Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

24.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Haydi, çözüm şansına bir el daha verelim

Müzakerelerin çok zor bir dönemeçte olduğunu dün de yazdık...

Bazı okurlarımız, aradı...

“Müzakereler bitmemeli” yorumları, “bitti” ya da “bitmeli” diyenlere göre çok fazlaydı...

Evet, kesinlikle müzakereler, ister bazı temel başlıklardaki zorluklar isterse ELAM’ın aptalca oyunu nedeniyle kesilmemeli...

Zor olduğu açık...

Ancak bunca emek heba edilmemeli.

Rum Yönetimi Başkanı’nın açıklamaları, olaydan duyduğu huzursuzluğu ve üzüntüyü kesinlikle ortaya koymaktadır.

Bir yolu bulunmalı, bir yöntemi saptanmalı ve kesinlikle müzakereler heba edilmemelidir.

En başta liderler olmak üzere, müzakere heyetlerinin yaklaşık 18 aylık yoğun çabalarının boşa gitmemesi gerekmektedir.

Çözüme hiç bir zaman bu kadar yaklaşılmadığı da gayet açıktır.

Bunların da ötesinde, olaya çok iyi niyetle yaklaştıkları ortada olan iki lideri bu kadar kolay harcamak da doğru değildir.

67 yıl önce gerçekleşen bir olayı yeniden gündeme taşımak aptalca bir karardı...

Bu olay ya da bu kararın aptalca olduğuna Sayın Nikos Anastasiadis de katılmaktadır.

Bu olay, Rumlara, Kıbrıs Türk halkının hassasiyetini de aktarmış durumdadır.

Şu yanlış asla yapılmamalıdır.

Rum Temsilciler Meclisi’nin kararı, “ENOSİS kararı” değildir...

1950’deki ENOSİS Plebisiti’nin okullarda kutlanması veya anılmasıyla ilgili bir karardır.

Sonuçta geldiğimiz nokta, Rum halkının büyük çoğunluğunun, “pişmanlık ve özür” noktasıdır...

Dolayısıyla, kesinlikle müzakerelere kaldığı yerden devam edilmesine sahip çıkılmalıdır.

Gelinen nokta heba edilmemelidir.

Varılan uzlaşıların çok olduğu ortadadır, bunca emek boşa harcanmamalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Sayın Anastasiadis yalnız bırakılmamalıdır.

İki liderin de iyi niyetinden şüphe edilmesine ve her ikisinin de gerek kendi halkları gerekse diğer tarafça suçlanmasına da gerek yoktur.

Bu olayı, “bir ders” olarak alıp, kaldığımız yerden devam etmemiz gerektiğine inanıyoruz.

Her iki halkın hassas olduğu bazı konular olduğunu anlamış olduk...

Karşılıklı anlayışın ne olduğunu daha iyi anladık.

Biz hâlâ iki lidere güveniyoruz...

Devam etmelerini istiyoruz...

Ancak; ortada başka konular varsa, asıl sebepler başkaysa, istek olmadığı için bu konu müzakerelerin kesilmesinde mazeret olarak kullanılıyorsa, bunu da iki liderin halklarına dürüstçe anlatması gerekiyor.

Halkın, “sanki müzakereleri koparmak için mazeret arıyorlardı” şeklinde bir görüşü vardır...

Liderler, buna açıklık getirmek zorundadır.

Evet, tekrar ediyoruz:

Liderleri harcamak, bunca emeği yok saymak, gelinen bu aşamayı hiçe saymak doğru değildir.

Bir şans daha kullanılmalıdır.

Kıbrıs Türk halkı için de Rum halkı için de çözüm çok önemlidir ve değerlidir.

İki halkın da geleceği, çözümle çok daha parlak olacaktır.

Evet belki Türk tarafının çözüme daha çok ihtiyacı olabilir ama bu durum, “Rumların çözüme ihtiyacı yok” anlamına gelmemelidir.

İstikrarsız bir siyasi yapı, yani kısaca çözümsüzlük, güneyin en önemli geliri olan turizmi çok rahat olumsuz etkileyebilir. Ama çözüm ortamı, turizmi iki taraf için de patlatır.

Haydi çözüme bir el daha verelim.

Bu kadar kolay vazgeçmeyelim...

Hiçbir şey Kıbrıs’ın, Kıbrıs Türk ve Rum halklarının geleceğinden daha önemli olmamalı...

Tekrar ediyoruz; anlaşmazlık konuları çok fazladır... Güneydeki meclisin son kararı çok iğrençtir... Ama mutlaka bir şeyler yapılmalıdır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.