Cyprus Today sol
  • 13 Şubat 2018, Salı 9:51
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

Değişmeyen tek şey; “değişim”

Değiş(im), değiştirilenin insana yüklediği algı, biraz hüzün, çokça sevinçtir. Tersi ise de mubahtır, aynı şeydir. Bu yüzden, bunun farkında olan her insanın yönelimidir aslında değişim. Bazen kendimizi değiştirerek, bazen sahip olduğumuz herhangi bir eşyayı, bazen yolumuzu, arabamızı vs… Her değişimin yeni bir serüvenin başlangıcı algısı o kadar güçlüdür ki. Bu süreci yaşamaya karar vermekte erken veya geç kalabiliyoruz.

İster geç olsun ister erken; değişimle ilgili her başlangıcın heyecan ve coşku dolu olduğunu biliyoruz. Bu, tabii biraz da kendi irademizle verdiğimiz kararla alakalıdır. Bireyin iradesi dışındaki değişimlerin içinde ise (benimsenmiş olsa bile) kaos ve mutsuzluk vardır. Bu yüzden her değişim gerek bireysel anlamda gerek toplumsal anlamda benimsenmiş, içselleştirilmiş olması lazım. İnsanoğlunun 14 bin küsur yıllık dünya serüvenine baktığımızda gerek çevresel gerek canlılar açısından muazzam bir değişim görüyoruz. Ve bu değişimin sürekliliğiyle yüzleşiyoruz her seferinde. Bu yüzden evrende değişmeyen tek şey değişimdir. Olumlu veya olumsuz, hiç fark etmez. Ama kaçınılmaz olan tek gerçek şeydir değişim. Bu yüzden her insan değişim algısına kendi edinimleri çerçevesinde müdahale edebilir olmalıdır. Yani insanın kaçınılmaz değişimi karşısındaki edilgenli, hakimiyeti.

Nasıl ki zamana hiçbir şekilde müdahale edip durdurma şansımız yok, değişimde de aynı şeyin geçerli olduğunu görüyoruz. Bu yüzden insan zamanı durdurmaktansa zamanı yönetmeye başladı. Böylelikle zaman yönetimi algısını geliştirdi. Bu noktada en önemli ayrıntı, (ki bir çok insan bunu gözden kaçırıyor) zamanı yönetmeyi ve planlamayı başaran her insan, aslında değişimi de yönetmesi kaçınılmazdır. Yani zamana hükmeden insan, aslında değişime de hükmediyor. Hatta diyebiliriz ki bunlar aslında ayrılmaz ikilidirler de.

Son dönemlerde ülkemizde vuku bulan olaylara baktığımızda, değişimin ne kadar kaçınılmaz bir realite olduğunu ayan beyan görebiliyoruz. Ama nerden başlamak lazım derseniz kesinlikle siyaset ve siyasetçi algısından derim.

Ülkemizdeki siyaset ve siyasetçi algısına baktığımızda, geçmişten gelen geleneği kısmi dahi olsa sürdürmeye devam ediyor. En azından kalan birkaç tane eski politikacının meclisteki olması, kırıntıları dahi olsan inanın yinede yüreğine su serpiyor.

Ülkemizdeki siyasetçi algısı körü körüne bir itaati asla içinde barındırmamıştı. Hatta o kadar ki sövmenin doruğunda bir yaklaşımla politikacı itham edilebiliyordu. Aslında bu bir ülke için modernite açısında inanılmaz bir durumdur.

Hoş, kişiler arasında da bu tip sövmeleri duymanız ve bunun neticesinde gülüşmelere şahit olmanız an meselesi. Bu aslında Kıbrıslının tahammül seviyesin sınırlarının ne kadar dorukta olduğunu göstermektedir. Bu aynı zamanda sosyoloji biliminin de üzerinde durması gereken çok önemli bir argümandır. Çünkü bir başka ülkede bu sövmeler (küfürler) bir cinayet sebebi olabiliyor.

Bu noktada sahip olduğumuz bu hoşgörü zenginliği, aynı zamanda politikacıya veya siyasetçiye bakış açımızı da belirler. O kadar ki sıradan bir insanın bir gösteride veya bir etkinlikte bir bakana veya bir vekile, hem de ulu orta “napan gardaşçığım” dediğini duyabilirsiniz. Ama asla içinde saygısızlık veya samimiyetsizlik yoktur. Bu Kıbrıs kültürünün en önemli zenginliklerinden bir tanesidir.

Yukarda da belirttiğim gibi, değişen kültürel değerler ve demokratik yapının bir yansıması olan bu yeni kültürel algı yeni bir algıyı da beraberinde getirmiştir. Körü körüne inanç ve sorgusuz biat. Özellikle son iki ay içerisinde ülkemizde yaşanan hemen hemen tüm olayların altında bu körü körüne inanç ve sorgusuz sualsiz itaattir. Neticesini hepimiz birlikte yaşadık ve yaşamaya da devam edeceğiz. İdeal olanın yerine ısrarla insani olmayan bayağı şeyler koymaya çalışmanın trajik ironisini yaşıyoruz. Ah Kıbrıslım ah… Bu hoşgörünün karşılığı da bu olsa gerek. İşte bu yüzden şiddetle değişmeye ihtiyacı var bazı kültürel yönelimlerin. Ama sadece değişim yeterli değildir. Aynı zaman değiştirdiğini de yönetmen gerekir. Bunun için ihtiyacın olan tek şey de zamanı ve ilişkilerinin yeniden ve yeniden kontrol altında tutmak ve yönetmektir.

Dünyanın hiçbir yerinde bulamayacağınız zenginlikte bir kültürel alt yapıyı barındırıyor bu küçücük ada. Bunun ne kadar farkındayız. Uygulanan kültürel dezenformasyonlar sayesinde bunun yitirilmesi de kaçınılmazdır. Hâlâ bugün Mezopotamya’dan kalma gelenekleri olan bir ülkeyiz. Kırıntıları dahi olsa binlerce yıldır taşıyoruz nesilden nesile. Tıpkı Mısır’ı, Roma’yı, Bizans’ı, Lüzinyan’ı, Venedik’i, Osmanlı’yı, ve İngiliz’i taşıdığımız gibi.

Kıbrıslılar artık şunu çok iyi bilmelidirler ki, değişim kaçınılmazdır. Bu coğrafyada yaşamanın gereği olan o kozmopolit kültür, yüklenmeye çalışılan, anti demokratik, hukuktan uzak ve korkunun hakim kılınmaya çalışıldığı uygulamalarla tarihin sayfalarına karışmaya mahkumdur.

Kıbrıs’ı kendine vatan bilmiş, demokrasiyi, hukuku, hoşgörüyü, ifade özgürlüğünü kendine ilke yapmış her Kıbrıslının en büyük sorumluluğu tersi olan ve şu sıralar siyasette rastgele yer bulmuş insanların söylemlerine kulak vermeden bu temel prensiplere dört elle sarılması lazım. İşte kendine Kıbrıslıyım diyen herkesin en büyük devrimi de bu olacaktır. Ama hangi ülkeden, hangi dinden olursanız olun.

Unutmayın sahip olduğunuz ülke; dünyanın hemen hemen birçok medeniyetini içine almış ve her zerreciğinde bu izleri taşıyan bir ülkedir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık