HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
İhsan Erol ÖZÇİL

İhsan Erol ÖZÇİL

14.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hayatımızdaki kahvenin yeri

Günlük hayatımızda kahvenin çok önemli yeri vardır. Türk kahvesinin kendine özgü bir sözlüğü, deyimleri, nükteleri ve yine kendine özgü geleneği vardır. Bugün dünyanın her türlü kahvesini tanıyan, pişiren, içen Türkler her şeye rağmen Türk kahvesinden vazgeçmemişlerdir. Kahve tiryakisi, belli zamanlarda kahve içmeden duramayanlar için söylenen kelimedir.

Eskiden büyük evlerde, sarı pirinç mangallarda pişen kahve, ev halkının toplanıp sohbet ettiği odaya kahve ocağı denilirdi. Türk kahvesinin çeşitleri vardır; bunlar sade, “acı kahve” diğer bir deyimle şekersiz kahve, orta şekerli kahveye de “adeta” denilirdi. Şekerli kahve genellikle tiryakilerin hoşlanmadığı damak tadıdır. İyi kahve içicileri en iyi kahvenin mangalda, küllü çubuk ateşiyle ağır ağır piştiğinde beğenirler. Altı kalın dışı sarı pirinç veya bakır, içi ise gümüş kaplama cezve olanı makbuldür.

Soğuk suya salınan kahve sadece birkaç kez karıştırılarak ateşe konur, köpüklenince ateşten alınan cezvenin ilk köpüğü fincana konur ve yeniden ateşe konulur, kısa bir süre sonra kalanı da fincana boşaltılır. Kahvenin içildiği zamanlara göre aldığı adlar vardır. Sabah kahvesi, kuşluk, yorgunluk kahvesi isimleri altındadır. Türk geleneğinde kız istemelerde bir fincan kahve istemenin şiirsel bir söylemi vardır. Ülkemizde azda olsa hâlâ sıcak kumda kahve pişirme yapılıyor. Lefkoşa’da eskiden çokça kahve ocakları vardı, bunların hepsinde kumda kahve pişirirlerdi.

Ne yazık ki onlarında sayıları gitgide azalıyor. Değişen ve gelişen cihazlar Türk kahvesini insan eli değmeden birkaç dakikada arzu ettiğiniz tatta pişiriyor. Günümüze gelince kahve artık bir kültür öğesi ve çeşitli tatlarda dünyanın değişik yerlerinden gelenler, kendisine has pişirme ve sunum şekilleri, insanların buluşma noktaları oluyor. Geleneklerimizde nazik bir davet biçimi “hiç değilse bir acı kahvemizi içmek için buyurun” diye yapılır, en fazla kullandığımız bir atasözü olarak da “bir fincan (acı) kahvenin kırk yıl hatırı (hakkı) vardır” deriz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.