Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

29.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Can ve mal güvenliğimiz tehdit altında olmamalı

Sürekli yazıyoruz, yazmaya da devam edeceğiz.

Ülkemizde kriminal olaylar korkutucu boyutlara ulaştı.

Hırsızlar, soyguncular, uyuşturucu satıcıları, yankesiciler, tacizciler, tecavüzcüler artık her yerde.

Yasa dışı kişiler çok daha cesaretli...

Suçluların nereden çıkacağını, neler yapacağını artık tahmin de edemiyoruz.

Alışık olmadığımız, daha önce tanık olmadığımız suçlar, suç işleme yöntemleri görüyoruz.

İnsanlarımız can ve mal güvenliğinden endişeli.

Her geçen gün artış gösteren suçlar, polisin ve mahkemelerin üzerinde büyük yük yaratıyor.

Polisin, mahkemelerin ve cezaevinin dizaynı bu kadar suça göre dizayn edilmiş değil.

Doğal olarak büyük yük altına girmiş durumdadırlar.

Polisin, mahkemelerin ve cezaevinin kapasitesini mi artırmak daha iyidir yoksa suçların azalması için başka tedbirler almak mı?

Sanırız ikinci şık daha mantıklıdır.

Suçları işleyenlerin çoğunluğunun yabancılar olduğunu düşündüğümüz zaman, ülkeye giriş çıkışlarda daha tedbirli olmalıyız, daha çağdaş yöntemler bulmalıyız.

Bu ülkeye girenler çok sıkı bir şekilde kontrol edilmeli ve güven vermeyen kimse ülkeye sokulmamalıdır.

Kaç parayla geldi, ne iş yapacak, onları kimler getirdi çok sıkı bir şekilde kontrol edilmelidir.

Artık dünya küçüldü, kişilerin geçmişlerini, sabıkalarını öğrenmek de o kadar zor değildir.

Bunları yapmalıyız, yapmak zorundayız.

Ülkeye insan gelirken kılı kırk yarmalıyız.

Ülkemiz üniversitelerine eğitim almak için gelen kişiler gerçekten eğitime mi geliyor, yoksa birer suç örgütü müdürler, bunu iyi kontrol etmeliyiz.

KKTC’ye geldikten sonra üniversiteye devam ediyor mu yoksa kaydını yaptırıp bir daha okula uğramıyor mu?

Suça karışan öğrencilerin hesabını, onu getiren üniversitelerden de sormalıyız.

Hesabını sormalıyız ki bir daha öyle olur olmaz adamları buraya öğrenci diye getirmesinler.

Öğrenci diye gelip, uyuşturucu ticaretiyle uğraşan, hırsızlık yapan, huzursuzluk çıkaran kişiler ülkenin başına dert oldu.

Yine işçi diye gelip her türlü suça karışan insanların da hesabı onu çalıştırmak için getirenlere sorulmalıdır.

Ülkeye öğrenci getiren kişilerin sorumluluğu üniversitelere, işçi getirenlerinki de o iş insanlarına ait olmalıdır.

Bileceklerdir ki getirdikleri kişiler ülkede hoş olmayan işlere karışırsa, kendilerinin de başı ağrıyacak.

Turist diye gelenlere de bakılmalı, turist midir, kriminal tipler midir diye.

Bir turistin ülkeye kaç parayla geldiği, nerede kalacağı, ne kadar konaklayacağı kontrol edilmelidir.

Turist kriterleri taşımayan kişiler ülkeye sokulmamalıdır.

Turist gibi gelip de kuyumcuları soyan çeteler ülkeye sokulmamalıdır.

Akrabalarının arkadaşlarının yanına geldiğini, söyleyenlerin de kaç parayla geldiği, kimin yanında kalacağı sorulmalıdır.

İsmini verdiği yakını, gelen kişiden sorumlu olmalı, eğer bir olaya karışırsa, bunun hesabı o yakınına da sorulmalıdır.

Başka ülkelerde bu işler böyle yapılıyor, bu söylediklerimizi biz yaratmış ya da ilk defa söylemiş değiliz.

Çağdaş ülkeler nasıl yaparsa bu işi, biz de öyle yapmalıyız.

Artık “Kim olursan ol yeter ki gel” anlayışı terk edilmelidir.

İnsanın kendi ülkesinde yabancı konumuna düşmesi, “Gelen suç odakları ne gün bize zarar verecek?” diye endişe içinde yaşaması, duvarların, kasaların dahi hırsızları durduramaması, sokakta her an birisinin boğazınıza sarılma ihtimali olması, her tarafımızın uyuşturucu satıcılarıyla dolması kaderimiz olmamalı.

Hiçbir KKTC vatandaşı böyle bir ülke istemiyordur.

Bin bir sorunla mücadele eden Kıbrıslı Türkler bir de can ve mal güvenliğinden endişe ederek yaşamaya mahkum edilmemeli.

Hükümet edenlerin işi gücü bırakıp, öncelikle ülke güvenliği için ne yapabileceklerinin çaresini bulması gerekmektedir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.