Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

07.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Çocuklarımız

KIBRIS muhabirlerinden Emine Uysal dün sabah kolej sınavları ile ilgili haber hazırlamak için, sınav yapılan okullardan birine gitti...

Fotoğraflar çekti, söyleşiler yaptı.

Emine Uysal, sınava ara verildiği bir sırada, bir minik öğrencinin, annesine "Üç soruya cevap veremedim, lütfen bana kızma" diye üzüntüsünü belirtmesine tanık oldu...

Çok yazık...

Gerçekten çocuklarımıza çok yazık ediyoruz...

2 binden fazla çocuğun 600 civarında şanslı olanı, koleje girecek...

2 bin çocuğu, hırsla, eziyetle, oyun oynamasına hiç fırsat vermeden özel derslerle, dershanelerle boğuşturuyoruz...

Eğitim nedir?

Eğitim nasıl olmalıdır?

Eğitim nasıl yönetilmelidir?

Elbette bunun yanıtını verecek olan medya değildir.

Ancak medya, fotoğraf makinesiyle, ses kayıt cihazıyla, not defterleriyle, muhabirlerinin gözleriyle, vahşi bir yarışın anekdotlarıyla doludur...

Anneler - babalar bir birileriyle yarış içindedir...

"Kaç aldı ya Hasan?"

"Ayşe kaç soru yanlış yapmış?"...

Herkes, herkesin evladının notuyla ilgilenir ve at yarıştırır gibidir... Çocukları üzerine bir bet oynamadıkları kalmıştır...

Anne ve babalar, çocuklarının kesinlikle görüşünü ve düşüncesini almadan, onların geleceği ile ilgili planlar kurmaktadır.

Belki de çok usta bir marangoz, muhteşem bir makinist, çok iyi bir terzi, başarılı bir çiftçi olabilecek olan ve yine belki de bunun hayalini kuran çocuklara, kendi kafasındaki meslekleri baskıyla kazandırmaya çalışan anne - baba yapımız söz konusudur.

Bunu yaratan sistemdir.

Ve kimse, bu sistemin "doğru" olduğunu söylememektedir.

Anne ve babalar, çocuğa sürekli olarak "deh" diye bağırır haldedir.

Çocuklar, safkan yarış atı muamelesiyle karşı karşıyadır.

Özel dersler, dershaneler ortalığı kapsamış durumdadır.

Özellikle özel ders konusu, bu kanayan yaranın bir yan tesiri gibi, bir başka rahatsızlıktır.

Çok sayıda devlet öğretmeni, evinde kurduğu tezgahla özel ders vermektedir.

Okuldaki öğrencilerine evinde özel ders verip, ayda 20 bin TL civarında hatta daha fazla "kayıt dışı" gelir elde eden "öğretmenler!!!" bulunmaktadır.

Ancak, çocuklarımızın sağlığıdır asıl olan... Önce çocuklarımız... Sonra, toplum olarak, "öğretmenlerin özel ders meselesine" de mutlaka bakmamız gerekir.

Hükümetin, tüm Dünya'yı iyice inceleyerek, daha sağlıklı, daha mutlu, daha sevgi dolu, daha yarışsız, hatta hiç yarışsız bir sistemi yaratması görevidir.

Elbette her anne ve babanın, bu ülkede yetişen çocuğu için kaygılanması çok doğaldır...

Kaygılanmayın diyen de yoktur.

Ancak, çocuğun geleceği ile ilgili kaygılanırken, onu sağlıksız bir yarış atı haline dönüştürmek, moral çöküntüsüne sokmak, arkadaşları ile hırs dolu bir rekabete düşürmek, sağlıksız bir harekettir...

Modern ülkelerde, tek başına karar alabilen, özgüveni çok yüksek, sorgulayan, sorular soran, mutlaka el becerisi bulunan, kendini ifade etmekten çekinmeyen, çok iyi yüzme bilen çocuklar yetiştirmek hedeflenir...

Bizde hedef yoktur...

Bu, acı bir gerçektir...

Çocuklarımızla ilgili hiç bir gelecek hedefi söz konusu değildir. Gelecek zaten belirsizlik içindedir.

Eskiden bahçelerde oyunlar oynayan, köylerinde, sokaklarında maçlar yapan, kuş avlayan çocuklar vardı...

Şimdi, bir yandan özel dersler, öte yandan teknolojik bağımlılık ve hepsinden öteye sokakların güvenli yerler olmaktan çıkması nedeniyle, eskiye göre daha sağlıksız çocuklar yetiştiğini, tüm uzmanlar ve hatta herkes kabul etmektedir.

O zaman, bir şey yapılmalıdır.

Daha geç olmadan...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.