Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

18.06.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Crans Montana'ya gitmeden önce...

Bu kez Cenevre'ye değil, Crans Montana adlı bir kasabaya gidiyoruz...

28 Haziran'da Türkiye, Yunanistan, İngiltere, AB ve BM yetkilileri ile birlikte, Kıbrıs'ta çözüm arayan "iki taraf" Crans Montana'da olacak...

İsviçre'nin Valais kantonuna bağlı Sierre bölgesinde, manzarası ve gölüyle, bisküvileri, kekleri, şarapları ve likörleri ile ünlü bu kasaba, belki de Kıbrıs sorununun çözümüne sahne olabilir.

O kadar kolay mı?

Sanmıyoruz...

İki tarafın özellikle anlaşamadığı "güvenlik ve garantiler" konusu, "çözülemez" gibi duruyor.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı, bir kaç günden beri Ada'da temaslar yapıyor... Rum basınına göre, "Söyleyemeyeceğim, dile getiremeyeceğim gelişmeler var" gibi ifadeler kullanıyor.

Bu arada, bir grup barış sevdalısının 26 kez düzenlediği "barış" buluşmasına da katılıyor, "çözüm olabilir" mesajları veriyor... Hatta, bazı mesajlarını, "bu kez olacak" yorumu yaptığı şeklinde değerlendirmek de mümkün.

Eide, önümüzdeki bir kaç gün içerisinde Ankara ve Atina'da çok önemli ve belki de son rötuşları içeren temaslar yapacak. Bu arada TC Başbakanı Binali Yıldırım'ın Atina ziyareti olacak...

Bizim için ve Anavatan Türkiye için "çok hassas" bazı konular var...

Türkiyeli yetkililerin bu konudaki tavırları ve açıklamaları, Crans Montana'nın akıbeti konusunda aydınlatıcı olacaktır...

Güvenlik ve garantiler konusundaki hassasiyetimiz gayet nettir ve iyi bilinmelidir...

-*-*-

Ancak bu hassasiyetimiz ortadayken, gerek Rum lider Nikos Anastasiadis, gerekse Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, Türk tarafının kabul edebilmesi için ciddi mucizevi gelişmeleri gerektiren "şartları" konuşmaktan geri durmuyor...

Mesela Anastasiadis, yaptığı her konuşmanın cümle aralarında, "... yabancı askerlerin varlığı ve askeri müdahale hakları olmadan bir çözüme ulaşabiliriz" diyor...

Yabancı askerlerden kastı, acaba Eldik yani Yunan Alayı mı yoksa Ağrotur'da, bölgeye ateş kusan savaş uçaklarıyla Majesteleri Kraliçe'nin İngiliz askerleri mi?

Aynı şekilde Kasulidis de, yaptığı her konuşmada, verdiği her demeçte, “Kıbrıs halkı bir referandumda tavır almaya çağrıldığında, Kıbrıs sorununda, tek taraflı müdahale hakkına sahip garanti anlaşmalarını içerecek olan bir anlaşmayı oylamasının mümkün olmadığını” dile getiriyor...

-*-*-

Kısacası, Rum tarafı, çok açık bir şekilde, "Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi" olarak dile getirdiğimiz hassasiyetimizi, daha Crans Montana'ya gitmeden bastırmaya çalışıyor.

Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye'nin, güvenlik ve garantiler konusundaki bu hassasiyeti çok iyi bilinmeli, Crans Montana'ya gidilirken, bu hassasiyet "yok" sayılmamalıdır.

Evet, Kıbrıs sorununun çözülmesini istiyoruz.

Çözümün, ülkenin geneli adına muhteşem bir iyileşme getireceğine olan inancımız tamdır.

Ancak daha masaya oturmadan, en hassas olunan konuda hiç çekinmeden "kışkırtıcı" olabilecek demeçler verilmesini, cümle aralarına "Türk askeri gidecek, Türkiye'nin garantisi ortadan kalkacak" mesajları "sokulmasını" doğru bulmuyoruz...

Bu hassasiyetin tüm çevreler tarafından bilinmesi gerektiği inancındayız...

-*-*-

Bugün Babalar Günü... Gelenek, görenek ve kültürümüzün en değerlileri olan babalarımızın ellerinden öpüyoruz, sevgilerimizi iletiyoruz... Bu arada, hayatta olmayanlarımıza da Allah'tan rahmet dileklerimizle birlikte, saygı ve sevgilerimizi gönderiyoruz...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.