HUNKAR SAG GIYDIRME
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

26.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

2016 bitmeden, çözüm halen mümkündür

Kıbrıs sorunuyla ilgili hareketli günler yaşanıyor.

Bir sonuca varılamayan Mont Pelerin zirvelerinin ardından yeni bir yol haritası belirlenmesi bekleniyor.

Hem Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı hem de Rum Lider Nikos Anastasiadis, müzakerelere devam etme kararlılıklarını ortaya koydular.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dün KKTC’ye geldi.

BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide  pazar, İngiltere Dışişleri Bakanı Johnson ise Çarşamba günü Kıbrıs’a geliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir diplomatın ise aralık ayının ilk haftası adaya geleceği açıklandı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Fransa’nın AB Bakanı Harlem Desir ve Almanya’nın Güney Lefkoşa’daki Büyükelçisi Nikolai Von Schoepff açıklama yaparak, müzakerelere destek verdi ve çözüm sürecinin devamından yana olduklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, geçen çarşamba günü ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile telefonda görüşmüştü, dün de AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Mogherini ile telefon görüşmesi yaptı.
   Görüldüğü gibi liderlerin kararlılığı yanında, dünyanın da ilgisi Kıbrıs’ın üzerinde…

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun dünkü görüşmesinin de oldukça yararlı geçtiği bildirildi.

Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Akıncı ile ikili görüşme yapmasının ardından, Başbakan Hüseyin Özgürgün, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile daha sonra da ana muhalefet CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman ve TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit’in katılımıyla yapılan görüşmeler gerçekleştirdi.

Çavuşoğlu, çözüm sürecine Türkiye’nin desteğinin sürdüğünü vurguladı.

Güven artırıcı tedbirler konularına her zaman destek verdiklerini belirten Çavuşoğlu, hedeflerinin 11 Şubat 2014 Ortak Çerçeve Belgesi’nin hedefleri doğrultusunda 2016 içinde müzakerelerin sonuç vermesi, kalıcı bir çözüm için adım atılması ve bir an önce bunun için 5’li konferans dâhil gerekli somut yol haritası belirlenmesi olduğunu kaydetti.
   Bunları duymak bizleri mutlu ediyor.

Mont Pelerin zirvelerinin ardından Türkiye’nin sürece destek verdiğini ve çözüm için kararlı olduğunu duymak vatandaşlarımızı umutlandırıyor.

Cumhurbaşkanı Akıncı da müzakereleri, 11 Şubat 2014’te yapılan ortak açıklama çerçevesinde yürüttüklerini yineledi.

Ortak açıklamada, “Tüm konuların birbiriyle bağlantılı, birbiri ile ilişkili ve dönüşümlü” konuşulacağının yer aldığına dikkat çeken Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının, herhangi bir başlık için, “sadece bunu tamamlayalım da sıra sonra diğerlerine gelir” şeklinde bir yaklaşım sergilemediğini vurguladı.

Rum tarafının ise Mont Pelerin’de toprak başlığını haritalarıyla bitirmek istediğini belirten Akıncı, “Mont

Pelerin’de tıkanmayı yaratan Rum tarafının, ‘toprak başlığını haritasıyla, her şeyiyle beraber bitirelim, Rum tarafı olarak alacağımızı alalım, Kıbrıslı Türklerin çok önemsediği siyasi eşitlikle ilgili bazı temel önemli unsurları, dönüşümlü başkanlık ya da yönetimde kararlara etkin katılım gibi hususları varsın bekletelim’ anlayışı oldu” dedi. Tabii ki Türk tarafı bu yaklaşımı kabul etmedi.

Bu konuda Cumhurbaşkanı Akıncı’yı haklı buluyoruz.

Cumhurbaşkanının böyle bir anlayışı kabul etmesi mümkün değildi, nitekim kabul da etmedi.

Bize göre de 2016 çözüm hedefine, 11 Şubat 2014 anlaşmasına bağlı kalındığı takdirde erişilebilecek.

Kısaca “Ortak açıklama” dediğimiz 11 Şubat 2014 Ortak Çerçeve Belgesi’ne uygun davranan ve bundan şaşmayan Cumhurbaşkanı Akıncı ile ekibi takdir edilecekken, bazı çevreler tarafından suçlanan taraf olmuştur.

Akıncı, ortak açıklamaya aykırı davranmamış, masadan kaçamamış, suçlama oyunu da yapmamıştır.

Ortak açıklamaya uymayan taraf Rum Lider Anastasiadis olmuştur ve tıkanmanın sebebi de odur.

Olayları doğru tahlil etmek gerekmektedir, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya ve ekibine haksız eleştiriler yapılmaktadır.

Cumhurbaşkanı Akıncı, yalnızca doğru zeminde Kıbrıs Türk halkının haklarını talep etmiştir, bunu yapmak suç mudur?

Ancak artık geçmişe bir sünger çekmek gerekir, olan olmuş, geride kalmıştır.

Artık Akıncı’yı da Anastasiadis’i de suçlama zamanı değildir, yeni bir sayfa açalım, liderleri destekleyelim.

Kıbrıs’ta 2016 bitmeden bir çözüme varmak halen mümkündür, tüm enerjimiz bunun için olmalıdır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.