Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

30.08.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İş yaşamı, tatiller ve güzel yaşam

Bayram tatili bugün başlıyor… 30 Ağustos Zafer Bayramı tatilini ve arife gününü de ekleyerek birleştirdiğimiz Kurban Bayramı’nı 6 güne çıkardık.

Yaz ayları boyunca zaten ülkede bir tatil havası vardı, biz bu tatili daha da taçlandırmak istiyoruz. 6 günlük bayram tatilinin de ardından artık normale dönmemiz gerekiyor. Tatil ne güzel şey değil mi? Maalesef birçok kişi tatilin kaybettirdiklerini göremiyor.

Bankaların arife günü de tatil olması, yarım gün dahi açılmaması, tahminlerden daha fazla kesimi mağdur etti.

“Ne olacak ki, yarım gün ne kazandıracak?” demeyin, o yarım günün çok büyük önemi var.

Bu tür tatillerden özellikle özel sektör çok fazla etkilenmektedir.

Elbette insan yaşamında tatile de gerek vardır ama ülkemizde çok fazla tatil var.

İş yaşamı ciddiyet ister, sürekliliğin önemi vardır, bazen kaybedilecek bir saatin bedeli çok ağır olabilir.

Tabii bu anlattıklarımız birçok kişi için bir şey ifade etmediğini biliyoruz ama birçok konuda dünya gerçeklerine ters davranışlar içindeyiz. İş yaşamının, ekonominin ciddiyet istediğinin farkında bile değiliz.

Hükümetler uzun tatil verirken, tüm sektörlerin durumunu dikkate almalıdır.

Türkiye’de de verilen 10 günlük tatil turizmcileri sevindirdi ama diğer sektör temsilcilerinden büyük tepki gördü.

Türkiye’de iş insanları, tatil süresinin 10 güne çıkarılmasının ekonomiye olumsuz olarak yansıyacağını söylüyor.

Mesela Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, “Turizm sektörünün beklentisini anlıyoruz. Fakat uzun süreli tatillerin piyasaya olumsuz etkilerini de dikkate almak gerekiyor. Zaten bayram süreleri yeterince uzundur. Bir de bu sürelere ekleme yapınca tatil süreleri 10-12 güne çıkıyor. Türkiye zor bir süreçten geçerken tatili değil çalışmayı düşünmeliyiz” dedi.

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) Başkanı Abdullah Erdoğan ise “Tatil süresinin kaç gün olacağı uzun süredir gündemi meşgul ediyor. Keşke istihdamı, çalışmayı, üretmeyi de bu kadar sık gündeme taşısak. Tatil süresinin uzunluğu turizm sektörüne olumlu yansıyabilir ancak biz ekonominin bütününe bakmalıyız. Aksi halde Yunanistan ekonomisi gibi tembelleşip çökebiliriz” diye konuştu.

Antalya Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Başkanı Ali Bahar da “Bayram tatilinin uzaması Türkiye geneline bakıldığında iş kaybına neden olacaktır” dedi.

Bu türlü açıklamaları daha da artırabiliriz. İş insanları “Tatili değil, çalışmayı düşünmeliyiz”, “Tatillere alışırsak, Yunanistan ekonomisi gibi tembelleşip çökeriz”, “Tatiller iş kaybına neden olacak” gibi uyarılarda bulunuyor.

Türkiye’nin dev ekonomisi tatillerden rahatsız oluyor, biz etkilenmiyor muyuz?

Aslında Türkiye’deki iş insanları gibi ülkemiz iş insanları da endişe duyuyor.

Hatta Kuzey Kıbrıs iş yaşamı, ekonomisi çok daha fazla çalışmayı gerektiriyor.

Çok daha fazla çalışmalıyız, üretmeliyiz, süratle tüketim toplumu olmaktan uzaklaşmalıyız.

Doğru yatırımları değerlendirsek, istihdamı artırsak, insanların alım gücü artsa, ülke insanı bu kadar mutsuz olmazdı.

İstihdam artsa, işsizlik sorunu diye bir sorunla uğraşmasak, ucuza üretsek, ucuza satsak, hayat ucuzlasa mutlaka insanlar daha mutlu olur ve hükümetler üzerindeki baskılar da azalır.

Ülkemizde zaten herkesin üzerinde bir ölü toprağı var, ülke durağan bir görüntü veriyor, ileriye dönük iyi işaretler göremiyoruz.

İşte yukarıdaki işadamlarının da dediği gibi tatillerden çok çalışmayı, üretmeyi, ülke ekonomisine katkı koymayı düşünmeliyiz.

Tabii çalışmak, üretmek derken, bir kesimi değil ülkedeki tüm kesimleri kastediyoruz. Bir kesim yatıp, bir kesim çalışarak olmaz.

Çarkların bir bölümü değil, tümü çalışmalı. Çarkların toplamı, tüm ülke yaşamı için dönmeli. Herkes bunları anlayabildiği, kavrayabildiği zaman hayat daha güzel olacak. Tatillerle hayatın güzelliği geçicidir, aldatıcıdır. Yaşanabilir, refah bir düzen yaratıldığı her şey rayına girecektir.

Güzel hayat, suni mutluluk veren tatillerle değil, ekonomisi güçlü refah ülkelerdeki toplumların elde ettiği değerlerle, gerçek insani değerlerle mümkündür, bizdeki gibi sıkıntılarla, yokluklarla, imkansızlıklarla değil…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.