Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

06.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kaosa, kargaşaya gerek yok

Avrupa’nın en büyük gücü, AB’nin en önemli ülkesi Almanya’nın Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, “Kıbrıs'ta anlaşmaya hiç bu kadar yaklaşılmamıştı. Bu, acilen ihtiyaç duyduğumuz Avrupa'nın istikrarına yönelik bir mesaj olacak” dedi...

Alman bakanın bu sözleri çok önemlidir... Öylesine söylenmemiştir ve Kıbrıs sorununun gerçekten çok ciddi bir aşamada olduğunun en çarpıcı işaretleri arasındadır.

Kıbrıs sorununda, belki de Annan Planı döneminden de daha iddialı bir “çözüm süreci” yaşamaktayız...

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, AB’nin en üst düzeyi ile görüşmeler yapmak üzere Brüksel’de...

Bir ay kadar sonra, İsviçre’de çok önemli bir müzakere süreci yaşanacak ve belki de beş – altı gün içerisinde hatta ondan da kısa sürede, olası bir anlaşma ortaya çıkacak... Bir plan... Ve bu plan, Kıbrıs’ta iki halkın onayına sunulacak...

2017’nin ilk çeyreği, Kıbrıs’ın ve haliyle Kıbrıslı Türklerin geleceği açısından çok önemli günlere sahne olacak...

Bu süreç tüm ciddiyetiyle devam ederken, ülkemiz, iç siyasetinde, sosyal ve ekonomik açılardan da olağanüstü günler yaşanıyor.

Bugün genel grev var...

Kamuda örgütlü sendikaların tamamına yakını ülkeyi felç edecek.

Grev, çalışanların elbette en doğal hakkı...

Ancak, hükümet ve sendikalar arasında; tıpkı Kıbrıs müzakerelerindeki gibi bazı noktalarda orta yol bulunmasının kaçınılmaz olduğu inancındayız.

Hükümet ve sendikalar, zıtlaşma, kutuplaşma ve kavga etme yerine, birçok konuda orta yolu bulmakla mükelleftir.

Şu anda hükümet krizi ya da erken seçim, çözüm değildir... Olası bir erken seçim, ne müzakereler ne de ekonomi açısından “iyi bir ilaç” olur...

Şu anda yapılması gereken, sendikaların da hükümetin de “çare” yani “iyi ilaç” bulmak için yoğunlaşmalarıdır.

Cumhurbaşkanı Akıncı’ya destek vermeleridir.

Mevcut sosyal ve ekonomik kavgaya önümüzdeki bir ayın hemen sonrasında şekillenmesi muhtemel çözüm planı kavgası da eklenirse, içinden çıkılmaz bir durum oluşabilir.

Haliyle, Ocak 2017’nin ilk haftasından sonra İsviçre’de gerçekleştirilecek “tarihi buluşma” ve bu “tarihi buluşma” çerçevesindeki zorlu pazarlıklar, halkımızın geleceği adına çok önemlidir.

Sendikalar ve hükümet, derhal masaya oturmalıdır.

En azından saatler konusunda hükümet geri adım atabilir; maaş artışı konusunda ise sendikalar daha “verici” olabilir...

Bakanların, hükümetin istifasının istenmesi, kaosun büyümesi değil midir?

İstifası istenen bakanlar üç beş ay önce o koltuklara oturmuşlardır.

Evet, korkunç kaza ve bu kazada ikisi çocuğumuz, üç insanımızı yitirmenin acısının mutlaka bir sorumlusu olmalıdır ama bu sorumlu, tek başına şu andaki hükümet değildir.

Hep birlikte bu sorunlu ve sorumluluk gerektiren dönemi atlatmak; İsviçre müzakerelerine kadar iç siyaseti “boşa almak”; yapılması gereken doğru bir hareket olur inancındayız.

Mutlaka ortak yol bulunur... Bulunmalıdır... Saatlerin geri alınması dahil, trafik ve örneğin ağır vasıtalarla ilgili tedbirler birlikte değerlendirilir...

Kaosa ve kargaşaya hiç gerek yoktur.

Kıbrıs Türkü’nün geleceği ellerinizdedir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.