Cyprus Today sol
  • 09 Mayıs 2018, Çarşamba 9:47
Hüseyin VedatAĞLAMAZ

Hüseyin Vedat AĞLAMAZ

“Var” olmak ya da olmamak ve aidiyet

Her ne kadar var olmakla aidiyet, kısmi anlamda benzeşseler de içlerinde ciddi farklılıklar barındırırlar. Kişi öncelikle kendiyle var olurken, bunu kalıcılaştırmak için de bir toplumsal varoluşa ihtiyaç duyar. Her ne kadar bazı insanlar kendi başlarına var olsalar da, büyük çoğunluğun toplumsal varoluşla varlığını sağlamlaştırdığını görüyoruz. Tabi bu noktada toplu olma veya toplu kalma eğilimlerinin de ne kadar doğru olduğu da ayrı bir tartışma konusu.

İster kişisel ister toplumsal varoluş eğilimleri sergileyelim, herzaman ihtiyaç duyacağımız yegane şey farkında olmaktır. Bir diğer değişle var olmanın gerekliliğinin bilgisine sahip olmak. Aslında farkında olmamız gereken şey bilgidir. Bilgi öncelikli var olma eğilimi olmayan her birey, varken yok oluşunun farkında olamayan kişidir de aynı zamanda. Bu gün Kuzey Kıbrıs’ta var olma eğilimlerini incelersek karşımıza işte bu tablo çıkar. O kadar ki, hem toplumsal olarak farkındalıksız bir var olma eğilimi, hem de özel olma, biricik olma eğilimleri. Bu ülke bireylerinin hemen hemen büyük çoğunluğunun yaşamış olduğu en büyük handikaptır.

Sosyal anlamda var olma mı? Yoksa fiziksel anlamda mı var olma? Soruları sormamız gerek en önemli sorular. Fakat sormanın da temel argümanı bilgi.

Sosyal anlamda var olmadan önce hayatta kalmanın en temel unsuru olan fiziksel ihtiyaçlarımızı karşılayarak var en büyük önceliğimiz. Bu yüzden ana rahmine düştüğümüz andan itibaren, yaşamımızın sona erdiği son ana kadar çeşitli şekillerde fiziksel varlığımızı sürdürmek insanoğlunun en temel hedefi. Bu yüzden sürekli olarak bu serüven sırasında, ister gelişme döneminde olsun ister gelişimin tamamlandığı dönem olsun sürekli olarak gıda ve içecek anlamında sürekli besleniyoruz. Ve bu ihtiyaç dediğim gibi yaşam serüvenimiz boyunca da devam eder.

Sosyal var oluşumuz ise biraz daha karmaşık ve içinde de çabayı gerektiren bir serüvendir. Ve bu serüven fiziksel varoluşumuza da anlam katan bir serüvendir. Sosyal derken ne anlıyoruz? Bizi sosyal bir birey yapacak olan unsurlar nelerdir? Sosyal bir birey olma yolunda katetmek gerek mesafe ne kadardır? Sordukça sosyalleşmeye yaklaşma olasılığımız da artmaktadır. O zaman iş en temel prensipten başlayarak yaşamı sorgulamamız ve varlığımızın nedenlerini araştırmamız lazım. Bütün bu sorulara bulacağımız cevaplar bizim sosyal yaşam serüvenindeki mutluluklarımızı ve mutsuzluklarımız da belirleyecektir. Ne kadar çok soru o kadar çok mutluluk. Ne kadar az soru o kadar az mutluluk. İşte bu yüzden ünlü filozof Soktrates “sorgulanmayan hayat yaşamaya değer değildir” demiştir.

Sormak, sormak, sormak ve yine sormak… Bilgiye ulaşmanın en temel argümanı. Fiziksel olsun sosyal var oluş olsun hepsinin temelinde muhteşem bir bilgi dağarcığı olması gerekmektedir. Yaşınız kaç olursa olsun bilgi her yaşatan her kesin ulaşabileceğin boyutlara gelmiştir. Sadece yapmanız gereken buna ne kadar ihtiyaç duyduğunuzu belirlemek ve yaşamınızı bunun üzerine inşa etmektir. Bili önceliği olmayan hiçbir şeyin zerre kadar anlamı yoktur. Bu sade hayal kırıklığına dayanan geçici tatminlerle alakalıdır ve her seferinde de bu duyguyu iliklerinize kadar da yaşarsınız. Hade herkesi kandırmayı başardınız. Kendinizi nasıl kandıracaksınız.

İşte bu yüzden bili öncelikli yaşamın gerekliliği çok önemlidir. Ve var olmanın da temel argümanı budur.

Ve özet olarak söylemem gerekirse, bilgi öncelikli yaşamınızda her şeyden önce edineceğiniz en önemli meziyet neyi ne kadar bildiğiniz değil neyi bilmediğinizdir. İşte bu sizi her türden toplu baskıdan kurtarıp fiziksel ve sosyal anlamda özgün bir varoluşa götürecektir. Bu da herşeyden önce kendinizin kendinize olan aidiyetinizi yaşamanızı sağlayacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek