• 29 Ağustos 2017, Salı 9:28
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

Bir ihtiyaç aracı olarak; öğrenmeye başlamak

Çoğu zaman hepimiz şu telkinlerle karşılaşırız, ‘benden geçti’ diye. Ve genelde bu cevap, ‘okuyor musunuz’ sorusundan sonra gelir genellikle. Ve bu cevap aslında içinde kabullenmeyi barındırıyor.

Barındırdığı kabullenme ise aile yaşamından iş yaşamına, sosyal ilişkilerden arkadaşlık ilişkilerine kadar bir dizi nedeni kapsıyor. Gerçekten bazı alışkanlıklar vardır ki, temelde edinilmesi gerekmektedir. Bunlardan da bir tanesi okumadır (ama mutlak değildir). Fakat gelişen sosyal koşullar ve bireyin almış olduğu bu koşullara bağlı eğitim, çoğu zaman bu alışkanlığı temelde edinse bile maalesef sekteye uğratabiliyor.

O yüzden temelde çocuklukta ve aile içinde edinilen birçok alışkanlık ve terbiye bireyin gelişimine ve öğrenmesine yönelik destek mahiyetinde bir eğitim modeli olmalıdır. Bilgi çağının bireye dayatmış olduğu sayısal eğilimler maalesef bireyi birey yapan bu alt yapıdan uzaklaştırıyor. Bu yüzden içinde bulunduğumuz eğitim modelini sorgulamaya başlamak her aile bireyinin en büyük sorumluluklarından bir tanesidir diye düşünüyorum. Yeni dünya düzeninin bireye dayatmış olduğu didaktik eğitim modeli, bireyin, bırakın yaşamı sorgulamayı, yaşamın hiçbir alanında yer almamasına etken olmuştur.

Bunun en güzel örneği ise her türden toplumsal sorun karşısında bireyin takındığı kayıtsızlık tavırdır. Bunun da en önemli nedeni bilmemektir. Çünkü sistem bireyi bilmemek üzere şekillendirmektedir. Teknik olarak yüklenen birey, buna bağlı şekillenmelerin kurbanı durumundadır. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesi de bu bağlamda en doruk noktasındadır. Günümüz dünyasında insanın insandan ve de doğadan kopmasının esas nedeni de budur. Peki ne yapmalı o zaman?

Öğrenmeye başlamanın en temel aracı olan, öğrenmeye başlamakla başlamalıyız. Hem de kesinlikle kararlı bir biçimde.

Öğrenmeyi belirleyen en önemli argüman “ihtiyaçtır”. Bu yüzden birey öncelikle eksikliklerini belirlemeli. Belirlemeli ki, ihtiyacı ortaya çıkarabilsin. Ortaya çıkan ihtiyaç sizi mutlaka bir başlangıca götürecektir. Öğrenmeye başlangıç noktasında verdiğiniz karar, belirlediğiniz ihtiyaçlarınızı, önem sırasına göre sıralamanızı gerektirmektedir. Bunu bir diğer adı ise yol haritasıdır. Yani gideceği limanı bilmeyen gemi hiçbir limana varamaz.

Bu noktadan sonra öğrenme yolculuğunuzun rotasını nasıl alacağınızı belirlemeniz lazım. Elinizde haritanız olduğu sürece yolculuğunuz nitelikli bir anlam yüklenecektir. Nereye yol alacağınızı bilmek, zamanı yönetmenize ve öğreneceklerinizi daha kısa bir sürede öğrenmenize katkı sağlayacaktır.

Bildiğiniz üzere fizyolojik olarak sürekli beynimizi uyanık tutmak zordur. Bu yüzden öğrenme yolculuğumuzda tekrarlar yapmak öğrendiklerimizi içselleştirmek açısından çok önemlidir. Özellikle çalışırken veya kitap okurken uykumuzun gelmesi de bu yüzdendir. Zaman zaman öğrendiklerimizi yirmi dört saat içerisinde tekrarlamamız, öğrendiklerimizin yüzde seksen beşinin kalıcı bilgi olarak beynimize yerleşmesine neden olmaktadır. Kitap okurken de tekrarları fiziksel değişikliklerle birlikte yapmamız bize aynı katkıyı sağlayacaktır. Unutmayın hatırlamaya çalıştığınız şeyleri hatırlamak veya bilgileri çağırmak ve ifade etmek bu tekrarlar sayesinde gerçekleşmektedir. Zaman zaman ihtiyaç duymadan da bilgileri çağırma ve hatırlama eksersizlerini yapmak lazım.

Öğrenmenin size katacağı en önemli değerlerden bir tanesi de öğrendiğiniz şeyin sorgulanmasıdır.

Bu noktada size, öğrenme yolculuğumda kendimle ilgili birkaç örnek aktarmak isterim. Elimden geldiğince ve de ömrüm yettiğince önemli klasik edebi eserleri her yedi yılda bir tekrardan gözden geçiririm. Bir insan düşünün yaşam serüveninde yedi yıl geçirmiş, bu yedi yıl boyunca birçok olaya ve olguya maruz kalmıştır. Yani yedi yıl daha doldurmuş yaşam dağarcığını. Yedi yıl önceki algıyla yedi yıl sonrası algınız bir olabilir mi? Asla olamaz. Bu yüzdendir ki dünyadaki bütün sanat yönetmenleri herkese, özellikle edebi değeri yüksek eserleri her on yılda bir tekrarlamalarını tavsiye eder. Bu salt edebi eserlerle alakalı bir olgu değildir. Bu bir ülke de olabilir, bir şehir de. Bu bir resim de olabilir bir heykel de. Bu, bizi çevreleyen her şeyle alakalı aslında. Özellikle sanat yönetmenlerinin bu konudaki tavrı, içinde yaşadığımız dünyayı ve varlığımızı daha iyi anlamamız ve bir parçası olabilmenin farkına varmamız içindir.

Dünya üzerinde ve evrende bulunan her şeyin bir nedeni vardır. Unutmayın sadece bir tane dünyamız vardır (en azından şimdilik). Onu anlamak ancak ve ancak onun işleyişini ve yasalarını öğrenmekle mümkündür. Ve daha yaşanası, savaşsız ve sömürüsüz bir dünya için geç olmadan, yaşımız ve sosyal statümüz ne olursa olsun, sadece yapmamız gereken; öğrenmeye başlamaktır…!!!

Herkese, yaşamın her alanını anlaması ve algılaması için, şimdiden iyi okumalar dilerim!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11
yukarı çık
Skull King Popup