Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

18.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hükümet ekonomik kriz için yapılan önerileri değerlendirmeli

Ülke ekonomisinin durumunun iyi olmadığını söylemek için uzman olmaya gerek yok.

Ancak uzmanlar da sıkça döviz krizine bağlı ekonomik durgunluğa dikkat çekiyor.

Dövizdeki rekor yükselişe paralel TL’de yaşanan büyük değer kaybıyla ülke ekonomisindeki çöküşün gittikçe arttığına dikkat çeken uzmanlar, sürekli olarak hükümete tedbir çağrısında bulunuyor.

Şu ana kadar hükümetten bu çağrılara cevap gelmedi.

Mutlaka hükümetin bir şeyler yapması gerekiyor.

Eleştiri yapan kesimler öneride de bulunuyor.

Siyasi partiler, sendikalar, sivil toplum örgütleri, akademisyenler; neredeyse tüm kesimler hükümete önerilerde bulunuyor ama bu öneriler karşılık bulmuyor.

Ticaret Odası da hükümete mektup göndererek öneriler yaptı.

Ticaret Odası, ekonomik kriz nedeniyle hayat pahalılığının arttığını, bu gidişle daha da artacağını vurguluyor.

Oda, hayat pahalılığının artmasını önlemek için Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulamalarında indirim yapılmasını istedi.

Türkiye’de bu uygulamanın yapıldığını anımsatan oda, bunu örnek alabileceğimizi kaydetti.

Birçok konuda Türkiye’yi örnek alan KKTC Hükümeti, bu konuda da bunu yapabilir.

Yapılacak küçük dokunuşlarla piyasada ciddi hareketlilik yaşanacağını belirten oda, devletin tüm vergi, resim ve harçlarının TL olarak hesaplaması gerektiğini, döviz kuruna bağlı tüm hesaplamaların da terk edilmesinin şart olduğunu bildirdi.

Ticaret Odası’nın önerileri arasında, döviz kurunun sabitlenmesi; ihale bedellerinin peşin ödenmesi; KDV ve ithalatta alınan stopaj oranlarının yeniden düzenlenmesi; devlet kaynaklı yatırımlara hız verilmesi; yapısal dönüşüm programlarının uygulanması; reel sektör kredi destek programlarının artırılması, kamu- özel ortaklığı modelinin uygulanması da var...

Örneğin, KDV ve ithalatta alınan stopaj oranlarının yeniden düzenlenmesi ile fiyat artışlarının kısmi olarak önlenmesi, tüketici alım gücü ve refah seviyesinin geriletilmemesi amaçlanıyor.

Hazine kabiliyetinin elverdiği ölçüde, genel perakende piyasalarında uygulanan yüzde 16’lık KDV oranının, belirli sektörlerde süreli olarak yüzde 10’a indirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Ayrıca, belirli bir geçiş dönemi uygulamasına gidilerek, bu dönemde stopaj vergisi üst limitinin yüzde 2 olarak belirlenmesi ve bu dönem sonrasında stopaj vergisinin tamamen kaldırılması isteniyor.

Vergi oranlarındaki düşüşün kamu gelirlerini 2017 Bütçesi’nde öngörülen seviyenin altına düşürmeyeceği, bütçe dengesinin nominal olarak korunurken, piyasa dengesinin de korunmasına katkıda bulunulabileceği belirtiliyor.

Ayrıca enflasyon muhasebesi uygulamasına geçilmesi gerektiği belirtiliyor.

Döviz kurlarındaki yükselmeden kaynaklanan kur farkları şirket hesaplarına “kâr” olarak yansıyor. Vergi tahsilatlarında kur farkından kaynaklanan bu farkın vergilendirilmemesi için gerekli “enflasyon muhasebesi” uygulamasına geçilmesi gerektiği kaydediliyor.

Hükümet artık bu önerileri dikkate almalıdır.

Bugüne kadar yalnızca Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, dövizdeki dalgalanmanın durmasını beklediklerini söyledi.

Ancak dalgalanma durulacak gibi değil ve vatandaşlar döviz krizinden kaynaklanan ekonomik çöküş nedeniyle perişan haldedir.

Zaman bekleme zamanı değil, durum gerçekten kötüdür ve halkımız hükümetten gelecek güzel haberleri beklemektedir.

Hükümetler böyle zamanlarda halkının yanında olmalıdır.

Bunca öneri yapılıyor, bunların bir bölümü olsun uygulanmalıdır.

Hükümet, halkının yanında olduğunu bazı tedbirler alarak göstermelidir.

Hükümetin sessiz kalması, umursamaz gibi davranması vatandaşı hem üzüyor hem de sinirlendiriyor.

Hükümet suskunluğuna bir son verip, halkının yüzünü güldürecek, halkına nefes aldıracak tedbirler almalıdır.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.