HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
İhsan Erol ÖZÇİL

İhsan Erol ÖZÇİL

24.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Siyah İnci “havyar”

Bir inci gibi değerli olan tek yiyecek ve inci benzetmesinin bir başka hoşluğu, bir kutu havyarı açtığınızda, Tahiti’nin o ünlü parlak, canlı, küçücük siyah incilerinin binlercesini görüyorsunuz adeta.

Günümüzde havyarsız bir lüks menü, düşünmek zor. Havyarın romantik sofralarda da ayrı bir yeri var. Çünkü hem sunumu zarif bir yiyecek, hem de afrodizyak özellikte.

Havyar içerisinde bol miktarda protein barındırmasından dolayı besleyici özelliğe sahiptir. Vitaminler ve mineraller bakımından oldukça zengin olan havyar, bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından çok önemlidir.

Siyah havyar, Hazar Denizi’nde yaşayan ve kimileri yüz yaşına kadar gelen üç farklı çeşitteki Mersin balığından elde ediliyor.

Yumurtlama mevsimlerinde yakalanan dişi Mersin balıklarının karınları sezaryenle yarılıyor, yumurtaları zedelenmeden alınıyor ve balıklar üç yıl sonraki yumurtlama dönemlerinde yeniden yakalanmak üzere denize bırakılıyor.

Denize kıyısı olan İran ve Azerbaycan, dünyanın havyar cennetleri ve buralarda havyar hafifçe tuzlanıyor, bazı hallerde pastörize ediliyor.

Pastörize havyarın daha farklı bir dokusu vardır. Yani pastörize havyarın yapısı normal havyara göre bozulmaya daha az yatkındır ve açılmadan önce soğutma işlemine ihtiyacı olamayabilir.

Bir de preslenmiş havyar vardır. Preslenmiş havyar hasarlı ya da kırılmış yumurtalardan oluşmaktadır ve birkaç farklı balık yumurtalarından oluşmaktadır.

Bu havyar üretim şeklinde, havyar özel bir usul ile işlenmekte, tuzlanmakta ve preslenmektedir ve böylece tüm dünyaya ihraç edilmektedir.

Havyarın, tüketilene kadar buzlukta saklanması en doğrusudur. Bu üç çeşit Mersin balığının en görkemlisidir. Nesli tükenmekte olan bir Beluga yüz yıl yaşayabiliyor ve dört metrelik bir boya ve bir tonluk ağırlığa ulaşabiliyor.

Beluga’nın çok zor bulunur olması, onu en pahalı havyar kılıyor. Bu havyar, koyu gri rengi ve son derece ince zarıyla zarif, damakta dağılıveren bir havyar ve lezzeti ise tereyağımsı gibidir.

Beluga ve küçük Mersin balığından elde edilen koyu renkli Sevruga’dan başka bir de Osetra var. Boyu iki metreyi bulan bu dev balığın havyarı da çok kaliteli, diğerlerinden farklı olarak fındıksı bir lezzeti var.

Havyarlı çeşitlemeler sonsuz, soğuk tüketilir ve yanında ekşi krema ya da hafif tereyağlı ızgara ekmekler, maydanoz, kuru soğan, haşlanmış yumurta beyazı, kappari turşusu sunulur.

Dünyanın en üst düzey gastronomik ürünlerinden biri olan havyar gastronomi başkenti sayılan Paris ile bundan yüzyıl önce tanışmış.

Meşhur Petrossian havyarına adını veren Rus Melkom 1920’lerde Paris’e gittiklerinde anavatanlarında çok popüler olan havyarın bulunmadığını görünce çok şaşırmışlar, ardından da 1925 yılında Grand Palais’de yapılan sergide havyar tadımı yaptırmışlar.

Siz de havyarla kendinize özgü denemeler yapabilirsiniz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.