HUNKAR SAG GIYDIRME
İhsan Erol ÖZÇİL

İhsan Erol ÖZÇİL

17.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Mucizevi meyve nar

Adını kırmızı renginden alan, tadıyla, görünüşüyle bütün meyvelerden farklı bir meyvedir. Mitolojik öykülere konu olan nar, Akdeniz bölgesinden Japonya’ya kadar yabani olarak yetişen canlı kırmızı çiçekli, dört köşe dallı, hafifçe dikenli bir ağaçtır.

Doğal olarak yayıldığı alana bakınca bu bitkinin ve meyvesinin neden eski çağlardan beri tanınıp bilindiği anlaşılır. Uygarlıkların bir yerde Akdeniz çevresinde doğal olarak yetişen bu bitki, başlangıçta Mezopotamya Uygarlıkları tarafından tanınmaları nedeniyle ilk yazılı belgelerden itibaren sözü edilen bir bitkidir. Yazının ilk ortaya çıktığı M.Ö. 3200 yılından sonraki birçok belgede adı geçen nar, bu haliyle çok eskiden beri insanoğlunun tanıdığı bir bitki olmalıdır.

Sümer dilinde Nuurma, Akkadça da Nuramtu olarak adlandırılan nar, Hititlilerin kaynaklarında da tahıla dayalı gıdalar arasında önemli bir yer tutar ve 180 çeşidi olan ekmeğin bir çeşidi de narlı ekmektir. Günümüzden 5000 yıl öncesinden itibaren yazılı belgelerde adı geçen nar, Mezopotamya’da Anadolu ve Yunan, Roma mutfak kültürlerinde hep bir garnitür olarak görülür ve özellikle etli üzerine serpiştirilirdi. Bir yandan da bu tekil olandan çoğalma niteliği nedeniyle bereketle de ilişkilendirilmiştir. Anadolu tanrıçalarından Kubaba, Yunan tanrıçalarından Hera ve Afrodit’in sembolü nardı ve bu tanrıçalar saçlarında nar dallarından yapılmış bir taç takalardı, Roma’da da gelinler başlarını nar dallarıyla süslerlerdi.

Narın Avrupa’ya girişi, Doğu Akdeniz’den Araplar aracılığıyla İspanya’ya getirilişi, oradan da diğer Avrupa ülkelerine götürülüşü sonucu Granada kentinden aldığı isim bütün Avrupa dillerinde ufak tefek değişiklerle nar ağacının adı olmuştur. Kimyacılar, biyologlar ve tıp doktorlarının yaptıkları araştırmalar sonucu antioksidanların içinde en fazla bulunduğu madde nar suyuymuş, nar suyundaki antioksidan miktarı, kırmızı şarap, yeşil çay ve portakal suyuna göre üç kat daha fazlaymış. Bunun yanında narda C vitamini, demir ve potasyum bulunduğu bilinmektedir. Şifalı bitkiler literatüründe de yer alan narın sadece meyvesi değil, çiçeği, çekirdekleri, suyu ve kabukları da çeşitli karışımlar halinde tıbbi olarak kullanılır.

Narın vücudu ve kalbi kuvvetlendirici yararları da bulunmaktadır. Nar, tatlılarımızın özellikle aşurenin süsüdür. Yeni yıla yaklaştığımız bu aylarda evlerimizde hazırlanan golifanın ise vazgeçilmezidir. Nar pekmezini, nar ekşisini denediniz mi? Narın suyunun sıkılmasıyla pekmez kıvamına gelinceye kadar 2-3 saat kaynatılmasıyla elde edilen nar pekmezi yemek ile salatalarda kullanılır ve çok lezzet verir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.