HUNKAR SAG GIYDIRME
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

11.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kumar, bahis ve devlet otoritesi

Bazı kimseler kabul etmese de kumar bu ülke için önemli sorundur.

Kumar derken, bet ofisleri de bundan ayırmıyoruz.

Hatta girilmesi daha kolay olduğu için bet ofisler, başta genç nesil olmak üzere toplumumuz için belki de daha büyük tehlikedir.

Her ne kadar da ülkemizdeki kumarhanelere Kıbrıslı Türklerin yani yerli halkın girmesi yasaksa ve bet ofislere yaş sınırı konulsa da bunların çok rahat delindiğini herkes bilmektedir.

Girilmesi yasak olan kumarhaneler maalesef vatandaşlarımızla doludur.

Bet ofislere ya çocuklar girmekte, ya da kendinden birkaç yaş büyüklerine oynatmaktadırlar.

Yakın zamanda kumar ve bet ofis mağduru insanların intiharlarına tanık olduk.

İntiharlar nedeniyle Mağusa bölgesinde bet ofisler için eylem bile düzenlendi, “etrafımızda, bölgemizde, mahallemizde bet ofis istemiyoruz” diye haykırdı insanlar.

Birçok insanımız kumar yüzünden batmış, bunalıma sürüklenmiştir.

Ülke ekonomisine, turizmine, devlet bütçesine önemli katkı yaptığı söylenen kumarhaneler ve bet ofisler iyi denetlenmediği için aklımıza bir soru geliyor; “Para mı, halkımızın güvenliği mi?”

Evet bu ülke için para önemlidir ama insanımızın sağlığı, geleceği, huzuru daha önemlidir.

Devlet koyduğu yasalara uyulmasını sağlamalıdır.

Yasalar, kanunlar iş olsun diye yürürlüğe konulmaz.

Maalesef devletimiz “denetim” özürlüdür.

Her alanda yaşanan “denetimsizlik” kumar sektöründe de fazlasıyla hakimdir.

Vatandaşı sömüren bu yerlere esas girmesi gereken yetkililer, neredeyse giremez, dokunamaz haldedir.

Bazı kumarhanelerde mafya türü işler dönmekte, zaman zaman hesaplaşmalar olmakta, hatta kısa süre önce olduğu gibi kurşunlar konuşmaktadır.

Bu küçücük ve huzurlu olması gereken ülkemize yazık değil mi?

Neden mafyanın, karanlık odakların hesaplaşma yeri olsun bu cennet ada?

Bize göre bu konuda ciddi ciddi düşünülmesi gerekir.

“Para getirsin de kim olursa olsun” mantığı iyi bir mantık değildir, kimdir ülkeye gelenler, kimlerle ilişki içindedir, neler yapılıyor oralarda, bunların iyice kontrol edilmesi, oralara bir devlet otoritesi olduğu hissettirilmelidir.

Kaldı ki kumarhanelerde dönen paranın ne kadarı ülke ekonomisine katkı yapıyor, o da ciddi şekilde tartışılmaktadır.

Kumar turizminin ne kadarının ülke turizmine katkı yaptığı yönünde ciddi şüpheler vardır.

Bu şüphelerin ortadan kalması lazımdır.

Bu karmaşa, bu sisli görüntü içinde işini doğru yapmaya çalışanlar da zan altında kalmaktadır.

Türkiye polisinin İngiltere, Kıbrıs, Japonya, Çin ve Hindistan’da internet aracılığıyla yasa dışı bahis oynatan Londra merkezli organizasyona yönelik operasyonu konuşuluyor birkaç gündür.

Böyle bir operasyonun içinde Kuzey Kıbrıs’ın da olması gerçekten hem üzücü hem de korkutucudur.

Japonya, Çin, Hindistan’ın arasında Kuzey Kıbrıs’ı düşünebiliyor musunuz?

Bağlantılı ülkeler Türkiye, İngiltere, Japonya, Çin, Hindistan…

Kuzey Kıbrıs’ın gerek coğrafyası, gerek nüfusu, gerekse teknolojik ve ekonomik yeterliliği hangisiyle yarışabilir?

Kuzey Kıbrıs’ın ne işi var bu ülkelerdeki kaçak bahis oynatma olayı içinde?

Aslında bu operasyon ortaya çıkmadan da ülkemizde sanal kumar oynatıldığı söylentileri dolaşıyordu ama yetkililerimiz bu konuda kılını kıpırdatmadı.

Hatta kimilerine göre bunlar, söylentiden, dedikodudan öte bir realitedir ama devletimiz henüz bir Bilişim Yasası’nı dahi geçirememiştir.

Maşallah işlerine gelen kararları bir gecede alırlar ama toplum yararına olacak yasalar bekletilir.

Meclisin açılmasını bekliyorlarmış, hade bakalım meclis açılınca da göreceğiz, takipçisi olacağız.

İnsanı üzen şudur; neden güzelliklerimizle değil de böyle gayrı yasal işlerle anılıyoruz?

Sicilimize bakın; silah kaçakçılığı, sigara kaçakçılığı, gayrı yasal bahis çetesi...

Amerikalıların hazırladığı insan hakları raporunda Kuzey Kıbrıs, insan kaçakçılığı, kadın ticareti ile anılıyor...

Niye bunlarla anılalım?

Devletimiz ne diye gayrı yasal işlerin yatağı olarak görülsün?

Yaşanabilir, huzurlu, onurlu bir ülke olmak için bizi kirleten ne varsa temizlememiz lazımdır.

Tabii bunun için de kararlı bir devlet, kararlı devlet adamlığı şarttır.

Otoritesini ortaya koyamayan devlet, her zaman bu gibi sorunlarla boğuşmaya mahkumdur ve gelecek de o devlet için karanlıktır.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.