Cyprus Today sol
  • 31 Ekim 2017, Salı 10:01
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

Mesleki ‘Değer Algısı’nın anlam yarattığı ‘değer’ ve bu algıya yüklenen!

"En önemli insani çaba, eylemlerimizde ahlaklı olmak için çalışmaktır. İç dengemiz ve hatta varoluşumuz buna bağlıdır. Ancak iyi ahlaklı ve insani eylemler hayata güzellik ve onur verebilir”… Albert Einstein

İnsan ana rahmine düştüğü andan itibaren, daha gözünü dünyaya açmadan bir değer algısına maruz kalır. Ana rahmine düşen cenin mi yoksa değer mi diye de düşünmeden edemezsiniz. Bu rahme düşme anı ile, rahimde olduğu öğrenildiği an arasında ciddi bir merak ve belirsizlik var. Bu merak ve belirsizliği o kadar yoğun yaşar ki insan, adeta dünyanın diğer nimetlerinden soyutlanır. O her şeydir, o varlığınızın anlamıdır, o mutluluğunuzdur, sevincinizdir. Kısaca her şeyinizdir. Bu algının ortaya çıkardığı değerse, değerin ortaya çıkmasına vesile olan insanın her şeyidir, en değerlisidir. İnsan denen varlığın değerle ilk buluşmadır bu anlar. İşte böyle bir değer algısıyla başlar insanın serüveni. Ve bu serüven yaşamının sonuna kadar devam eder. En büyük anlamını da, insani değeri ortaya çıkaran şeyin, değer algısına yüklenen, "insan olabilme ve insan kalabilme" yönelimidir.

Dünyaya adım atan insan artık sahip olduğu değeri üst seviyeler çekecek bir takım kurallar zinciri içinde yoğrulmaya ve yeniden, yeniden değer yüklenmeleriyle, yeniden ve yeniden değerlenir. Bu değerler silsilesi içinde de toplumdaki yerin, aile içindeki statüsünü, arkadaşlarının yanındaki algısını, kendi karşı olan güvenini ve işbirliğini kazanır.

Bu noktada, dikkat edilirse statü kavramı bireyi kapsamıştır artık. Bu kapsamanın ortaya çıkardığı durum (statü) kazandığı değerle eşdeğerdir. Yani değer yoksa statü de yoktur.

Kapitalist algının ortaya çıkardığı değer algısının hakim olduğu günümüz topluluklarında, ticari bir metanın değer algısından pek de farkı olmadığı rahatlıkla görülebilir. Meta dediğimiz ve elle tutulur bir şey olan aslında nesnenin kendisidir. Ve her nesnenin de belirlenen normlar içinde bir değeri vardır. Bu belirlenen normların ne olduğu algısı da yine kapitalist algıyla belirlenmektedir.

Bana göre değer algısının en büyük tezahürü, (özellikle insan açısından) bilgiyle şekillenmesi ve bu bilgiler ışığında adalet ve ahlaki değerlerle yaşamı ve ilişkileri düzenlemektir. Bunun dışındaki her yönelik sahtedir, samimiyetsizdir, eksiktir ve ikiyüzlüdür. Bu tip yaşam şekillenmeli, bu kavramlar ışığında şekillenmişlerse, ya yalana dayalı bir değer edinimi var ya da entelektüel bilgi eksikliği var.

Özellikle toplum olarak bir çok mesleğe yüklemiş olduğumuz değer algıları, o meslek sahiplerinin statüleriyle birlikte, ya toplumlarına, ya zümrelerine ya da sadece kendilerine bir takım faydalar sağlamasına olanak sağlar. Özellikle meslek fetişizminin dorukta olduğu ülkemizi düşünecek olursak toplumsal yarardan çok zümre ve kişisel yararlar ön plandadır. Özellikle bazı meslek gruplarında bulunan kişiler bu yüzden her zaman çok iyi tetikçilik veya yandaş kollamacılığı ya da sadece kişisel çıkar kıvırmaları ve yönelimleri içindedirler.

Doktorlardan öğretim üyelerine, öğretmenden mühendise, ve daha sıralayabileceğim birçok mesleki formasyon sahibi insan bu eğilim içindedirler.

Özellikle vahşi kapitalizmin üçüncü dünya diye nitelendirdiği ve bilmem neremize sokuşturduğu bu uygulamalarını hayata geçirirken her zaman bu tip tetikçileri kullanıyor.

Yani şimdi siz bir doktorun x konuda yayınladığı veya dile getirdiği bir konuyu o doktordan daha iyi mi bileceksiniz. Haşa ne haddinize, bunu bizim gibi ülkelerde hep ayıplarlar, kınarlar ki sorgulanmasın. Ya da üniversitede hocalık yapan profesör bilmen hangi hocanın açıklamasını mı sorgulayacaksınız... Haddinizi bilin.. "hade bakayım ha" bir de en ağırından fırça yersiniz. Fakat sorgulayan kişinin okuyan, araştıran, meseleleri belli bir analitik çizgide değerlendiren biri olabileceği kimsenin aklına gelmez.

İşte bu yüzdendir ki bir çok siyasi yapılanma toplum içinde popülarite edinirken bu formasyonlara sahip insanları kullanır. Tabii bizim ülkemizde iyi de kullanılır. Çünkü bu formasyonlara sahip insanların yaşam kaynağı da maalesef bu siyasi yapı içerisindeki siyasetçilerin kendilerine edindirdiği statüdür. Ve pek tabii bu statüleri edindirme, yakın akrabadan partiliye kadar olan kriterlerle belirlenir. Maalesef bu bir toplumu ötekilemenin dik alasıdır ve en büyük insan ahlaksızlığıdır.

Bu sosyolojik hastalığın en büyük mimarı pek tabii kapitalizm ama, mühendisi ve müteahhidi de entellekyayı reddeden ve sürekli meslek fetişizmini çıkarları için körükleyen işbirlikçi tetikçi ve bu değer algısıyla kıvıran formasyon sahibi eksik insanlardır.

Ülkemizin neresine bakarsanız bakın, hangi disiplini incelerseniz inceleyin bunu görmek için bakarsanız ayan beyan görürsünüz. Hatta sosyal medyaya bakmanız yeterlidir. Özellikle facebook en güzel göstergesidir. Tam bir eksik ego patlaması. (Albert Einstein'a haksızlık etmeyelim. Malum ego ile ilgili çok özel bir formülü var).

Bu tip eğilimler de körüklendiği sürece ne toplum barışını sağlayabilirsiniz ne de tartışma kültürünü geliştirerek hoşgörü ve saygı içinde yaşayan bireyler yetiştirebilirsiniz.

Her insanın bana göre öğrenmesi gereken ilk şey, statüsü, parası, sosyal yaşamı, fizyolojik görünümü, psikolojik durumu ne olursa olsun "Her insanın bir değer olduğu algısıdır". İnsan olmanın da insan kalabilmenin de en temel argümanı budur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 28 16 5 7 15 53
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 28 11 11 6 8 44
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık