HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

28.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Anastasiadis, yeter artık!

Rum Temsilciler Meclisi’nin aldığı “1950 ENOSİS Referandumu’nu okullarda anma ve okutma” kararı müzakere sürecine bomba gibi düştü.

Kıbrıslı Türklerin “ENOSİS” konusundaki hassasiyetinin dikkate alınmaması ve yapılan hatadan dönülmemesi müzakerelerin durmasına neden oldu.

Günlerdir bu konu konuşuluyorken ve yeniden müzakerelerin başlaması için Güney Kıbrıs’tan olumlu bir adım atılması beklenirken, Rum Lider Nikos Anastasiadis tam tersine ortamı daha da gerecek açıklamalar yapıyor.

Anastasiadis, Kıbrıs’ta, Kıbrıslı Türkleri de kucaklayacak yaşayabilir çözüm istediğini bir türlü kanıtlayamıyor.

Rum lider, bir devlet adamına, hele de çözüm isteyen bir lidere yakışmayan davranışlar içindedir.

Kıbrıslı Türklerin hakkı olmayan imtiyazlar ve güvenceler aldığını iddia eden Anastasiadis, azınlığın ana söz sahibi olması ve çoğunluğun sadece itaat etmesinde ısrar ettiğini söylemiştir.

Anastasiadis, azınlığın çoğunlukla eşitlenmesinin istenemeyeceğini belirtmiştir.

Kıbrıslı Türklerle ortak vatan kurmak için müzakere eden Anastasiadis’in halkımızı “azınlık” diye nitelendirilmesi çok büyük bir saygısızlıktır, aymazlıktır.

Kıbrıslı Türkler bu adada azınlık değildir, azınlık olmadığımızı Anastasiadis de bilmektedir, hal böyleyken, bu gibi toplumumuzu sinirlendiren, rahatsız eden açıklamalarla damarımıza basmaktan vazgeçmelidir.

“Azınlık toplumunu, çoğunluk toplumuna eşitlemek olmaz” ne demek, ne saygısızca bir sözdür bu?

Kıbrıslı Türkleri Maronitler veya Ermeniler gibi görmek tarihi gerçekleri inkar etmek demektir.

Kıbrıslı Türkleri başka ülkelerden göçüp buralarda yaşamını sürdüren azınlık halklarla bir tutmak nasıl bir anlayıştır?

Öyle olsaydı, yıllardır ortak bir devlet kurmak için müzakereler yapılır mıydı?

Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumlar kadar eşit haklara sahiptir ve Kıbrıs’ta kurulacak ortak devlette söz sahibi olmalıdır.

Rum lider, bugüne kadarki müzakere sürecinde Kıbrıslı Türklere “Hakkı olmayan imtiyazlar ve güvenceler verildiğini” iddia etmektedir.

Biz henüz Kıbrıslı Türklerin tam olarak ne aldığını görebilmiş değiliz ama bilesiniz ki aldığı da alacakları da halkımızın hakkıdır, bu bize lütuf değil haktır...

Anastasiadis’in Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Türkiye’nin kontrolünde olduğunu söyleyerek aşağılamaya çalışması da hiç yakışık almamıştır.

Rum lider, birlikte müzakereleri yürüttüğü, ortak vatan kurmaya çalıştığı ve “arkadaşım” dediği Akıncı’yı küçük düşürmeye, aşağılamaya çalışarak çok büyük ayıp ediyor.

Anastasaidis her sıkıştığında; “Yunanistan’a sormalıyım” diye sıvışırken, Akıncı ona aynı muameleyi yapmamış, hatta saygıyla karşılaşmıştı.

Güney Kıbrıs’ta son zamanlarda Kıbrıslı Türkleri üzen davranışlar ve açıklamalar gelmektedir ve bunları kontrol etmesi, göğüslemesi gereken kişi olan Anastasiadis, bizzat gerginliğin başını çekmektedir.

Anastasiadis’in kalibresi konusunda Kıbrıslı Türklerin sıkıntısı vardır, yaptığı açıklamalar, davranışlar çapsızdır.

Kıbrıs Türk tarafı, Rumların yaptığı tüm yanlışlara rağmen hep çözüm istedi, hep müzakereleri sürdürme kararlılığında oldu, onurlu bir yaşam isteğini hep ön plana koydu ama yeter.

Kıbrıslı Türklerin, Rum tarafından gelen aşağılamalara, hakaretlere, oyalamalara, ayak oyunlarına dayanacak gücü kalmamıştır.

Kıbrıslı Rum siyasiler ve Rum Lider Anastasiadis, bu saate kadar Kıbrıslı Türklerin ne istediğini, hassasiyetlerini anlayamamışlarsa, çok yazık, daha ne kadar anlatacağız?

Rum Lider Anastasiadis, Kıbrıslı Türkleri üzmektedir, gelecekle ilgili beklentilerine taş koymaktadır ama Rumlar için de hayırlı işler yaptığı söylenemez.

Rum halkı da Anastasiadis’in kendilerine layık bir lider olup olmadığını sorgulamaları gerekmektedir, çünkü çözümden uzaklaşmak ve Kıbrıslı Türkleri dışlamak Rum halkını da felakete götürecektir.

Rumlar da Anastasiadis’in kalibresizce davranıp kendilerini felakete sürüklediğinin farkında mıdırlar?

Güven artırıcı önlemlerden, yakınlaşmaktan, ortak devletten söz ederken, bu kafalarla gidenlerle nasıl yakınlaşacağız? Evet bize de bu sözü söylettiniz; nasıl yakınlaşacağız?

Kıbrıslı Türklerin sabrı mı zorlanıyor?

Rum tarafı, acaba diyoruz sınır kapılarının yeniden gözden geçirilmesi için Türk tarafını mı zorluyor?

Kıbrıslı Türkleri, Güney Kıbrıs ile ilişkilerini kesmeye mi zorluyorlar?

İlişkileri keseceksek keseriz, kapıların kapatılmasını bile gündeme getiririz ama bu durum Rumların hoşuna gider mi?

Rumlar, kapılar kapanırsa içimize kapanacağımızı ve dünya ile ilişkimizi keseceğimizi, istişare içinde olamayacağımızı, iş ilişkisi kuramayacağımızı sanıyorlarsa yanılıyorlar.

Kıbrıslı Türkler, bunu başarabileceğini daha önce göstermiştir, yine yapabilir.

Kıbrıs Rum liderliği, bizim kendilerine gösterdiğimiz saygıyı hak etmeyen davranışlar içindedir.

Gösterdiğimiz saygıya karşılık, saygı görmek istiyoruz.

Kıbrıslı Türklere kaç defa daha hakaret etmeleri ve bunları bizim sineye çekmemiz gerekiyor?

Rum tarafı siyasileri, Rum liderliği, Kıbrıslı Türkleri küçümseyerek, aşağılayarak aslında kendilerini küçük düşürmektedir.

Ortak vatan kurmaya çalıştığımız insanların bu şekilde kendilerini küçük düşürmeleri bizi üzüyor.

Kıbrıs Rum liderliğinin müzakerelerde zaman kaybına, taktiklerle Kıbrıslı Türkleri oyalamasına neden olacak şımarıklıklarına tolerans göstermeyeceğimizi bilmelerini isteriz.

Rum lider, çözüm isteyip istemediğini açıkça Kıbrıslı Türklere söylemelidir.

Anastasiadis’in hareketleri ve konuşmaları çözüm istemediğini göstermektedir ama bunu ayak oyunlarıyla değil açıkça söylemelidir.

Rum lider, o kadar cesursa, açıkça “Çözüm istemiyoruz” der, Kıbrıslı Türklerin sabrını sınamakla uğraşmaz.

Dünyaya “masadayım” mesajı verip, diğer taraftan Kıbrıslı Türkleri taciz edip masadan kaçırma oyunu artık apaçık ortadadır, bu numaralarla uğraşmanın modası geçmiştir.

Bu arada Kıbrıs sorunuyla kendisini ilgili gören tüm ülkeler; ABD, İngiltere, Rusya, AB ülkeleri, müzakereleri kimin kesmeye çalıştığını, süreci kimin baltalamak için uğraştığını görmeli ve onlara gerekli mesajı vermelidirler.

Eğer bu ülkeler objektif bakabiliyorsalar, kimin çözüm isteyip kimin istediğini rahatça görebilirler.

Tabii ki bizim tarafa bakacak olursak, elbette çözümü isteyen taraf biziz, bunu defalarca gösterdik ancak Rum tarafının isteksiz tutumunu dikkate alarak, yıllardır acılar, sıkıntılar çektiğimizi düşünürsek, bizi içinde bulunduğumuz durumdan yalnızca ekonomik kalkınmanın kurtaracağını bilmemiz gerekir.

Kendimize çekidüzen verir, ekonomik kalkınma için hiç zaman kaybetmeden gerekli tedbirleri alır, yatırımları artırırsak elimiz daha güçlü olur, kimseye muhtaç olmayız.

Rum tarafındaki isteksizlik, bizi aşağılama, küçük görme tavrına karşı vereceğimiz cevap, konuşmak değil çalışmak ve kendimizi kanıtlamaktır.

Öfkemizi, tepkimizi boş işler, boş lâflarla göstereceğimize gelişmiş bir Kuzey Kıbrıs yaratarak, çok güzel cevap verebiliriz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.