Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

07.08.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Halk nasıl mutlu olsun ki?

Bir öğrencinin yaptığı araştırmanın sonuçları birkaç gündür basında dolaşıyor.

O araştırmada Kıbrıslı Türk toplumunun “umutsuz” olduğu vurgulanıyor.

Araştırmaya göre, halkta kaygı ve umutsuzluk var.

Daha önce yapılan başka araştırmalarda da benzer sonuçlar ortaya çıkmıştı.

Ülkemizde yıllardır devam eden belirsizlik, insanlarda olumsuz bir ruh haline neden oluyor.

“Belirsizlik” çok kötü bir şeydir.

Öyle bir şeydir ki statüsü ne olursa olsun, geliri ne isterse olsun, zengini de fakiri de rahatsız eden, içini kemiren bir şeydir.

Maddi durumu iyi olmayan, geçinmekte zorlanan kişilerin yakınmasına normal bakılır da varlıklı kişilerin, maddi sıkıntı çekmeyenlerin yakınmalarına şaşırılır.

Halbuki bunda şaşacak bir şey yoktur, belirsizlik ve gelecek kaygısı ülkede yaşayan herkesi rahatsız etmekte, kemirmektedir.

Eğer ülkenin nereye gideceğini, gelecekte karşınıza neler çıkacağını bilmezseniz kim isterseniz olun rahatsızlık hissedersiniz.

Paranız, malınız olması bir şeyi değiştirmez, çünkü o belirsizlik ve geleceğin ne olacağının bilinmemesi, elinizdekileri koruyamayacağınız kaygısı yaşatıyor size.

Tanınmamış bir ülkede, izolasyonlar altında, dünyadan bir şekilde kopuk yaşamak moral bozucudur.

Attığınız her adımda karşınıza bir sorun çıkması, Kıbrıs sorununun bir yere bağlanamaması, ekonomik ve sosyal yaşamın her geçen gün daha kötüye gitmesi tabii ki umutsuz ve kaygılı bir toplum yaratmıştır.

Ülkenin yasal bir yapıya kavuşması ve belirsizliğin son bulması bu açıdan çok önemlidir.

Kıbrıs müzakerelerindeki başarısızlık, “yine olmadı”, “olmayacak” şeklindeki moral bozukluğu tüm toplumu kapladı.

Toplumu bu moral bozukluğundan kurtarmak için ülkeyi yönetenlerin sorunları çözmesi gerekiyor.

Hükümet en azından ekonomik ve sosyal yaşam için hayati kararlar almalıdır.

Ancak sorunlara da çözüm bulunamıyor.

Gazetemize konuşan vatandaşlar, sağlık, eğitim, trafik kazaları, iş kazaları ve çevre sorunları gibi birçok sorunla ilgili hükümetin çözüm üretememesinden yakınıyor.

Vatandaşlar, hükümetin halkı dinlemediğini belirterek, halktan kopuk çözüm üretilemeyeceğini düşünüyor.

Görüşü sorulmayan, hassasiyetleri dikkate alınmayan vatandaşlar, “Böyle yaparak kalıcı çözüm üretilemez” diyor.

Vatandaşlar, hükümetin gelen tepkilere kulak asmaması, birçok soruna kayıtsız kalması ve denetim yapmaması nedeniyle ülkede sorunların dağ gibi biriktiğini söylüyor.

Vatandaşa göre, yetkililerin çözüm üretme kapasitesi yok.

Bazı noktalarda hak eden kişilerin oturmadığına inanılıyor.

Giderilemeyen altyapı eksiklikleri, ülkede bir sistemin yaratılamaması, maddi olanaksızlıklardan ve umursamazlıktan dolayı eksiklerin giderilmemesi, caydırıcı cezaların uygulanmaması gibi bildik ve çok konuştuğumuz konulara değiniyor vatandaşlar.

Dönüp dolaşıp aynı şeyleri konuşuyoruz ama çözüm bulamıyoruz.  İktidara gelen partiler, seçim süreçlerindeki propaganda kitapçıklarına yazdıklarını veya hükümet programına sıraladıklarını maalesef yapmıyor.

Siyasiler, koltuğa oturana kadar her türlü sözü veriyor, iddialı konuşuyor ama göreve geldikleri zaman mazeretlere sığınmaya başlıyor. Tabii ki toplum mutsuzdur, kaygılıdır. Ülkenin genel belirsizliğinin üzerine, bir de hiçbir soruna çözüm üretilemezse bu toplum nasıl mutlu olabilir, nasıl geleceğinden endişe etmeyebilir ki?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.