Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

12.09.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Anlam nedir? (felsefe)

Anlamak; algılamak ve anlatabilir olmak. İşte bütün mesele bu…!

Anlam nedir? (felsefe)

Konuşma dilindeki biçimiyle, herhangi bir nesnenin, fenomenin vb. anlamı, genel olarak onun bir sistemin öğesi olarak gördüğü işlev, toplumda ve özellikle insanın pratik faaliyetinde oynadığı roldür.

Bilgi teorisi alanında ise, anlam, dil terimlerinin bir özelliğidir yani doğal ve yapay dil terimlerinin, cümlelerin, sözcüklerin vb. anlamı, söz konusu dil işaretleri içinde kendi maddi varlık biçimlerine kavuşan nesnel gerçekteki nesneler, süreçler, özellikler ve ilişkiler vb. hakkındaki enformasyon’ dur. Bu anlam, sözcükte olduğu gibi bir kavram, cümlede olduğu gibi bir önerme, cümle sistemlerinde olduğu gibi bir teori olabileceği gibi, insanların davranışlarına ilişkin yaptırımlar ve istekler de olabilir. Dil işaretlerinin anlamı, nesnel gerçeğin insan bilincine yansımasına hizmet eder.

Başlangıç olarak anlamı; anlamak, anlaşılan anlama yönelik stratejik anlama planları geliştirmek, anlamı en doğru şekilde anlamamızı sağlar. Nedir bu stratejiler? Bu stratejileri planlamada izlenmesi gereken öncelikler nelerdir. Bu önceliklerin bağlı olduğu alanlar(disiplinler) nelerdir? Bunların doğru ve bir sistematik içerisinde sıralanması ve edilmesi bireyi anlamı anlama yolculuğunda en üst noktalara taşıyacaktır. Bu başlangıç serüveni, bir gerekliliğin ürünüdür.

Bütün bunlara rağmen, bazı zamanlarda anladığımızı aktarma konusunda ciddi problemler yaşıyoruz. Bu, çoğu zaman yabancı lisan alanında sıkça karşımız çıkan bir durumdur. Kaldı ki bu çok da normal bir durum olarak kabul edilebilir. Fakat aynı lisan içerisinde anladığımızı anlatamamak normal sayılmasa bile, bence eksiklikten kaynaklanan bir meseledir. Sadece eksikliğin ne olduğu teşhisini koymak ve ona yönelik eksikliğimizi gidermektir. İşte bu noktada karşımıza retorik çıkar. Ki bu disiplin her insanın (konuşabilen) bilmesi gereken en temel olgudur. Evet, konuşabilen her canlını üstünde durması gerekir.

Güzel söz söyleme, söz sanatlarını inceleyen bilim ve anlaşılmak için anlatmamızı sağlayan disiplindir retorik bilimi. Ve ne kadar süreyle eğitim alırsanız alın, isterseniz dünyanın en önemli okullarını en üst düzeyde bitirin, masterler, doktoralar yapın, bunu size verecek tek kurum vardır o da tiyatro eğitimi veren konservatuarlardır. Herkesin de konservatuar okuyacak durum söz konusu olamayacağından, bireysel olarak herkesin retorikle ilgili farkındalığa ihtiyacı vardır. Gelişmiş çağdaş ülkelerde uygulanan eğitim sistemleri bununla ilgili bireyin inanılmaz farkındalıklar yaşamasını sağlıyor. Yani mutlak bir şekilde retorik kasını gösteriyor. Açmak ve ilerlemekse, bireyin ukdesinde olan bir şey, işte bütün mesele bu…

Yaşınız kaç olursa olsun, nasıl bir sosyal yapıya sahip olursanız olun, bilin ki retorik olmadan anlaşılmayı veya iyi bir anlatıma sahip olmayı beklemek hayalden öteye geçmeyecektir. Yine bu noktada okuma eylemi şak diye karşımıza çıkıyor. Okumak! Okumak! Okumak! Daima!..

Anlayabildiğiniz oranda anlatabilirsiniz, anladığınız oranda anlatabildiklerinizi retorik eğilimlerle anlatmaksa, yaşamın her anında mutluluğu doruk noktada yaşamanıza etken olacaktır. Yaşamın temel araçlarından biri de bu değil midir!!!...

Herkese iyi okumalar dilerim.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.