Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

31.08.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bürokrasiden herkes şikâyetçi

Bürokrasi sorununu bu köşede daha önce de gündeme getirdik.

Bürokrasi ülkemizin en önemli sorunlarından birisidir…

Bürokrasiye birçok anlamlar yüklenmektedir ama “devlet kurumlarında kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştırma...” sanırız en uygun ifadelerden birisidir.

Bürokrasiden hem iş insanları hem de vatandaşlar şikâyetçidir. Hatta ülkeyi yönetenler bile zaman zaman bürokrasiden dert yanıyor.

Mesela vatandaşlar bürokrasiyi “Bugün git, yarın gel”, “devlet dairesi işkencesi” gibi ifadelerle anlatıyor.

Geçmişten günümüze bürokrasi şikâyet konusudur ama artık bu eziyete geçmişteki kadar hoşgörülü bakılamıyor.

Olanaksızlıklar zamanı bürokrasiye bir nebze katlanılabiliyordu ama günümüz teknolojisinde hem iş insanları hem de vatandaşlar, gereksiz kırtasiyecilikle uğraşmayı anlamsız buluyor.

Her şeyin kağıtlar üzerinde yazılı yapılması zorunluluğu, dosya karıştırma, ilgiliye imzalatma, diğer daireden yazı gelmesini bekleme, her işlem karşılığında kâğıt verme, yoğun kırtasiyecilik ve kırtasiye trafiği katlanılabilir şeyler değildir.

İki daire arasında elektronik ortamda iletişim kurulacağına, belge, kâğıt gelmesini bekleme günümüzde çok anlamsız geliyor.

Bitmek bilmez bürokratik kurallar, bekleme, onay alma, herkese çok zaman kaybettirmektedir.

Elbette bürokrasi düzeni, çıktığı dönemde ve devam eden yıllarda kendi içinde mutlaka tutarlılık içeriyordu, zor olsa da öyle yapılması gerekiyordu, çünkü teknolojisizlik bunu gerektiriyordu.

Gerçi bazı çağdaş ülkelerde günümüz teknolojisine geçmeden önce de sistemli çalışmalarla bürokrasi işkence olmaktan çıkarılmıştı...

O sözünü etimiz çağdaş ülkelerde artık insanlar devlet kurumlarına, dairelerine gitmiyor bile.

İnsanlar oturduğu yerde, evinde bilgisayarıyla, tabletiyle, elindeki cep telefonuyla,  her yere ulaşıp, tüm işlerini elektronik ortamda halledebiliyor.

Ülkemizde de “e-devlet projesi” tamamlandığında bürokrasi işkencesinden kurtulacağımız söyleniyor.

Tamamen kurtulamasak bile nispeten rahatlayacağımız söyleniyor ancak “e-devlet” meselesi yılan hikâyesine dönüşmüş durumda.

Sanki de dünyanın en zor işiymiş gibi bir türlü “e- devlet” sonuçlandırılamıyor.

Birçok dairenin altyapısının “e-devlete” uyum sağladığı, kısıtlı da olsa sistemden faydalanıldığı söyleniyor ama artık bunun faydalarını ciddi şekilde görmemizin zamanı gelmiştir.

KIBRIS’ın dünkü manşetinde iş dünyasını temsil eden Ticaret Odası, Sanayi Odası, Esnaf ve Zanaatkârlar Odası, bürokrasinin özel sektörün önündeki en önemli engellerden birisi olduğunu belirtiyordu.

Hantal bürokrasinin işleri çok yavaşlattığını,  işlerin yürümesinde sıkıntılara yol açtığını belirten odalar, yıllardır bu soruna çare bulunamamasını eleştirdi.

Odalar, bürokrasinin rekabet edebilirliği, iş ortamını ve üretkenliği engellediğini belirterek, çağdaş yöntemlere geçilmesini önerdi.

Ne ilginçtir ki, Kıbrıs’a gelen Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Kıbrıs İşleri Koordinasyon Sorumlusu Recep Akdağ da basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda “bürokrasiden” şikâyetçi oldu.

Akdağ, Türkiye ile KKTC’nin ekonomik işbirliği çerçevesinde ekonomik protokolün uygulanamamasının, protokolde aksamalar olmasının bürokrasiden kaynaklandığını söyledi. Akdağ, “Bürokrasi kendi başına bırakılırsa yürümez. Biz politikacılar da katkı sağlamalıyız, tıkanıklıkları biz aşmalıyız” dedi.

Bürokrasi vatandaşın da, iş insanlarının da hatta ülke yöneticilerinin de sorunu. İki ülke arasındaki protokolün yürümesini dahi aksatan nedenlerden biriyse bürokrasi, ciddi şekilde ele alınmalıdır.

Herkesi bürokrasiden kurtarmak için “e- devlet” projesi yaşama geçmeli ve beraberinde, kamuda yapılması gereken reformlar acilen gerçekleştirilmelidir ki uzay çağında bürokrasiden şikâyet etmeyelim.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.