Cyprus Today sol
  • 22 Mayıs 2018, Salı 9:28
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

Pablo Neruda; Ağır ölüm şiiri ve ağır ağır ölen Kuzey Kıbrıs

“Benim için kitaplar, kendimi yitirdiğim ve yitirmeyi sürdürdüğüm orman yaşantısının ta kendisiydi. Göz kamaştırıcı güzellikteki çiçeklerdi; simsiyah yüksek dallardı, gizemli sessizliklerdi, göksel seslerdi; ama aynı zamanda dağların, eğreltiotlarının ve yağmurların ötesindeki insanların yaşamıydı.”

Esaretten kurtulmak ve özgür yaşamak kimin çabası olmayabilir ki. İnsanoğlu var olusundan bu güne hiç bu çabasından vazgeçmemiş hatta her geçen gün bu konuda kendini hem bireysel anlamda hem de toplumsal anlamda yetkinleştirmiştir. İlkel komünal topluluklardan sonra ortaya çıkan sermaye birikimini sahiplenme arzusu adına insanoğlu o gün bu gündür sınıfsal bir kavga içindedir. Bu sınıfsal kavganın temelinde de üretmeden sahip olma arzusu bu kavgayı sürekli kılmıştır. Nedir insan denen varlığın gündelik veya yaşamsal ihtiyacı? Pek tabi var olmak, var kalabilmek. Bunun içinde beslenmesi barınması ve kendisini çevreleyen dünya ve çevre ile ilgili farkındalık sahibi olmasıdır. İlkel topluluklarda farkındalık dediğimiz şey o kadar zamanla ilintili bir kavramdı ki, adete en küçük bir şeyin bilgisine varabilmek için ya raslantısal olaylara maruz kalması gerekmekteydi ya da uzun zamana dayalı deneyimler neticesinde bir farkındalık yasaması mümkündü. Şimdi öyle mi? Hayır. Bakın bugünün teknolojisine, bir ay önce aldığınız araba bile, bir ay sonra demode olabiliyor. Yaşamın hangi alanına bakarsanız bakın bu gün her alanda bunu yaşıyoruz. O kadar ki duygularımız ve beklentilerimiz de bundan nasibini alıyor maalesef. Hele de, 1960 ile 1980 arasında doğmuşsanız.

Mesela örnek vermek gerekirse, insan ilişkilerinde farklı cinsler arasındaki ilişki verilebilecek en güzel örnektir. Yani ilişkinin hiçbir aşamasında estetiğe ve erotizme dayalı bir ilişki yok. Sadece porno öncelikli ilişkilerin olduğu ve kullan at anlayışının hakimiyeti vardır. Bunun altında yatan en büyük etkense insanı merkezine alan ve içinde entelekyayı (bilgiyi) barındıran insan temelli bir ilişkinin olmamasıdır. İşte bu yüzden bazı zamanlar yıllar önce yazılmış ve hala güncelliğini koruyan yazarlara ve eserlerine ihtiyaç duyarız. En sıkıştığımız anda bile onlar eserleriyle bize rehberlik edebiliyorlar. İşte onlardan bir tanesi de faşizme karşı her türlü tehlikeyi göze alarak mücadele etmiş, Nazım Hikmet’in de en iyi dostlarından olan Şilili yazar Pablo Neruda’dır. Bir şiiriyle bile onun derinliğinin ve mücadelesinin farkına varabilirsiniz. İşte bu hafta özellikle sizleri Neruda’nun ağır ölüm adlı şiiriyle buluşturmak istedim. Eminim birçok okuyucum ve izleyicim bu şiirin farkındadır. Ama bu gün onun o derin dünyasının kapısını da aralayın. Nasıl olsa artık bilgiye ulaşma yollarımız kısalmıştır. Neruda’nın kapısını aralamak yaşama kapılarınızı açmaktır. En önemlisi kuzey Kıbrıs gerçeğiyle yüzleşmektir. Şimdiden hepinize iyi okumalar ve araştırmalar dilerim.

Ağır Ölüm… (Martha Medeiros)

“Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar.

Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine “i” harflerinin üzerine nokta koymayı yeğleyenler.

Ağır ağır ölür işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler, bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler.”

Ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar, okumayanlar, müzik dinlemeyenler, gönlünde incelik barındırmayanlar.

Ağır ağır ölür özsaygılarını ağır ağır yok edenler, kendilerine yardım edilmesine izin vermeyenler, ne kadar şanssız oldukları ve sürekli yağan yağmur hakkında bütün hayatlarınca yakınanlar, daha bir işe koyulmadan o işten el çekenler, bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar, bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar.

Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden, anımsayalım her zaman: yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir.

Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi muhteşem bir mutluluğun kapısına.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık