Grand Pasha
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

04.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Çok kritik günlerdeyiz

Uyuşturucu ile ilgili suçlarda, bu suçu işleyen kişi kim olursa olsun, ne olursa olsun, "emsal" teşkil eden kararlardaki benzer suçlulardan farklı bir uygulamaya maruz kalmamalı...

Türkiyeli ünlü modacı Barbaros Şansal'a belli ki "farklı" bir uygulama getirilmiş...

Üç gram, beş gram ya da üç kilo...

Hatta yarım miligram da olsa, "kanun" neyi emrediyorsa, o uygulansaydı, geçtiğimiz gün yaşananlar olmayacaktı...

Önce ajanda krizi, ardından Şansal krizi ile toplum bölündü...

Şansal'ın Türk ulusuna hakaret ettiğini söyleyip, İstanbul'da Havalimanı'nda karşılaştığı "insanlık dışı" linç girişimini onaylayanlar mı istersiniz, Şansal'ın "doğruyu söylediğini iddia edenler" mi?

Her kafadan bir ses çıkıyor...

Sosyal medya kaynıyor.

Birçok kişi, sınır dışı ve akabindeki linç girişimi üzerinden adeta bir birini yiyor...

Konu Meclis'e kadar yansıyor, Cumhurbaşkanı açıklama yapıyor...

"Şansal'ın söylediklerini de linç girişimi de onaylanamaz" diyor...

Hiç gerilmememiz gereken, çok hassas bir haftanın içerisindeyiz...

Başbakan Hüseyin Özgürgün, Türkiye'de en üst düzeyde gerçekleştirdiği temaslarından "moralli" döndü...

Türkiye'nin, olası bir Cenevre başarısızlığı sonrası B Planı bulunduğunu söyledi...

Türkiye, çok gergin...

İstanbul'daki son terör vahşeti, bu ülkeyi de, özellikle sanal ortamda, "laikler - dinciler" diye bölüyor...

Türk - Kürt; Alevi - Sunni; Laik - Dinci derken, Türkiye paramparça oluyor...

Bu konuda, Türkiye'de, milliyetçi çizgideki muhalefet partisi MHP'nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin şu sözlerinin, dikkate alınması gereken, ciddi uyarılar içerdiği inancındayız:

"Hedef esasen Türkiye'dir. Hedef milli birlik ve kardeşliğimizdir... Türk milletinin tarihsel varlığından rahatsız olan düşman çevreler FETÖ'yü, IŞİD'i, PKK'yı, PYD-YPG'yi ve DHKP-C'yi infaz ve yıkım için görevlendirmişlerdir. Terör örgütlerinin kökünü kurutmak önemli olduğu kadar, bunları destekleyen, elinden tutan, besleyip palazlandıran asıl suçlularla yüzleşmek, daha da ötesi hesaplaşmak mecburi hal almıştır."

Kıbrıs sorununun Türkiyesiz çözümü mümkün değildir.

Bunu, konuya yakın ya da uzak tüm çevreler çok iyi biliyor... Bu kabul edilmiş bir gerçektir.

Ve Kıbrıs sorununun çözümüyle bağlantılı çok önemli bir zirve, bir hafta uzağımızdadır.

Türkiye, daha önce açıklandığı gibi, bu zirveye, zirvesindeki isimle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la katılacak.

Ortamın sakin olması, gerginlikten uzak, çatışmasız, kavgasız bir Türkiye ve tabii ki KKTC, müzakerelerin en sağlıklı şekilde değerlendirilmesi açısından çok önemlidir.

Dolayısıyla, gerek Türkiye'de, gerekse ülkemizde, toplumu gerecek, bölecek, çatıştıracak her türlü provokasyona karşı dikkatli olunmalıdır.

Cenevre'yi birlikte atlatalım; ondan sonrasına, Anavatan’la birlikte, en sağlıklı şekilde karar vereceğimize olan inancımız tamdır.

Şu çok iyi bilinmelidir ki, sadece masadaki çevreler değil, toplumların kendileri de, anavatanları ile ya da kendi içlerinde çelişki yaşar, olası bir çözüm planını büyük çoğunlukla özümsemezse; o çözüm planının yaşama geçirilme şansı, 2004'tekinden pek farklı olmaz.

Beklemekte yarar var.

Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, yüzdük yüzdük sonuna geldik.

Olası planı görelim...

Sonrasına, hep birlikte bakarız...

2004'te olduğu gibi, büyük çoğunluğun yine Türkiye ile birlikte "evet" diyeceği bir plan varsa, "evet" demekten elbette kaçınmayız... Değilse, "hayır" demek bizi incitmeyecektir...

Bekleyelim...

Çok kritik günlerdeyiz...

Böylesi kritik günlerde sakin olmak, doğru olandır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.