Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

21.06.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kıbrıs sorunu ve ekonomi

Kıbrıs sorununun çözülmesinin, gerek Kuzey, gerekse Güney açısından çok olumlu etkilerinin olacağı, konuyla ilgilenen çok farkı profesyonellerin dile getirdiği bir gerçektir...

Gerginlik ve ateşkes durumu; en başta turizm olmak üzere, Ada'nın her iki tarafındaki tüm sektörleri olumsuz etkileyebilecek potansiyele sahiptir.

Güvenlik ve garantilerle toprak ve mülkiyet konuları elbette sıkıntılı konulardır... Ancak, iyi niyet ver karşılıklı anlayışla yaklaşıldığı zaman, "çok zor çözülebilecek", ya da "çözülmesi imkansız" konular olduğuna inanmıyoruz...

Sonuçta bir anlaşma olacaksa, bu anlaşmanın veya çözüm planının iki halka sorulacağı gerçeğinden de yola çıkarsak, endişe edilmesi gereken bir şey olmadığından da eminiz...

-*-*-

Çözüm olsun veya olmasın; bir sonuca ulaşılsın veya ulaşılmasın; Kıbrıs'ın Kuzeyi’nde, kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomi ve daha güvenilir bir siyasi yapının bulunması kaçınılmazdır.

Asıl sıkıntı buradadır.

Kıbrıslı Türkler için esas sorun, çözüm ya da çözümsüzlük ortamında, ekonomi ve siyasi anlamda "zayıf" olmamak, gelecekten endişe duymamaktır.

Bu yüzden, elimizden geleni yapmak, yatırımcı çekebilmek, yatırımları artırmak, yatırımların önündeki anlamsız bürokratik engelleri kolaylaştırmak şarttır.

Turizm sektörü ve üniversitelerle ilgili çok ciddi planlar yapmak, kaliteyi düşürmemek, olası spekülasyonlara ve karalama politikalarına karşı tedbirler almak kaçınılmazdır.

Patatesin, narenciyenin ihracatında sıkıntı yaşanmaması için çok ayrıntılı ve titiz çalışmalar yapılmalıdır.

İhraç edilebilecek ürünler çoğaltılabilmelidir.

Türkiye'den gelen suyun özellikle tarımsal alanlarda kullanımında hız artırılmalı, bir an önce özellikle narenciye bahçelerine su ulaştırılmalıdır.

Hükümetin, küçük esnaf, hayvancı, süt imalatçısı, sanayici ve tüccar ile sıkıntısı olmamalıdır.

Her gün çeşitli meslek gruplarının grev veya eylem tehditleri değil, sorunlarının çözüm önerileri öne çıkmalıdır.

Tüm bu konularda hükümetin görevi çok fazladır, sorumluluğu hata kaldırmaz bir noktadadır.

-*-*-

Çözüme gelince...

İki toplumun müzakere kadrolarının Crans - Montana'ya en hazır şekilde gideceklerinden eminiz.

Her iki lidere ve ekiplerine, başarı dileklerimizi iletiyoruz.

Olası bir çözümün, bölgemize, anavatanlara ve AB'ye de belirgin bir huzur getirmesi söz konusudur.

Özellikle anavatan Türkiye'nin sorunla alakalı ağırlığı, diğer aktörlere göre daha fazladır.

Türkiye'nin rahatsız olmayacağı bir çözüm planının önemi de "inkar edilmemesi gereken" bir konudur.

Türkiye dışlanarak, Türkiye'nin hakları budanarak, Kıbrıslı Türklerin Türkiye ile ilgili özellikle güvenlik ve garanti beklentisi "yokmuş" gibi davranılarak bir çözüm planına ulaşmaya çalışmanın doğru olmayacağı, kabul görmeyeceği de bilinmelidir.

-*-*-

Kıbrıs'ta tüm tarafların kabul edebileceği, tüm benzer sorunlara örnek olabilecek kalıcı bir anlaşma mümkündür.

İnişli çıkışlı, bazen sıkıntılı, bazen umutlu müzakereler süreci artık çok uzadı...

İnatla ve ısrarla, karşılıklı kabul edilebilir bir çözümü savunmayı sürdürüyoruz...

Türkiye'deki CHP'nin bir sözcüsünün özellikle Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı'yı hedef alan ve "Kıbrıs satılıyor" gibi, ciddi anlamda çağdışı kalmış açıklamasının doğru olmadığını da eklemek istiyoruz...

Ancak, Kıbrıs'ta, Crans - Montana ve belki sonrasındaki çok kısa bir dönem içerisinde net bir sonuç alınırsa ne ala...

Alınmazsa, çok iyi bilinmelidir ki; "herkes kendi yoluna"...

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.