• 08 Ağustos 2017, Salı 10:19
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

Bir statü kaygısı olarak tavsiye verme ve tavsiye alma..!

Aslında yaşam denen bireysel yönelim, her ne kadar da toplu bir algıyla yaşamı anlamaya ve algılamaya yönelse de, topluluk içindeki tüm yönelimler bireyseldir.

İşte bu yüzden dünyadaki en gelişmiş topluluklardan, en geri kalmış topluluklara kadar bütün toplu durma, toplu olma halleri şiddetli çatışmalarla her gün bize yüzünü göstermektedir. Genellikle toplu olma halleri geneli içine alacak inanç tavsiyeleriyle doludur ve doğal yaşamdan kopuktur.

Varsayımların tezahür ettiği bu tavsiye genelde küçük ama farkında olan toplulukların büyük ama farkında olmayan toplulukların, bu küçük ama farkında olan toplulukların çıkarları çerçevesinde şekillenir. Azınlık çoğunluk meselesinin sürekli vurgulandığı bu tavsiyeler aynı zamanda inanç silsilesinin bir ürünü olduğundan ve varsayımlarla şekillendiğinden topluluklar içindeki bireyin varlık nedeni sorgulamasını da sekteye uğratmaktadır. Bu da beraberinde bir sürü psikolojisinin oluşmasına neden olmaktadır. Bu da her tavsiyenin sorgulanmadan içselleştirilmesini sağlıyor. Bu sürünün her bireyinin vereceği tavsiye de bu bağlamda şekillenecektir.

Yaşam denen şey o kadar basit ama bir o kadar da gizemlidir ki o anlamak için tavsiyeden çok deneyime ihtiyaç duyarız. Kişinin kendi yaşam serüveninde yaşama dair deneyimlediği her yönelim, aslında evrende bulunan her şeyin bir bütün olduğu (aynı zamanda da teklerden oluştuğu) ve bu bütünün bir parçası olduğu gerçeğiyle yüzleşmesini sağlar.

Evren size tavsiye vermez, size yaşamın tüm güzelliklerini sunar. Onu aramak ve bulmak bireysel olarak yaşamı sorgulamadan geçer. Uyurken veya uyanıkken evrenden gelen hiçbir sesi duyamaz ve algılayamazsınız. Onu sadece görürsünüz. Gördüğünüzü o muhteşem tasarımın ürünü olan beyine aktarırsınız. Ve beyninizde var olan nöronlarınızın farkındaysanız ve her nöronun yüklü olduğu bilginin farkındalığı içindeyseniz.

Gördüğünüzün anlamının ne olduğunu anlarsınız. Aslında bu bağlamda her insanın bana göre (bu bir tavsiye değildir) yapması gereken evrenin tüm bilgisine sahip olan nöronlarımızın ne işe yaradığını öğrenmemizdir. Bunun tek yolu sormaktır. Sorgulamaktır. İşte bu yüzden bireysel gelişimimiz sorgulamanın tezahürü olan cevaplarla mümkündür.

Ana rahmine düştüğümüz andan itibaren tam bir tavsiye bombardımanıyla karşı karşıya kalırız. Ve yaşam serüvenimiz boyunca da devam eder. Aslında size tavsiye edilen, tavsiye edenin deneyiminden başka bir şey değildir. Eğer sürü mantığı içerisinde bir algıyla tavsiyeyi anlamlandırmaya çalışırsanız bunun size katacağı hiçbir değer olamaz. Sadece sürünün bir parçası olarak yaşam devamlılığınız söz konusudur. Ama, tavsiyeyi, neden ve niçin ilişkisi içinde sorgularsanız bu sürünün dışında bir yönelim olduğundan, sizi daha da öteye taşıyacaktır.

“Bir insana bir kitap tavsiye edersiz ve o insan hayatı boyunca çok iyi bir okuyucu olur. Tersi ise tam bir trajedi” H. Ağlamaz.

Çünkü onu çok sevdiniz. Onda kendinizi buldunuz. Bulduğunuz şeyi başkalarıyla paylaşmak istiyorsunuz. Sizin bulduğunuzu düşündüğünüz şeyi başkasının da bulabilmesinin koşulunun en az sizin kadar yaşamı deneyimlemiş ve anlamış olması gerekir. İşte bu noktada, kitap okuduğunuzu belirtmeye dayalı bir tavsiye içinde tam bir fiyasko barındırır. Fakat karşı tarafın da yaşamı ve yaşam nedenini algılamasına yönelik bir tavsiyeyse, bunun karşı tarafa katacağı artı değer inanılmaz ölçülerdedir.

Verirken de alırken de insani olan tavsiye, içinde yaşamı ve yaşama dair her şeyi sorgulayan nitelikler barındıran tavsiyelerdir. Statü endişesi barındıran her tavsiye hem samimiyetten uzak, hem de insani olandan çok uzaktadır.

Yaşam ve yaşama dair her şey, bireysel olarak kendimizi donatmaya ve bilgilendirmeye dayalı bir yönelim gerektirdiği serüvenden başka bir şey değildir.

İnsan beyni sonsuz bir bellekten ibarettir… Onu beşlemekten (donatmaktan) asla geri durmayın… Ona yükleyeceğiniz her bilgi, sahip olduğunuz her nöronunuzun hayat bulmasına neden olacaktır. Bilginiz yoksa 100 milyar nöronunuz sadece vücudunuzun belli noktalarını hareket ettirmeden öteye geçemez… Nöronlarımızda bundan çok daha fazlası vardır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 13 7 4 2 10 25
2 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
3 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
4 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
5 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
6 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 7 3 3 5 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 13 5 3 5 11 18
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 13 5 1 7 1 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 4 4 5 -2 16
11 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 13 2 5 6 -9 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup