Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

08.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

AKEL ve DİSİ dünkü işbirliğini keşke 2004’te de yapabilseydi

Güney Kıbrıs’ta dün redçi cephenin tüm baskısına, tüm şiddetine ve tüm kışkırtıcı tavrına rağmen kendinden emin bir şekilde birlikte hareket etmeyi başaran AKEL ve DİSİ, aynı tavrı 2004’te sergilemeyi başarabilseydi, bugün Kıbrıs’ta çözümü ya da müzakereleri konuşur olmayacaktık...

DİSİ ve AKEL, dün ortaya koydukları direnci, 2004 Annan Planı Referandumu’nda da birlikte ortaya koyabilseydi, şu anda Kıbrıs sorunu diye bir sorun yoktu...

Evet, dün Güney’de muhafazakarların ya da bir başka deyişle, merkez sağın en büyük partisi Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) ile Komünist Parti AKEL, belki de tarihte ilk defa, böylesine kritik bir durumda işbirliği yapmayı başardı.

Faşist ELAM’ın bir şekilde yaşama geçirmek istediği “1950 ENOSİS Plebisiti’nin okullarda kutlanması” yasasını en azından “denetim” altında tutmayı sağlayacak dünkü yasayı kabul eden AKEL ve DİSİ, aralarında ELAM’ın da bulunduğu redçi cephenin, yani çözüm karşıtı partilerin ciddi saldırısına uğradı...

Güney Kıbrıs’ta 2004 yılındaki referanduma da milliyetçi baskılara rağmen “evet” demeyi başaran DİSİ, dünkü kararın merkezindeki partiydi...

DİSİ’nin ezeli rakibi AKEL de “çözüm ve barış”adına DİSİ’ye destek verince, rahat bir şekilde yasayı geçirmeyi başardılar.

İki partinin toplam oy oranları yüzde 60 civarındadır...

İki partinin destekledikleri futbol takımları bile birbirinin ezeli düşmanıdır... DİSİ, Apoel’in; AKEL ise Omonia’nın destekçisidir...

Herkes çok iyi bilmektedir ki, dün Rum Temcililer Meclisi’nde bu iki partinin sergilediği birliktelik, olası bir referandumda da sergilenirse, Güney’den minimum yüzde 55 evet sonucu çıkabilir...

Sağduyu sahibi bütün Kıbrıslıları, çözüm amaçlı müzakerelere destek vermeye davet ediyoruz.

Bu şans, bu fırsat kaçırılmamalı...

2004’te kaçırılan fırsat, yukarıda da belirttiğimiz gibi kaçırılmamış olsaydı, şu anda bütün bunları konuşuyor olmayacaktık.

Gerginlikten lütfen uzak duralım.

Çözüm, Kıbrıs’ın her iki tarafı için de, anavatanlar için de çok faydalı olacaktır...

DİSİ ve AKEL, Kıbrıslı Türklerin tepkisinin hassasiyetini anlamıştır... Umarız, öteki partiler de hassasiyetimizi anlar, sıfır gerginlikle müzakere süreci tamamlanır.

Elbette her iki tarafın kabul edemeyebileceği sonuçlar da olacaktır.

Ancak bilinmelidir ki, iki bölgeli, iki toplumlu ve iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı federal Kıbrıs, çocuklarımızın, geleceğimizin daha aydınlık olması anlamına gelmektedir.

Güneyde dün Temsilciler Meclisi’ndeki DİSİ – AKEL işbirliği ve alınan karar, aşırı milliyetçi Rum halkı içinde olduğu kadar, tüm Kıbrıs Adası genelinde bir devrim niteliğindedir...

Bu gibi hassas bir konuda, çok zor alınan bir karardır...

“Hainler” şeklinde yıllardır süregelen suçlamaların en şiddetli noktasında DİSİ ve AKEL’in sergilediği tutumu selamlıyoruz.

Gerginliğe hiç gerek yoktur.

Bu ülke, Sayın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın çeşitli defalar dile getirdiği gibi, ikiye bölünemeyecek kadar küçük ama iki halka fazlasıyla yetecek kadar büyüktür...

DİSİ ve AKEL’in birlikteliği ile dün alınmış olan karar, Kıbrıs Türk tarafını tatmin etmelidir...

Gelecek çözümdedir.

Çözüm, Kıbrıslıların tümünün, Anavatan Türkiye ve Yunanistan’ın, tüm bölgenin çıkarınadır...

Bir kez daha tüm kesimleri sağduyulu olmaya, iki lidere destek vermeye ve en kısa sürede referanduma hazır duruma gelmeye davet ediyoruz...

Tekrar ediyoruz; gerginliğe hiç gerek yoktur.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.