Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

27.07.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İhmale gelmez

Türkiye’den bir futbol takımının, üçüncü bir ülkede, Güney Kıbrıs’tan bir futbol takımı ile “dostluk” amaçlı futbol maçı yapması, ülkede ciddi yankı buldu.

Bu karşılaşmadan hiç söz etmeyen ancak yaptığı yazılı açıklamadan, konuya içerlendiği gayet net bir şekilde anlaşılabilen Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, “BM iyi niyet misyonu çerçevesinde sürdürülen Kıbrıs müzakere sürecinin bittiğinin açıklandığı bu yeni dönemde Anavatan Türkiye spor takımlarından KKTC sporuna daha fazla destek bekliyoruz” dedi.

Ertuğruloğlu, KKTC'de büyük bir taraftar kitlesine sahip  Türkiye takımlarının  KKTC futbol takımları ile dostluk maçı yapmasının  ilk aşamada sporla uğraşan gençliği cesaretlendireceğini vurgulayarak şunları ekledi:

“Spor alanındaki işbirliğinin artırılması özelde Kıbrıs Türk sporu genelde ülkemizin gelişimine katkı sağlayacak, ülkemiz üzerinde uygulanan insanlık dışı ambargolara karşı sesimizin uluslararası platformlarda daha güçlü duyurulmasına vesile olacaktır. Bu noktada, diğer tüm alanlardaki koşulsuz işbirliğimiz ve ilişkilerimiz de düşünüldüğünde, Türkiye spor kulüplerinin bu beklentimize hassasiyetle cevap vereceğine, desteklerini artıracaklarına olan inancım tamdır.”

 

-*-*-*

Müzakerelerin durmuş veya bitmiş olmasıyla birlikte, KKTC ve TC kanadında, “B Planı, C Planı” gibi daha önce de dillendirilen herhangi bir siyasi planın olmadığı gayet açıktır...

Ne acıdır ki, şu anda, siyaseten hangi yöne, nereye, nasıl gideceğimiz konusunda elle tutulur bir plan veya karar yoktur.

Bunu en üst düzeyde yetkililer de “değerlendiriyoruz” diyerek zaten itiraf etmektedir.

Bu belirsizlik ortamında, bir Türkiye takımı ile Rum takımının dostluk maksatlı, yani hiçbir uluslararası kurumun yasal baskısı olmaksızın maç yapmış olması, kabul edilebilir değildir.

 

-*-*-

 

Peki ne yapmak lazım?

Siyasi anlamda harekete geçmek için acele etmeye pek fazla gerek olmasa da; en başta ekonomik hareketlilik şarttır ve kaçınılmazdır... Bu noktada, Türkiye’nin örneğin Mersin Kapısı, Kıbrıs Türk sanayicisi, üreticisi, hayvancısı, sütçüsü için çok önemlidir...

Ekonomik hareketlilik için, Kıbrıslı deyişiyle, “canımızı yemeliyiz”...

Çok radikal adımlar atmak dahil, tüm Dünya ticaretinin gözünün de üstünde olduğu 80 milyonluk Türkiye pazarına çok daha aktif bir şekilde girebilmeliyiz...

Bunun yanında, kültürel, sportif ve benzer alanlarda da, Dışişleri Bakanımızın dediği gibi, “Türkiye spor takımlarından KKTC sporuna daha fazla destek bekliyoruz”...

 

-*-*-

 

Kıbrıs Türk toplumuna çeşitli yatırımlarla çok daha iyi bir yaşam kalitesi sunmanın tüm yolları aranmalı; gereken her adım atılmalıdır.

Şu anda yapılacak hatalar ve bırakılacak boşluklar, ileride telafisi mümkün olmayan yıkımlara sebep olabilecektir.

İhmale gelmemesi gereken bir aşamadayız...

Siyasi anlamda belirsiz bir atmosferdeyiz.

Hamasetle, vatan – millet – Sakarya tavrıyla karın doymayacağını da çok iyi bilmek zorundayız.

Kıbrıs Türk halkı, hükümetini, daha hareketli ve daha iş bitirici ataklarda görmeyi arzulamaktadır.

Tekrar ediyoruz; ihmale gelmez bir aşamadayız...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.