Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

11.08.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Halka iyice anlatmadan hayati kararlar almayın

Hükümetler yıllardır aldıkları bazı kararlarla ilgili büyük sorunlar yaşıyorlar.

Vatandaşlar tepki gösterir, sivil toplum örgütleri ayağa kalkar, gazeteler günlerce yazar…

Bir karmaşadır gider…

Gözünüzü kapatın ve geriye doğru gidin, tepki çekmiş onlarca karar, uygulama, icraat göreceksiniz.

Yapılan işlerin bazıları tepkiler nedeniyle iptal edildi, bazıları yargıya taşındı iptal edildi, bazılarıysa tüm tepkilere rağmen yapıldı…

Tepkilere rağmen yapılan icraatlar bazı siyasilerin başını yedi, seçim kaybettirdi, bazı partiler bunun bedelini büyük oy kaybıyla ödedi.

Halka rağmen alınan kararlar her zaman olmasa da çoğu kez vatandaş tarafından cezalandırıldı.

Tabii ki halk büyük yara aldıktan sonra, sandıkta siyasiler, siyasi partiler cezalandırılmış, cezalandırılmamış, o kadar önemi kalmıyor.

Ülkemizde birçok siyasinin yaptığı ortak bir hata var.

İktidara gelen siyasiler, seçim sürecinde verdiği sözleri unutarak, “Ben yaparım olur” mantığını benimsemeye başlıyorlar.

Siyasiler koltuğa oturunca kendilerini tanrı gibi görüyorlar ve ne yaparsanız yapın, sizi dinlemiyorlar, yani vatandaşları.

Halkın canını acıtacak kararlar almaktan çekinmiyorlar.

“Yapmayın, etmeyin, yaptığınız yanlıştır” dediğinizde de size düşman oluyorlar.

Halbuki doğru olan, alınacak hayati kararlarda vatandaşların da görüşünü almaktır.

Halkın görüşünü almak, oradan çıkacak ortak görüşe göre hareket etmek en doğrusudur.

Bazen hükümetlerin alacağı karar çok doğru olabilir ama halka yanlış gibi görünebilir.

İşte bu durumda gerekirse günlerce hükümetler halka yapacağı işi anlatmalıdır, bıkmadan usanmadan.

Yapacakları işin iyi yönleri gerçek hayattan örneklerle, dünyadaki iyi benzerleriyle gösterilmelidir.

İyice tartışıldıktan ve halkın onayını aldıktan sonra söz konusu icraat gerçekleştirilmelidir.

Hele de yasalardan ya da anayasadan dönebilecek kararlara ya da icraata imza atılmamalıdır.

Yasalara toslayacak bir icraat için boş yere hem kendilerinin hem de halkın zamanını boşa harcamamalıdırlar.

Bugün Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) ile Lefke Avrupa Üniversitesi’nin (LAÜ) işbirliği tepki çekiyorsa, AÖA’nın kapanacağı hissine kapılmışsa vatandaşlar ve sivil toplum örgütleri, demek ki iyi anlatılamamıştır.

Tepki çekmemek için önceden geniş halk kitlelerine yapılacak olan iş anlatılmalıdır.

Gerekirse çeşitli kesimlere yönelik toplantılar düzenlenmeli, orada tartışılmalı, anlatılmalıdır.

Halka yapacağınızı iyi anlatamazsanız, belki de çok yararlı bir işi yapamaz hale gelirsiniz.

Tartışılsın, belki de sizin göremeyeceğiniz bir sakıncalı durumu başkaları görür, sizi uyarır, doğrusunu yaparsınız.

Tartışmanın, yapacağınız işi halka anlatmanın bir zararı yoktur, tam tersine faydalıdır.

Tabii ki bu toplantılarda herkesin “yanlış” dediği noktaya hiç ellemez ve yine bildiğinizi yaparsanız, halka gitmenizin de bir anlamı yoktur.

“Ben anlatırım, sen bağırsan da çağırsan da patlasan da çatlasan da ben bildiğimi yaparım” mantığı da olmamalı.

Halka ve paydaşlara iyi anlatamıyorsunuz, ondan sonra ortalık toz duman oluyor.

İşte AÖA- LAÜ protokolü... İyi mi şimdi böyle? Yapacağınız işin tadı mı olur bu gürültü içinde?

Halka gidin... Halka gidin anlatın, anlatmaktan korkmayın, karmaşa olmaması için bunu yapın.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.