Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

17.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kendi yolumuza yürüyeceksek...

Kıbrıs sorunu bir dönüm noktasına, belki de mutlak sona erişe yaklaşıyor...

Kopma noktası veya kader anı olarak da adlandırabileceğimiz bu dönüm noktası artık kaçınılmaz gibi duruyor...

1955'ten hesaplarsak 62 yıldır, 1963'ten alırsak 54 yıldır, 1968'den alırsak 49 yıldır ve 1974'ten çıkarsak 43 yıldır hiç bir yere varamadı... Bir 43 yıl; ya da bir 62 yıl daha mı beklenecek?

Hayır beklenmeyecek...

Ayaklarımızı yere basmak zorundayız...

Sağlam bir zemine...

Her an "lağvedilecek" bir devlette ya da her an başka bir devletin "yaması" olacak bir sistemde veya her şeyiyle anavatan tarafından yönetilen bir uyduda yaşamanın "doğru" bir yaşam olmadığından eminiz...

-*-*-

Artık sistem değişikliği için kesin bir karar vermenin ve çok şeffaf, çok demokratik, çok hesap verebilir yeni bir sistemin tartışılmasının zamanı gelmiştir.

Hükümetlerimiz ne yazık ki özellikle 43 yıldan beri, vatandaşları için güvenli, sağlıklı, istikrarlı ve adil bir ortam sağlayamadı...

Her alanda, her sektörde ama en başta da kamuda, en basit ifadeyle ciddi "israf" ve "laçkalık" var.

Siyasete güven sarsılmış durumdadır.

Milletvekillerinin tümü, bir çok çevre tarafından "bakan olma sevdalısı çıkarcı karakterler" olarak görülmektedir ki bunun doğru olmadığı apaçıktır...

Bundan önceki bütün hükümetlerin belki çaresizlikten, belki iş bilmezlikten dolayı yaratmış olduğu siyasi düzen veya sistem, kesinlikle dibe vurmuş durumdadır.

-*-*-

Tarımda, hayvancılıkta, sağlıkta, eğitimde, bayındırlıkta, ulaşımda, ormancılıkta, ticarette çok ciddi ihmaller nedeniyle, inanılmaz büyüklükte kayıplar yaşanmış; insanımız mutlu olmayı, üretip kazanmayı unutur hale gelmiştir.

Demokrasi, eksiktir.

Şeffaflık yoktur...

-*-*-

Peki ideal olan nedir?

İdeal olan illa ki "Başkanlık sistemi" değildir.

Ancak mevcut yapısıyla "Parlamenter sistem"in çalışmadığı gayet açık bir şekilde ortadadır.

Yürütme ile yasama bir biri içerisine girmiş hatta karışmış durumdadır.

-*-*-

İsviçre'de olduğu gibi, halk oylamaları yoluyla vatandaşların görüşlerini ifade etme fırsatının dahi olabileceği; mükemmel bir sağlık sistemi, birinci sınıf eğitim programları, düşük hava ve su kirliliği, en üst seviyede konuşma ve ifade özgürlüğü, kendini savunma hakkı ve istikrarlı bir ekonomik ortamı bulunan bir KKTC kurmak hayal değildir.

Bunun için "iyi bir yönetim" şarttır.

İyi yönetim, güvenilir olmalıdır.

Mesele, çok para kazanma, daha yüksek gelir seviyesi meselesi de değildir.

Kendi yolumuzda yürüyeceksek; demokrasi, hukukun üstünlüğü, sosyal güvenlik, sosyal adalet, insan hakları, toplumsal güvenlik, işsizlik, çevre, bayındırlık, ulaştırma, eğitim, sağlık gibi başlıklarda, en küçük sıkıntımızın dahi olmaması gerekmektedir.

Mevcut yapı, kendi yolumuzda sağlam bir şekilde yürüyebilmenin en büyük engelidir.

Oturup düşünmeliyiz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • mete
    18.05.2017

    Biz KKTCliler günümüzü gün ederek ,düşe kalka yolumuza devam ediyoruz azlara kanaat getirerek.Nekadarda boynumuz buruk olsa bile gururumuzu incitmeyiz.Sınırsız bir adada eşit haklarda yaşamaya özenen bir halk olmaya da devam edecek güçdeyiz.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.