Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

09.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Güneyde kavganın sebebi

Güney Kıbrıs'ta birçok uzman, örneğin Sosyal Bilimci ve Ekonomist George Koumoullis, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda, Ortodoks Kilisesi'nin pozisyonunu eleştiren yazılar yazıyor...

Koumoullis'in Cyprus Mail gazetesinde geçtiğimiz ay kaleme aldığı yorumuna göre, Ortodoks Kilisesi'nin Başpiskoposu, eğitimin de "Süper Bakanı"dır...

Kilise ve Başpiskopos, matematik veya kimya gibi derslere asla müdahale etmez ancak mesele tarih ve din eğitimine geldiğinde, sadece orkestranın baş kemancısı değil, şefidir...

Peki, çözüm yanlısı, ilerici, aydın Rumlara göre ki Koumoullis bunlardan biridir; Kilise neden özellikle tarih dersini kontrol etmek ister?

Çünkü, geçmişi günahlarla doludur; bu günahları saklamak, imajını lekelememek ve hepsinden önce de ekonomik gücünü kaybetmemeyi hedefler...

Haliyle de tarih eğitiminin "Alay konusu" (mockery) olmasına sebep olur...

Koumoullis, okurlarına bir yığın konuyu hatırlatıyor ve  "Bunların hangilerini ortaokul ya da lisede bize öğretiler?" diye soruyor...

Biz de hatırlatalım...

Osmanlı döneminde, Başpiskoposlar, yönetimin en yakın "işbirlikçileri" (collaborators) olarak görülürdü...

Koumoullis'e göre başpiskoposlar, vergi toplama ve vergi dayatma hakkına sahipti "collection and imposition)...

İstanbul'da, Sultan'ın Sarayı ile neredeyse tüm yüksek düzeydeki papaz, piskopos ve başpiskoposların temas şansı vardı...

Kıbrıs'ta hiç bir banka faaliyeti olmadığı dönemde, Kilise, tefecilik yaparak, dünyanın malına sahip oldu...

Ve Rum okullarında bunlar hiç öğretilmedi...

Koumoullis, Yunanistan'da, çok önemli bir papazlar topluluğu olan Athos Dağı'ndaki rahiplerin, Nazilerin Yunanistan'ı işgali sırasında, Adolf Hitler'e tebrik mesajı gönderdiğinin de hiç öğretilmediğini ortaya koydu.

Bu arada, Koumoullis, 1970 yılında ölene kadar Yunan Cuntası'nın Dışişleri Bakanı olan aşırı milliyetçi Panayiotis Pipinelis'ın "Yunanistan ve Kıbrıs'ta Türk Yönetimi"ni anlattığı kitabının 42'nci sayfasında, Kilise ile ilgili şunları paylaştığını da hatırlatıyor:

"Yüksek seviyedeki papazlar, tarımsal olarak, feodal anlamda ve entrikacı bir tavırla, ulusal vicdanın çok uzağında, acı çeken ve inim inim inleyen ulusumuzun aksine, Türklerin ve yerli oligarşinin müttefikleriydi"...

-*-*-

Güney Kıbrıs'ta en başta ELAM olmak üzere, çözüm karşıtı parti ve liderlerin tümünün Ortodoks Kilisesi'ne yakınlığı çok iyi bilinir...

Ortodoks Kilisesi, yukarıda da belirttiğimiz gibi; gerçek tarihin öğrenilmesini asla istememiştir.

Benzer tavırda kurum veya kişiler, elbette kendi toplumumuz içerisinde de bulunmakla birlikte, çözümün önündeki en büyük engel; Ortodoks Kilisesi tarafından maddi ve manevi anlamda kontrol edilen, tarihi doğru dürüst bilmeyen, manipülasyon ve dezenformasyonla yetiştirilmiş ve orada çakılı kalmış kesimlerdir... Özellikle de genç nesillerdir...

Bugün bu kesimlerin sayısı özellikle Güneyde hiç de küçümsenecek sayıda ya da oranda değildir...

Örneğin, Koumoullis ve benzer aydınlar, Apoel Futbol Kulübü taraftarlarının her maçta, "Kıbrıs Yunandır" sloganını atmasının derinliğinde, eğitimdeki yalanların yattığını bilmektedir ve söylemekte, yazmaktadır.

Yine Rum aydınlara göre, Kilise ve milliyetçi Rumlar tarafından çok övülen ENOSİS, 1974 yılında ülkenin yaşadığı trajedinin sebebidir...

-*-*-

İşte bütün bunlar nedeniyle, geçtiğimiz cuma günü, AKEL ve DİSİ'nin oyları ile Rum Temsilciler Meclisi'nden geçen karar, büyük bir devrim olmakla birlikte, Güneyde ciddi kavga sebebi olmaya devam edecek...

Çok dikkatli olmak lazım...

Kilise, "Tarihinin kirli kontrolünü" kaptırmayı göze almayacak.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.