• 19 Aralık 2017, Salı 9:40
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

Aldatılanlar ve aldatanın aldatılmama arzusu!

“Yalancılar, aldattıkları kişilerle bir arzuyu, aldatılmama arzusunu paylaşırlar. Dolayısıyla yalan söyleme seçimini yalnızca kendilerine saklamak isterler ve başkalarının dürüst olmalarında ısrar ederler. Başka bir deyişle ‘bedavacı’ statüsünü tercih ederler; böylelikle yalan söylenen taraf olma riskini almadan yalan söylemenin avantajlarından faydalanabilirler. Bazıları bu ‘bedavacı’ statüsünün sadece kendisine ait olduğunu düşünür; bazılarıysa onun arkadaşlarını, sosyal guruplarını veya mesleklerini kapsayacak şekilde genişletir”. -Sissela Bok’un “Lying: Moral choice in puplic and private life” kitabından-
   Aldatanın aldatılmamayı talep etmesi nasıl bir düzen içerisine hayat bulabilir. Ya da böyle bir düzeni ne diye dizayn eder insanoğlu. Böyle bir ihtiyacı duyan insanla, kuran insanın aynılıkları söz konusu değil midir? Neyin yalanını söyleyip neyi saklar bu insan. Veya sakladığı şeyin gerçekten yalana ihtiyacı söz konusu mudur? Sanırım insanlık tarihine baktığımızda; ilkel komünal toplulukların dışında, bütün toplumlarda yalan hep süregelmiştir. Yani, özel mülkiyetin gündeme gelmesi ve hayat bulmasıyla. Kendin için yalan söylemek veya kendi yalanını söylemenin erdemiyle özel olanı koruma ve kollama kaygısı. Yukarda da belirttiğim gibi benin olanı koruma kaygısı ve statüsü bu dönemle birlikte insanoğlunun bir parçası olmuştur. Ve günümüzde ise hakikatin nerdeyse yalan olduğu algısı yaratılmaya çalışılıyor. Bu yüzden özgün olanla taklit olan hep birbirine karıştırılıyor. Nasıl ki namussuzun namuslusu olabiliyor, yalanın da özgün olanı mutlaka vardır. Buna en güzel örneklerden biri de, Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza” romanındaki yalana bulunduğu atıftır.
   “Ben yalanı severim! Yalan, insanların bütün öteki yaratıklara karşı biricik üstünlüğüdür! Yalan söylersin ve böylece gerçeğe ulaşırsın! Ben yalan söylediğim için insanım. Önceden on dört kez, hatta belki de yüz on dört kez yalan söylemeden hiçbir gerçeğe ulaşılmamıştır. Ve bu kendine göre onurlu bir iştir. Oysa biz yalanı bile kendimiz kıvıramayız! Bana bir yalan söyle, ama bu yalan senin olsun, senin uydurduğun bir şey olsun, alnından öpeyim! Kendine ait bir yalan, başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir. Birincisinde sen bir insansın, ikincisinde papağan!” 
   43 yıldır insan kılığında papağanlar yönetiyor bu ülkeyi. 43 yıldır başkalarının gerçeklerini (aslında yalanlarını) hem de koro halinde tekrarlıyorlar. Ve Kıbrıslı Türklerin her türlü hakkını gasp ederek kendilerine ait olmayan bir sistemin içinde gerçekmiş gibi yaşamaları gerektiği yalanını empoze ediyorlar. Bu yalan o kadar tatlıdır ki, artık koronun tüm üyeleri yalanın hakikatle eşdeğer olduğuna inanmaktadır. Daha çok bu koronun siyasilerden ve onların tetikçilerinden oluştuğunu sağır sultan bile duymuştur. Ve yine ve yeniden koro faaliyete geçmiştir. Bakın Dostoyevski ne diyor, “kendine ait bir yalan, başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan iyidir.” Her şeyi geçtim. Bana sadece kendi yalanlarınızı söyleyin Allah aşkına. Ki benim insanım da kendi yalanını söylüyor diyebileyim.
   Yollar yalan, hastaneler yalan, barış yalan, ekonomi yalan, eğitim yalan, sanayi yalan, sistem yalan, şehirleriniz yalan, yalan yalan. Deniziniz yalan, kültürünüz yalan her türden organizasyonunuz yalan. Formasyonsuz ve sistemsiz sisteminiz ise kocaman bir yalan. Hem de size ait olmayan bir yalan.
   Godot’yu Beklerken eserinde Vladimir Estargona “Hade Gidelim” der. Estargon da Vladimir’e “Hade Gidelim” der. Ama kımıldamadan dururlar. Bu da yalanın en soyut hali… Ama aldatma arzunuz ve yalanınız da sizlerin en gerçek hali.
   Ve biliyorum ki size ait yalanlar hiçbir şekilde bitmeyecek. 43 yıllık deneyim yalanın en büyük gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlamıştır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11
yukarı çık
Skull King Popup