Vakıflar Sağ
Akacan Holding
İhsan Erol ÖZÇİL

İhsan Erol ÖZÇİL

21.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kış mevsiminin vazgeçilmez lezzeti “kestane”

Soğuk kış günlerinde yemesine doyamadığımız sıcacık kestane Anadolu’dan dünyaya yayılmış, M.Ö 5.yüzyılda bizim topraklarımızdan önce Yunanistan’a taşınmış. İsa’nın doğduğu yıla gelindiğinde artık İtalya, İspanya ve Fransa da yetiştirilmekteymiş.

Romalılar kestaneyi yaymada büyük çaba göstermişler. Portekiz, Kuzey Afrika ve Cermen toraklarında işgal ettikleri bölgelere de götürmüşler.

Kestane ağacının pişirdikten sonra yenebilen ve genel olarak kestane olarak adlandırılan meyvesi, dikenli dış kabuk, genellikle bir iç zarla birbirinden ayrılan üç kestane içerir.

Kestaneler sade ya da kestane şekeri üretilmesinde kullanılan bütün meyvelerdir. Kestanelerin enerji oranı yüksektir. Potasyum, C ve B vitaminleri açısından zengindir.

Satın alınırken sert ve parlak kahverengi olmalarına dikkat edilir. Kestane kebap olarak yenildiği gibi, mutfakta, birçok kış yemeği yanında, özellikle de kümes ve av hayvanları yanında, harç içinde veya garnitür olarak kullanılır.

Pastanecilik ve şekerlemecilikte önemli rol oynar. Kestane kreması bazen kestane şekeriyle tamamlanan tatlılar, dondurma hazırlanmasında kullanılır.

Hamur işleri ve tatlıların özellikle krep, rulo pastayla çok güzel bir uyum sağlar. Kestane şekeri, tatlı olarak yenen ya da pastanecilikte kullanılan şekerli kestane şekerlemesidir.

Kabukları ayıklanan, yıkanan, pişirilen ve zarı soyulan kestaneler, vanilyalı şuruba atılır.48 saat süreyle, değişik yoğunluklarda ve artan sıcaklıklardaki şekerli şerbetlerle ıslatılır.

Son olara soğutulur, parlak bir görünüm kazanmasını sağlayacak bir şeker tabakasıyla kaplanır. İri meyve veren kestaneleriyle ünlü Bursa, kestane şekerlemeleriyle de ünlüdür.

Kestaneyi kebap yapmak, özelliklerini en iyi ortaya çıkaran yöntemdir. Çünkü bu şekilde kestanenin hafif tatlımsı lezzeti ve mis gibi aromaları içinde kalıyor.

Kestaneleri kebap yaptıktan sonra iş hemen bitmiyor. Önce kavrulmuş dış kabuklarından ve hemen altındaki derimsi ikinci kabuğundan arındırmak gerekiyor.

Kestanenin içerdiği nişasta miktarı, patatesinkinin iki katı fazladır. Bu özelliği nedeniyle eskiden Avrupa’nın yoksul toplumları kestaneyi öğütüp tahıl unun yerine kullanıyorlardı.

Bugün bile İtalya’da “necci” adı verilen, kestane unundan yoğrulup sıcak taşlar üzerinde pişirilen bir tür pide yapılıyor. Ayrıca meyvesinin yanında, kerestesi, yaprakları, çiçekleri de son derece önemli kestanenin.

İçerdiği zengin tanen sayesinde, kerestesini böceklere karşı ilaçlamak gerekmiyor, dökülen yaprakları ise bitkilere yararlı.

Arılar da çiçeklerinden diğer bal çeşitlerine ilave çok şifalı kestane balını yapıyorlar. Caddede yürürken kestaneci arabalarında kızartılmış kestanelerin kokusu sizi bir an içinde olsa alıp başka duygulara götürür. Aldığınız sıcak kestaneyi yürürken yemenin keyfine doyum olmaz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.