Cyprus Today sol
  • 20 Şubat 2018, Salı 10:18
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

​​​​​​​Bilinmek ve bilinir olmanın anlamı veya değeri

Bilinmek; aslında tüm yaşam serüvenimizin temel çıkış noktasıdır. Ne zaman ki bilinmek birey olma serüvenimizle özdeşleşir, bilinir olmanın öznelliğini keşfederiz. İşte bu keşif insanın kendini fark ettiği andır. Kendini bulduğu andır. Kendi bilinmezini keşfe çıktığı andır. Varlığını sorguladığı andır. Ve bu çok banal bir durumdur aslında ve bir o kadar da entelektüel. Eğer bu noktaya gelmişseniz entelektüel olarak da donandınız demektir.

Felsefenin bütün kavramları kendini bil temelinden sorgulanır. Kendini bilmek felsefenin en temel meselesidir de aslında. Bu yüzden eski Yunan’dan günümüze gelmiş geçmiş bütün düşünürle ve felsefeciler her daim bu temel üzerinden önce kendilerini sonra dünyayı anlamaya çalışmıştırlar. Bu serüvenin temelini sorduğumuz sorular alır. Sormak; doğru veya yanlış mutlaka ama mutlaka cevaba ulaşma yolculuğumuzun başlangıcıdır. Antik yunan filozoflarının bu gün hala teorilerini tartışabiliyorsak ve hala varlıkla ilgili sorular sorabiliyorsak bunun tek sebebi cevapların sorularla alınabileceği gerçeğidir.

İlkel insandan günümüze bütün topluluklarda felsefe hemen hemen yaşamın anlaşılır kılınmasında en önemli etkenlerden biri olmuştur. Ve her daim bireyseldir.

Günümüz topluluklarında vahşi kapitalizmin bireye dayatmış olduğu toplu algı, toplu olma durumu bireyin sürekli olarak topluluk tarafından bilinir olma eğilimini körüklemiştir. Topluluk için var olma, bir guruba dahil olma, birileri için bir şey olma eğilimleri bireyin temel prensibi haline gelmiştir. Vahşi kapitalizmin teknolojiyle birlikte insan bilinçaltına yaptığı müdahale aynı zamanda bireysel eğilimlerini de körüklemiştir. Teknolojinin her anlamda insan egosunu besleyecek argümanları gözüne sokması da bireyin birey olma yolculuğunu oluşturan soru sorma ilkesini de ortadan kaldırıyor. Her şeye her olaya her konuya ulaşabilir olmanın kolaylığı mevcut kapitalist eğitim sistemleriyle de bireye verilmediğinden mahrumiyetin doruğunda modernitenin arabeskini yaşamasını sağlamaktadır. Telefonuna ve bilgisayarına dört elle sarılan günümüz dünyasının bireyi, bilgi okyanusunun ortasında bilgisizliğin paradoksunu da yaşamaktadır.

Ahmet Şerif İzgören hocamızın “Eşik Altı Büyücüleri” kitabında yer alan ve kitabın isminin hemen altında yer verilen ikinci isim “dehşet ölüm ve seks üçgeninde reklam ve propaganda”dır. Neden?

İnsan bilinç ve bilinçaltıyla ilgili nöroloji biliminin gelmiş olduğu noktaya bakacak olursak, aslında sürdürülür olmayan ve her geçen gün insanı ve dünyamızı tüketen kapitalist sistemin başarısın altında bu üçlünün olduğunu görürsünüz. İlkokul ve ortaokul yıllarında rahmetlik dedem bana “ay oğlum ne düşünürsan osun” derdi. Bunu benim dedem ve onun ataları zamana dayalı bir deneyimlemenin neticesinde öğrenmiştirler. Tıpkı “bir insan yedisinde ne ise yetmişinde de odur’u” öğrendikleri gibi…

İki temel deyimden yola çıkarsak, birey olma, bilinir olma, varlığının farkında olma eğilimlerinin temelini, öncelikle bilinç ve bilinçaltının nasıl çalıştığıyla ilgili bilgiye sahip olursak oluşturabiliriz. Bilinç ve bilinçaltı bütün düşünce sistemimizin temelini oluşturur. Her ne kadar ayrı ayrı dillendirsek de aslında tektirler. Ve birbirlerinin varlığını bir birlerinden alırlar. Bir varsa o da var. Biri yoksa öteki de yok.

Bilinir olmak veya bilinir olmanın değeri de işte bu ilişkide yatır. Ve çok banaldir. Bireyseldir. İşte bu yüzden bu keşif sizi inanılmaz bir entellekya yolculuğuna çıkaracaktır. Bu yolculuk ise bilinçaltınıza yükleyeceğiniz bilginin sizinle özdeşleşecek değerini de oluşturacak. Birileri için değil kendin için değerli ve anlamlı olma durumu yani. Kendin için bir değersen zaten içinde yaşadığın ülkenin veya kalabalığın en değerlisisin. İşte bütün mesele bu. Zaten var oluşçuluğun temelini de bu bireysel yönelim oluşturmaktadır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek