finans dünyasına, oradan turizme, yüksek öğretime kadar çok ciddi değişim olduğunu görmemek için kör olmak gerekir.
   Kıbrıslı Türklerin, ekonomik gücü bu değişimde oransal payını korumaya yetmiyor.
   Vasiliu, işte bunu da anlatmaya çalışıyor, Güney Kıbrıs’ta herkese...
                                                                              ***
   Kıbrıs sorununa çözüm süreci tıkanmış mı?
   Öyle görünüyor.
   Bu tıkanıklık aşılabilir mi?
   Elbette aşılır.
   Yeter ki, amaç olan çözüm, araç olan müzakerelerle yer değiştirmesin.
   Bana göre KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, amaçla aracın yer değişmemesi için duyarlılık nöbeti tutuyor.
   Bu konuya yarın da devam edecem.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 27 17 7 3 33 58
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 27 16 5 6 19 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 27 16 4 7 15 52
4 BİNATLI YSK 27 14 7 6 20 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 27 11 10 6 8 43
6 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 27 13 2 12 3 41
7 BAF ÜLKÜ YURDU 27 10 8 9 13 38
8 LEFKE TSK 27 11 5 11 10 38
9 CİHANGİR GSK 27 10 6 11 -1 36
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 27 11 2 14 1 35
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 27 9 7 11 -1 34
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 27 10 2 15 -24 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 27 7 7 13 -16 28
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 27 5 8 14 -28 23
15 YALOVA SK 27 5 7 15 -18 22
16 OZANKÖY SK 27 4 7 16 -34 19
yukarı çık