Cyprus Today sol
  • 01 Mayıs 2018, Salı 9:36
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

‘Üç Ritim’ sergisi ve ‘Pespaye’nin deşifresi

Üç Ritim sergisi, alanında rüştünü defalarca ispatlamış üç ressamı buluşturan bir organizasyondur. Aynı zamanda kuramsal anlamdaki benzerlikler de bir araya getirmiştir bu üç ressamı. Emin Çizenel, Ümit İnatçı ve İsmet Değirmenci. Ümit İnatçı’nın antropolojik arayışları, Emin Çizenel’in anlatılar ve efsanelerden yola çıkarak oluşturduğu dil ve İsmet Değirmenci’nin kent ve doğayla ilgili arayışları üç ressamı ritmik bir düzlemde bir araya getirmiştir. Bir birinden seçkin eserlerin sergilendiği üç ritim sergisi bu ülkenin sanat serüveninde gerçekleşmiş belki de ilk sergisidir diyebiliriz. Yani bir avangard sergi de diyebiliriz. Bu aynı zamanda bir estet dile de dönüşmüş bir sergidir.

Üç ressamı biraraya getiren ritim olgusunun dışında, aynı zamanda bir arada olmanın amacını da belirlemişler ve bu yüzden eserlerini AKM’de sergilemeye karar vermişler.

Neden AKM?

Dünyanın neresine giderseniz gidin, bu tip merkezler bulundukları ülkelerin aynı zamanda kültür sanat alanındaki yüzleridir. Ve o ülkenin yüksek sanat ve alt sanat kavramlarının da belirleyicileridir. Uzun yıllardan beri siyasi otoritenin ukdesinde bulunan AKM yüksek sanat ve alt sanat kavramlarının bir birinin içine girmiş, adeta sapla samanın bir birine karıştığı bir yer haline gelmiştir. Merkezin bağlı olduğu kurum olan önce Kültür Dairesi sonra Eğitim Bakanlığı bunun en büyük sorumlularıdır.

Özelde Kültür Dairesine bağlı olan AKM kamu memurluğu algısı içerisinde herkese hoş görünme kaygılarıyla idare ediliyor. Hele de ilgili birimin başına getirilin bireylerin (Daire müdürlüğünden merkezdeki memur ve idarecilere kadar) liyakatten yoksun olması, AKM gibi bir yerin mesai saatleri içerisinde idare edilen bir Devlet Dairesine dönüşmesine neden olmuştur. İşte bu yüzden üç ritim sergisinin ressamları bunlara dikkat çekmenin yanında, serginin açık olacağı tarihlerde mesai saatleri dışında izleyicilerin sergiyi izleyebilmeleri için ücret ödeyerek bir personel tahsis etmişlerdir. Fakat serginin üçüncü günü, görevlendirilen sergi görevlisi dışarı atılarak kapılar kilitlenebiliyor. Bu aslında pespayeninde deşifre olduğu bir durumdur. Aynı zamanda da AKM’nin ne kadar yozlaştığının da göstergesidir. Zaten sanatçıların da sergilerini burada sergilemelerinin amacı bu yozlaşmaya dikkat çekmekti. Kendine aydın, sanatçı ve entelektüel diyen herkesin buna en şiddetli tepkiyi koyması ve takibini yapması gerekmektedir. Bu anlamda yeni oluşturulan hükümetin Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit ve Müsteşarı Asım İdris’in bu durumlar karşısında kayıtsız kalmayacaklarını biliyorum.

Öncelikle bir sanat merkezinin bir sanat yönetmeni olması lâzım. Bu sanat yönetmeninin liyakada dayalı bir formasyonu ve vizyonu olması lazım. Bu merkezde yapılacak etkinliklerle ilgili seçiciliği olması lazım. Bir bütçe çerçevesinde orda gerçekleşecek etkinliklerle ilgili bir yıllık çalışma planı olması lazım. Ulusal ve uluslararası düzeyde ilişkiler kurabilecek ve hayata geçirebilecek vizyona sahip olması gerekmemektedir. Buna paralel de en az üç yabancı dili okuyup yazması gerekmektedir. Ayrıca kendi bünyesinde çalışacak insanlar konusunda da seçici olması ve kültürü sanatı yaşamının ilk sırasına koymuş insanlarla çalışması lazım. Bütün bunları yaptıktan sonra da merkezin genel anlamda uluslararası işleyiş çerçevesinde ilke ve prensiplerini belirlemesi lazım. Bütün bunların yapılması, o ülkenin sanatının ve sanatçısının gelişmesini sağlayacaktır. Fakat her şeyden önce şunu kendimize sormamız lazım, biz gerçekten toplum olarak gelişmek istiyor muyuz, istemiyor muyuz?

Mevcut siyasi yapıya bir göz atacak olursak her zaman bununla ilgili iddiaları siyasilerden duymanız mümkün. Hem de inanılmaz iddialarla. Fakat kırkdört yıllık kuzey Kıbrıs serüveninde maalesef bu konuda bütün siyasilerin ne kadar başarısız olduklarını görebilirsiniz. Söylemden öteye geçmeyen bütün iddialar artık olağan hale gelmiştir. Yani bunun da bir siyasi kültür, bir siyasi yönelim oluşturduğunu rahatlıkla görebiliriz.

Bir şeyi çok iyi biliyorum, dünyanın en büyük organizasyonunu da yapsanız bilin ki yönelim asla değişmeyecektir. Ülkenizin en seçkin sanatçıları bir tarafa, Loure müzesin de sergilenen eserleri de getirseniz yönelim Üç Ritim sergisinde sergilenen tavırlardan farklı bir tavır olmayacaktır.

Birşeylerin değişmesi için pespayenin daha başka nasıl deşifre olması gerekir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek