HUNKAR SAG GIYDIRME
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

20.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Halkının çoğunluğunun isteği dikkate alınmalıdır

Kıbrıs Türk toplumunun büyük bir kesimi garantiler konusunda hassastır.

Toplumumuzun büyük çoğunluğu Türkiye’nin garantörlüğünü istemektedir.

Bazı kesimler, “Şartlar çok değişmiştir, geçmişteki koşullar yoktur, günümüz şartlarında garantiye de garantörlere de gerek yoktur” demektedir, ancak çok acılar çekmiş olan Kıbrıs Türk toplumu, bu sözlere değer vermemekte, kendini yüzde yüz güvende hissetmek istemektedir.

Binde bir ihtimal dahi olsa bu toplum artık bir daha kâbus görmek istememektedir.

Evet Türkiye çok güçlüdür, teknolojisi ve gücüyle bize belki de eskisinden bile daha yakındır ancak toplumumuz Anavatan’ın yasal çerçevede müdahale imkanının olmasını istemektedir.

İnsanımız Birleşmiş Milletler’in de Avrupa Birliği’nin de garantisine güvenmiyor.

Dünyada gelişen birçok olay, insanımızı temkinli olmaya itiyor.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın da toplumun bu hassasiyetine değer vermesi, takdirle karşılanıyor.

Cumhurbaşkanımız garantilerin çağ dışı olduğunu iddia edenlere çok güzel yanıtlar vermiştir.

Kıbrıs’ta çözüm çabalarında birçok konuda toplumumuzun lehine kararlar bekliyoruz ancak garantiler ilk sırada gelmektedir.

Cumhurbaşkanımızın ve ekibinin garantiler ve iki kesimlilik konusunda oldukça hassas olması, geçtiğimiz günlerde bu yönce açıklamalar yapması birçok kişinin yüreğine su serpmiştir.

“Günümüzde garanti sistemi çağ dışı kalmıştır” şeklindeki yaklaşımları eleştiren Cumhurbaşkanı Akıncı, garanti sistemin çağ dışı olmadığını vurguladı.

Akıncı, “Kıbrıslı Türkler güneye geçtikleri zaman araba plakalarından ayırt edilerek ELAM’cılar tarafından hâlâ taşlanıyorsa, bir Kıbrıslı Rum tüccar Kıbrıs Türk patatesi ihraç ediyor diye, işyeri kuşatılıp tehdit ediliyorsa kimse caydırıcı bir tedbirin çağ dışı kaldığını iddia etmesin” dedi.

Akıncı, eğer ezberlenmiş klişeler yerine, günün gerçeklerini temel alan, geçmişteki deneyimleri yok saymayan makul ve gerçekçi bir yaklaşım benimsenirse, üstesinden gelinemeyecek hiçbir konu olmadığını, buna garanti ve güvenliğin de dahil olduğunu söylemiştir.

Cumhurbaşkanı, garanti ve güvenlikle ilgili nihai kararın son tahlilde beşli veya Bürgenstock tipi bir nihai toplantıda varılacak uzlaşmayla halledileceğini, iki toplumun bir uluslararası antlaşmayı tek başlarına değiştirmelerinin mümkün olmadığını vurgulamıştır.

Bu çerçevede, Türkiye’nin bulunacak çözümde önemli bir rolü olduğunu belirtmektedir Akıncı ve bu konuda da çok haklıdır.

Cumhurbaşkanımızın garantilerle ilgili formül arayışına ve “Kıbrıs Türk halkı güvenliğini Türkiye’nin garantisinde görüyor” demesine bazı kesimlerden eleştiriler gelmektedir ancak, o kesimler azınlıktadır.

Cumhurbaşkanının da dediği gibi sarih çoğunluğun düşünce ve algısı önemlidir. Ortada bir risk algısı olduğuna göre, bu riskin gerçekleşmemesi için caydırıcı bir düzenlemenin olması, kurulacak yeni yapının güvenli bir şekilde devamı için gereklidir.

Bir lider halkının çoğunluğunun isteğini dikkate alır, nitekim Akıncı da bunu yapmaktadır.

Cumhurbaşkanı, garantiler ve iki kesimlilikle ilgili hassas davranmazsa, olası bir plana Kıbrıs Türk tarafından “evet” çıkmayacağını çok iyi biliyor.

Kıbrıs Türk toplumu çözüm istemektedir...

Kıbrıslı Türklerin adadaki bir çözüme daha fazla ihtiyacı vardır ancak bu “Nasıl olursa olsun da bir çözüm olsun” mantığıyla olmamalıdır.

İleride yürümeyecek, bozulabilecek bir anlaşma yapmak anlamlı değildir.

Hedef yürüyebilir bir çözüm olmalıdır, bu nedenle toplumun istemleri, hassasiyetleri, endişeleri dikkate alınmalıdır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.