Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

15.07.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

15 Temmuz'lar olmasın

15 Temmuz 1974 ve 15 Temmuz 2016...

İki tarih de, Kıbrıslı Türkler ve Türkiye için çok önemli...

Her iki tarih, demokrasiye saldırıların olduğu ve masum insanların öldüğü eylemlerin yapıldığı günleri yansıtıyor.

15 Temmuz 1974, Kıbrıs'ı kana bulayan eli kanlı EOKA B teröristlerinin, Faşist Yunan Cuntası ile birlikte Kıbrıs Cumhuriyeti'ni yıkmak için saldırdıkları tarihtir...

15 Temmuz 1974'te Kıbrıs'ta gerçekleştirilen darbe, bugünkü Kıbrıs çıkmazının en başta gelen sebebidir...

15 Temmuz 2016 ise Türkiye'de, FETÖ'cü teröristlerin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yıkmak amacıyla darbe girişimi gerçekleştirdikleri gündür...

Ve her ikisinden de dersler çıkarılmalıdır.

Demokrasiler, halka rağmen, insanlığa rağmen silah yoluyla yıkılamaz; yıkılmamalıdır.

15 Temmuz 1974 tarihli Yunan Cuntası destekli EOKA B darbesini de; 15 Temmuz 2016 FETÖ darbe girişimini de şiddetle kınıyoruz.

Bir daha 15 Temmuzlar olmasın...

-*-*-

15 Temmuz 1974'e gelinceye kadar, Kıbrıs Türk toplumu çok acılar çekti...

Ama direndi. Yenilmedi.

Yıkılmadı.

Çok zor günler, efsane direnişlerle savruldu, savıldı!

20 Temmuz 1974 tarihinde, bu acıların dinmesini sağlayan kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri sahnedeydi...

O kahramanların evlatları ve torunları; bu kez 15 Temmuz 2016 akşamı Türkiye'de sokaklardaydı...

Kimi önüne yattığı tank tarafından ezildi, kimi direnirken vuruldu.

Ama halk, liderleri ve cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan'ın telefon bağlantıları ile televizyonlardan yaptığı çağrıları dinledi; tarih yazdı ve dün Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay'ın düzenlediği basın toplantısında dile getirdiği gibi, Türkiye'yi kanlı bir kaosa sürüklenmekten kurtardı.

Türkiye'de 15 Temmuz'da darbecilere direnenlerden 249 kişi şehit oldu, 2 bin 196 kişi de yaralandı.

Şehitlerimizi saygıyla selamlıyoruz; gazilerimize uzun ömür ve sağlık dileklerimizi iletiyoruz.

-*-*-

Bir ülkenin iç huzuru çok önemlidir.

Kimler ülkelerin iç huzurunu bozmak ister?

"O huzuru çekemeyenler"...

Türkiye'nin ve KKTC'nin de şu anda iç huzura çok ihtiyacı vardır.

Türkiye, Dünya'nın en büyük ekonomilerinden birine sahiptir...

Stratejik önemi, İslam ülkeleri içerisindeki ağırlığı, genç ve dinamik nüfusu, doğal kaynaklarının zenginliği, turizmdeki kalitesi ve değeri ile birçok "dış gücün", "çekememezlik" merkezindedir...

Haliyle, Türkiye'ye doğrudan bir zarar veremeyecekleri için; şu ya da bu şekilde, bazı grupları etki altına alıp, içten zarar verme yoluna girebilirler. Girmektedirler. Girmişlerdirler...

Büyükelçi Kanbay, dünkü basın toplantısında, Orta Doğu'da birçok kabilenin veya toplumun, 200 yıldan beri, Batılı güçlerin çıkarlarına hizmet ettiğinden söz etti.

Türkiye ve KKTC'de, iç huzuru bozacak; dıştan gelebilecek tehlikelere kolaylık sağlayacak her türlü hareket ve her türlü örgütlenmeden kaçınılmalıdır.

-*-*-

Türkiye ve KKTC'nin şu anda ihtiyacı olan, ülkeye sahip çıkıp, daha çok üretmek, daha çok satmak, daha çok turist ağırlamak, daha iyi eğitim vermek, daha iyi sağlık hizmeti sunabilmektir.

Bunun için, demokrasiye sahip çıkılmalı, halkın seçtiği hükümetlere destek verilmeli; hataları görüldüğü zaman da aynı demokrasinin var olan kuralları ve yöntemleri çerçevesinde eleştirmeli, gerekirse seçime zorlamalıdır.

Demokrasi dışı yöntemlere başvurmak, halkı ezmek, halkın iradesine saygı göstermemektir.

15 Temmuz 2016 akşamı, buna yeltenenlerin şu andaki durumları ortadadır.

Ders çıkarılmalıdır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.