Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

03.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Çözüm istiyoruz ama çaresiz değiliz

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, “takvim yok ama 2016 sonuna kadar çözüme ulaşmaya çalışıyoruz” diyor.

Takvime ya da takvimlere takılmış, kimse kusura bakmasın ama son derece gereksiz ve aptalca olduğuna inandığımız bir “kafa yapısı” söz konusu...

Evet, 2016 sonu bir takvimdir... Nasıl oluyor da, “takvim yok” diyebiliyor Sayın Anastasiadis?

Herkes çok iyi bilmek zorundadır ki, 2017 yılı başından itibaren şartlar aynı olmayacak.

Ve çözüm olmadığı takdirde, tren bir kez daha kaçacak.

Çünkü doğal gaz aramaları ile ilgili olarak bazı uluslararası şirketlerle sözleşmeleri bulunan Rum Yönetimi, haliyle aramalara yeniden başlayacak. Türkiye de bu aramalara tepki gösterecek ve ortalık gerilecek...

Bu gerginliklerin yaşanmaması adına, çözüm planının bir şekilde hazırlanması ve tarafların “rahatlaması” kaçınılmazdır.

Müzakerelerin yoğunlaştırılmış şekline yarından itibaren yeniden başlanıyor.

Birçok diplomatik çevre ve çok güvenilir kişiler, ekim ayı süresince yürütülecek müzakerelerin “hayati” önemde olduğuna işaret ediyor.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nın, bugün iki liderle ayrı ayrı görüşmesi bekleniyor.

Yarından itibaren yoğunlaştırılmış müzakereler başlayacak ve büyük bir olasılıkla her gün devam edecek.

Evet, çok zor konular – başlıklar söz konusudur.

Liderlerin söylemlerinden de anlaşılacağı üzere, mülkiyet başlığında bazı sıkıntılar mevcuttur.

Tüm sıkıntıların aşılması, iki tarafın da kazanacağı, Türkiye’nin de onaylayacağı bir metnin ortaya çıkması, bizim için en iyi olandır.

Ancak, defalarca belirttiğimiz gibi, bir kez daha çözüm hüsranı yaşamak, her şeyin bittiği anlamına da gelmemelidir.

Evet, Kıbrıs Türkü, 2004’te de çözüm arzusunda olduğunu ispat ettiği gibi; benzer bir çözüm planına “evet” demeye yeniden hazır görünmektedir.

Ancak, komşularımız ve konuyla ilgilenen tüm çevreler çok iyi bilmek zorundadır ki; müzakerelerin sonucu, Kıbrıs Türkü için tek “alternatif” değildir.

Onurlu ve kalıcı bir barış evet, tercihimizdir.

Ancak, herkes çok iyi bilmelidir ki, çok daha kötü koşullarda varlığını korumayı başaran Kıbrıs Türkü, bundan böyle de aynı kararlılıkla yaşamını sürdürecektir.

Kıbrıslı Rum dostlarımız, özellikle de geleceği bizimle paylaşmayı “zul” kabul eden ırkçı düşüncede olanlar çok iyi bilmek zorundadır ki; biz yolumuza devam ederiz.

Edeceğiz de...

Kararlıyız, iyi niyetliyiz...

Ama bir kez daha yolda bırakılmak istemiyoruz.

Yolda kalmamak adına, Anavatanımız Türkiye ile birlikte, yarın yeniden başlayacak müzakere sürecindeki yoğunlaştırılmış toplantılarda Sayın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya güvenimizi ve desteğimizi kuvvetli bir şekilde gönderiyoruz.

Çözüm hedefimizdir.

İki toplumun da olası çözümde kayıpları tabii ki olacaktır.

Ama, iki toplumun kazanımlarının çok daha fazla olacağına da inanıyoruz.

İnancımızı kaybetmedik.

Kaybettirmeyin...

Çözüme ilişkin son fırsatta değiliz...

Ama, yeni bir sürecin başlaması çok daha uzun yılları gerektirebilir.

Bu fırsatı kaçırmayalım diyoruz ve ısrarlıyız.

Ancak çaresiz değiliz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.