HUNKAR SAG GIYDIRME
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

22.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kirlilik tüm Akdeniz’in en büyük derdi

KIBRIS’ın dün ön sayfasından yayınladığı “Atık sular arıtılmadan denize deşarj ediliyor” başlıklı haber, ülkemiz yöneticileri tarafından çok ciddi şekilde değerlendirilmelidir.

Çünkü, turizm ülkemiz için çok önemlidir ve eğer turizmde bir yerlere gelmekse hedefimiz, “Akdeniz'e pisliğini bırakan bir ülke olmak” istemeyiz...

Devlet bu konuda ne yapabilir?

Devlet, tanınsa da tanınmasa da, kontrolü altındaki sahillerde ve kara sularında, en küçük kirlenmeye yol açabilecek her türlü faaliyeti engelleyebilir. Engellemelidir.

Mesela, misafirlerinin atıklarını denize bırakan bir otel, ülke turizmine yılda milyonlar kazandırsa da, kapatılabilmelidir... Kapatılmalıdır...

Akdeniz, yaklaşık olarak 2,5 milyon metrekarelik bir iç denizdir.

Ortalama derinliği bin 500 metre, kaydedilen en derin noktası ise 5 bin 265 metre ile Calupso Çukuru’dur... Bu çukur, İyonya Denizi, İyon Denizi ya da Yanya Denizi diye bilinen yerdedir.

Tüm Akdeniz’in toplam sahil uzunluğu 42 bin kilometredir.

Kuzey Kıbrıs sahillerinin uzunluğu 396 kilometre, Güney Kıbrıs Sahil şeridi uzunluğu 307,60 kilometre ve Ada’da bulunan iki adet İngiliz Egemen Üsler Bölgesi sahil şeridi uzunluğu 78,90 kilometredir.

Kıbrıs, Akdeniz’in en büyük üç adasından biridir...

Malta, Girit, Korfu, Sardinya, Korsika, Sicilya ve Mayorka, öteki büyük ölçekli adalardır...

Akdeniz’in İngilizce adı “Mediterranean”, Latince'deki “mediterraneanus” kelimesinden gelmektedir ve anlamı “Yerkürenin ortasında” ya da kısaca “iç”tir...

Akdeniz kıyılarını her yıl ortalama 220 milyondan fazla turist ziyaret etmektedir...

Akdeniz’in sadece yüzde 1’i korunmaktadır ve kıyılardaki ormanlık alanların yüzde 85’i, son bir kaç yüz yıl içerisinde tamamen yok olmuştur.

Akdeniz dendiği zaman akla ilk gelen, güneş ışığı, beyaz kumsallar ve ılık sudur... Çok rahat bir yaşam tarzı, Akdeniz’in en önemli özelliğidir. Turizm için en ideal alanlar, bu bölgededir...

Avrupa, Afrika ve Orta Doğu’da 24 ülkenin; KKTC’yi de sayarsak 25 ülkenin Akdeniz’e kıyısı bulunmaktadır.

Akdeniz, evet turizmin en önemli alanıdır; Dünya’nın en yaşanır, en güzel iklimine sahip olduğu kabul edilmektedir...

Ancak bir özelliği daha vardır ki işte KIBRIS’ın dünkü ön sayfa haberi de buna işaret etmektedir...

Akdeniz, en az korunan denizdir ve bölgedir...

Biz buna katkı koymayalım. Biz, bu en az korunan denizleri kirletecek sorumsuzluklardan kaçınalım...

Üzerimize düşeni yapalım...

Bunu yapacak olan da hükümettir.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) Akdeniz’in aslında en büyük tehlikesinin turizm olduğunu belirtmektedir.

Eğer bu konuda geriye kalan 24 ülke ile birlikte, biz de dikkatli olmazsak, atıklar konusunda gerek yerel yönetimler, gerek otel yöneticileri çaba harcamazsa, yakın bir gelecekte, Dünya’nın en temiz denizlerine giremeyeceğiz...

Her yıl 220 milyon turistin artarak ziyaret ettiği Akdeniz'de, denizlerin kirliliğinin en birincil sebepleri arasında, kontrolsüz inşaat projeleri ve “kalabalık” turizminin geldiği de WWF’in raporları arasındadır.

Ciddi planlar, ciddi projeler ve her türlü koruyucu tedbir olmadan yapılacak turizm, birkaç yıl içinde çökebilir...

Kıyılarımızın bittiği gün, turizmimizin dibe vurmayacağını kimse savunmaya kalkmasın lütfen.

Demek ki mesele çok ciddidir...

Herkes, üzerine düşeni yapmalıdır.

Akdeniz’in daha fazla kirlenmemesi için, elimizden gelen çaba gösterilmelidir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.