Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

12.08.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kanser korkusu

Kanser, ülkemizin en ciddi sorunlarından birisidir.

Yakınlarından birisi kanser olmayan insan yoktur neredeyse ülkemizde.

Nasıl, nereden geleceğini, bizi ne zaman teslim alacağını da bilemediğimiz kanser, tabiatıyla ülkenin korkulu rüyasıdır.

Vatandaşlarımız, “kansere yol açan” ya da “yol açtığı söylenen” ne varsa ondan uzak durmaya çalışıyor, kendisine tehdit gördüğü hiçbir şeyi etrafında görmek istemiyor.

Zaman zaman vatandaşlarımız çevrelerinde kendilerini kanser hastası edecek tehditler olduğunu söyleyip eylemler yapıyor, yetkilileri uyarıyor.

Kimi zaman köylerde kimi zaman kentlerde bu tür şikayetleri, eylemleri görmek mümkün.

Kimisi asbestli su borularından, kimisi baz istasyonlarından, kimisi gaminilerden (kömür üretim ocağı), kimisi elektrik santralinden, kimisi CMC atıklarından, kimisi yiyeceklerdeki zehir kalıntılarından, kimisi limandaki dökme yükleme-boşaltmadan şikayet ediyor.

Gazetelerde bu tür haberler çıktığında hükümet yetkilileri ya da şikayete maruz kalan diğer kesimler gerekli hassasiyeti göstermiyor.

Bir tarafta kanserden korkan bir kitle, diğer tarafta “kansere neden olduğu söylenen” potansiyel tehditleri umursamayan ya da söylendiği kadar zararı olmadığını iddia edenler var.

Bazı bölgelerde gerçekten kanser vakalarına daha fazla rastlanıyor.

Bir çevre felaketine neden olan CMC’nin bulunduğu Lefke bölgesinde çok fazla kanser vakası var ve halk bunu CMC’ye bağlıyor.

Çevre felaketi o kadar belirgin ki bu bölgede, atıkların bulunduğu alanlarda ot bile çıkmadığını, tek canlıya rastlanmadığını gördüğünüz zaman başka bir şey düşünemiyorsunuz.

Bazı bilim adamlarının da bu yönde yaptığı açıklamalar tabii ki insanları korkutuyor, bu sorundan kurtulmak istiyorlar.

Mesarya’da bazı köylerde insanlar bu çağda artık asbestli borulardan su içmek istemiyor ama halen sorunlarına çare üretilebilmiş değil.

Asbestli su borularının bulunduğu köylerde kanser vakalarının artması nedeniyle köylüler, “asbest nedeniyle kanser oluyoruz” diyor. Korkmakta haksız mıdırlar?

Teknecik Elektrik Santrali’nin bulunduğu bölgede, havadan yağan küller, kömür tanecikleri insanları tedirgin ediyor.

Bölge halkı, yıllardır “Üzerimize zehir yağıyor” diyor, bu durumdan şikayet ediyor, zehirlenmekten korkuyor ama soruna çözüm bulunamıyor. Santrale bir filtre takılamıyor.

İnsanlar baz istasyonlarından korkuyor, yaşadığı apartmanın tepesinde bunların bulunmasını istemiyor.

Gazimağusa Limanı bölgesinde yaşayanlar, dökme yüklerin çıkardığı toz topraktan yıllardır bıktı, usandı, onlar da sağlıklarının bu yüzden bozulduğuna inanıyor.

Birkaç gündür Yayla köylülerinin şikayetleri, korkuları yer alıyor gazetelerde.

Yayla’da 21 yılda 104 kişi ölmüş, bunlardan 62’si kanserden dolayı hayatını kaybetmiş. Halen 20 kişi de kanser hastasıymış.

Yayla halkı, bölgedeki gaminilerden şikayetçi, “kaçak gaminiler kapatılsın” kararına dahi uyulmadığını söylüyorlar.

Baz istasyonları ve bilinçsiz kullanılan tarım ilaçları da korkutuyor Yayla halkını.

Köylüler, sorunlarına çözüm bulabilmek için dernek bile kurdu. Yayla Sağlık ve Araştırma Derneği, sorunlarına çözüm bulmak için çalışıyor.

Köylülerin ciddi iddiaları var, yetkililerin Yayla halkının şikayetlerine kulak vermesi gerekiyor.

Sağlığından endişe eden, kanser korkusu yaşayan tüm bölgelerin sorunlarına kulak verilmelidir.

Bir bölgede kanser vakaları artmışsa, ölümler oluyorsa mutlaka araştırması yapılmalıdır.

Hangi bölgede kanser vakalarının artış gösterdiği, bunların nedenleri mutlaka araştırılıp bulunmalı, ülke genelinin bir istatistiği, bir haritası çıkarılmalıdır.

Halkını düşünen yöneticiler, üzerine düşeni yapmalıdır.

İlla ki vatandaşların eylem yapması, yollara düşmesi, gazetelere konu olması mı gerekiyor?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.