Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

07.06.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Filistin topraklarının işgalinin 50’nci yılı

Filistin topraklarını da kapsayan bölgede 5 Haziran-10 Haziran 1967’de ünlü 6 Gün Savaşları yaşandı...

Fazla uzatmanın anlamı yok, İsrail, Mısır ve Ürdün güçlerine karşı mutlak zafer elde etti... Ve Filistin toprakları İsrail’in işgaline geçti... O gün bu gündür de işgal ve istila, ciddi bir yerleşim ve yayılmacılıkla sürüyor...

Birleşmiş Milletler’in (BM) en başarısız olduğu iki uluslararası sorun, Filistin – İsrail sorunu ile Kıbrıs sorunudur...

Her ikisinde de yaklaşık olarak aynı dönemlerde aktif rol alan BM, ne yazık ki iki sorunun da 50 yılı aşkın süredir çözümünde etkili olamamıştır.

Her iki sorunda aracılık eden, barış gücü olarak rol üstlenen BM, ne yazık ki birçok dönemde kan akmasının da önüne geçememiştir... İsrail’de hâlâ hemen her gün en az bir Filistinli, İsrailli polis ya da askerler tarafından öldürülmektedir.

BM’nin yaptırım gücü yok mu?

Kesinlikle vardır...

Ancak, BM, 5 daimi üye Amerika, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin’in vetolarıyla çoğunlukla çalışmaz hale getirilebilmektedir.

Özellikle Amerika, açık bir şekilde İsrail lobisinin de etkisiyle, bu devlete sürekli arka çıkabilmektedir... Çıkmaktadır... İsrail’in bölgedeki en büyük gücü, Amerika’daki vatandaşlarının Amerikan Başkanı ve devleti üzerindeki etkisinden kaynaklanmaktadır...

Tabii ki İsrail’in en büyük avantajlarından bir diğeri, karşısındaki petrol zengini Arap devletlerinin kendi içlerinde birlikteliği hiç bir zaman sağlayamamış olmasıdır.

Son olarak bazı Arap devletlerinin Katar ile diplomatik ilişkilerini kesmesi ve ortaya çıkan büyük kriz, en çok İsrail’e yarayacak... Zaten Filistinlilere sözde destek dışında bir faydası olmayan Arapları, İsrail karşısında daha ezik hale getirecektir...

Bu arada da BM, açıklama yapmanın ötesine geçemeyecektir...

İşte bunlardan birinde dün BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail'e 50 yıldır süren Filistin işgaline son vermesi çağrısında bulunarak, kalıcı barışın temellerini atmanın tek yolunun işgalin son bulması ve müzakere edilmiş iki devletli çözüme ulaşılmasıyla mümkün olacağını belirtti.

Guterres, İsrail'in Filistin'i işgalinin 50. yılında yaptığı yazılı açıklamada, bu işgalin Filistin halkına ağır bir yük bindirdiğini ve nesilden nesile mülteci kamplarında yoksulluk içinde yaşamak zorunda bıraktığını hatırlattı.

Filistinliler, gerçekten çok zor durumdadır...

Bırakın devlet kurmayı ve bu devleti İsrail’e kabul ettirmeyi, baskı, şiddet ve kuşatma altında, Dünya’nın gözü önünde, zayıf Arap halklarının İsrail karşısındaki ezikliğini en çok hisseden Filistinlilerdir...

Bu konuda bir açıklama da BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad el Hüseyin’den geldi...

İsrail işgalinin 50. yılı olan dün bir konuşma yapan Hüseyin, İsrail işgalinin, Filistin halkının temel özgürlüklerini elinden aldığını ve işgalin uluslararası hukukun sistematik ihlali olduğunu belirterek "Filistin halkının, yarım asırdır askeri güç tarafından dayatılan işgal altında derin bir acı çektiği inkar edilemez" dedi.

Sadece laf... Sadece açıklama...

Biri harekete geçmeye kalksa, karşısında en azından Amerika duracak... Hatta Fransa dahi İsrail’e açık destek verecektir...

Hüseyin, İsviçre'deki BM Cenevre Ofisi'nde başlayan BM İnsan Hakları Konseyinin 35. oturumunda yaptığı konuşmada, Filistin halkının kendi topraklarında özgürce yaşama hakkı olduğunu vurgulayarak "Filistinliler, diğer tüm insanlar gibi özgürlüğü hak ediyor" ifadelerini kullandı.

Hüseyin, Filistin topraklarının İsrail tarafından işgalinin sonlandırılmasının barış için hayati önem taşıdığını vurguladı.

Sonuç mu?

Sonuç; İsrail’in çok güçlü, Filistinlilerin ve Arapların paramparça olduğu ortamda, ne işgal sonlanır, ne barış olur, ne de Filistinlilerin azabı biter...

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.