Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

19.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Akıncı çözüm istiyor, bundan kimsenin şüphesi olmasın

Rum Temsilciler Meclisi’nde alınan “1950 ENOSİS Referandumu’nu okullarda anma ve okutma kararı” sonrası Kuzey Kıbrıs’ta tüm kesimler Rum meclisini ve oylamada çekimser oy kullanan DİSİ’yi suçlamıştı.

Hatta istese bu oyuna son verecek olan Rum Lider Nikos Anastasiadis’in önce olup biteni izlemesi ardından da kışkırtıcı demeçler vermesi eleştirilmişti.

Anastasiadis’in bu yanlışlığı düzeltmek yerine “Tarihi mi değiştireyim?” diye dalga geçercesine konuşması, Kıbrıs Türk halkını “Azınlık” diye tanımlaması, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı itibarsızlaştırma amaçlı ifadeleri, müzakerelerde kapıyı çarpıp çıkması hep olumsuz, hep süreci dinamitleyen tavırlardı.

Rum lider, zaman zaman “ENOSİS kararının yanlış bir adım olduğunu” söylese de akabinde kışkırtıcı ifadeler kullandı.

Anastasiadis, resmen müzakerelerin durmasını, ikinci kez seçilebilmek için seçim propagandasının başlamasını istedi.

Sürecin başından beri çözümü daha çok isteyen, daha çok olumlu adımlar atan, daha fazla açılımlar ortaya koyan Cumhurbaşkanı Akıncı olmasına rağmen, son dönemdeki gelişmeler nedeniyle bazı Kıbrıslı Türkler tarafından da suçlanmıştır.

Akıncı’yı suçlamak büyük bir haksızlıktır.

Cumhurbaşkanımız, bugüne kadar müzakerelerin devam etmesi için her türlü fedakarlığı gösterdi.

Rum Lider Anastasiadis’in ve Rum tarafının tüm kışkırtma girişimleri ve uzlaşmaz tavırlarına rağmen, kararlılıkla çözüm isteğini ortaya koydu, yolundan dönmedi.

Rum Temsilciler Meclisi’nin, Kıbrıs Türk toplumunu rahatsız eden, en hassas noktasına dokunan bir karar almasını da Akıncı’nın sineye çekmesi beklenemez.

Akıncı’nın da sorumlu olduğu bir toplumu vardır ve toplumunun ruh halini dikkate almak zorundadır.

Çözüm çabalarının ortasında “ENOSİS kararı” kabul edilemezdir.

Yıllardır çözüm için müzakere eden iki toplumdan birisine “Azınlık” demek ne yapılan müzakerelerin ruhuna uygundur ne de yasal geçerliliği vardır.

Tüm bunları görmeden Akıncı’ya yüklenmek haksızlıktır.

Üstelik bu durumda bile müzakerelerin yeniden başlaması için çaba gösteren yine Akıncı’dır.

Bu yanlışlığı düzeltmek, Kıbrıslı Türkleri rahatlatmak Anastasiadis’in elindeyken, çok basit bir hareketle bunu düzeltebilecekken, kılını bile kıpırdatmamaktadır.

İş yine Akıncı’ya kalmıştır ve bu yönde durmaksızın çalışmaktadır.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Güney Kıbrıs’tan Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimiyle Cumhurbaşkanı Akıncı ile DİSİ Başkanı Averof Neofitu bir araya geldi.

Diyalog yolu aranıyor, müzakerelerdeki krizi çözmek için çare üretilmeye çalışılıyor.

Akıncı, çözüm istemeseydi, müzakerelerin yeniden başlamasına niyeti olmasaydı böyle bir toplantıda yer alır mıydı?

Akıncı’nın basına yansımayan başka girişimleri de vardır, yani cumhurbaşkanı çözümü istiyor, çözüm istencinden bir şey kaybetmemiştir.

Bu arada bu görüşmeyi sağlayan Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros ile Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Phidias Pilidis’i de takdir ediyor ve kutluyoruz.

Bir meslek odasının görevi yalnızca üyelerinin çıkarlarını korumak değil, toplumsal çıkarlar için de çalışmaktır.

Ticaret Odası, örnek bir girişim ortaya koymuştur. Umut ederiz ki bu çabalar meyvesini verir.

Demek ki oturup da Akıncı’yı suçlamak yerine herkes elini taşın altına koymalı, herkes katkı sağlamalıdır.

Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros, tüm imkanlarını zorlayarak, böyle bir diyalog kapısının açılmasını sağlamıştır, bu tür çabaları tüm örgütler göstermeli, bunları artırmalıdır.

Cumhurbaşkanı Akıncı da Kıbrıs Türk toplumu da çözüm istiyor, bunu da her fırsatta kanıtlıyor.

Cumhurbaşkanımıza ve ekibine güveniyoruz, tüm halkımızın da güvenmesi ve katlı koyması, destek olması gerekmektedir, bunu hak ettiğine inanıyoruz.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • mete
    19.03.2017

    Yorum çok ama çözüm yok. Rumlar da artık bizim gibi karanlığa alıştılar.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.