HUNKAR SAG GIYDIRME
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

12.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Laboratuvar konusu ürkütüyor

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda dün Sağlık Bakanı ile eski bakan birbirini suçlayan açıklamalar yaparken, insan sağlığı açısından çok çarpıcı bilgiler verdiler...

Mesela,  Sağlık Bakanı Dr. Sucuoğlu, Devlet Laboratuvarı'nı iki kez su bastığını hatırlatırken, şöyle dedi:

“... Burası iki kez sele maruz kaldı. Tedbir yok. O su çekildi, nereye atıldı. Allah bilir.”

Kimyasal karışmış su çekildi... Ama nereye atıldığını bir tek Allah biliyor!

Kim bilir, belki de o suyu yeniden kullandığımız bir dereye de dökmüş olabilirler!

Allah biliyor!

Ama devletimizi yönetenler bilmiyor!

Laboratuvar yangınında, bin 397 farklı maddenin yandığı da dün Meclis'te açıklandı...

Ahmet Gülle açıkladı...

Ve bu maddelerin halk sağlığına, çevreye zararının ne olduğunu bilen de yok!

Allah bilir!

Ahmet Gülle, Devlet Laboratuvarı’nda insan sağlığına hiçbir hassasiyet gösterilmediğini de ileri sürdü.

Gülle, Sağlık Bakanlığı yetkililerinin olaya “maddi hasar var, insan sağlığını tehdit edecek durum yok, personel burada çalışılabilir” şeklinde yaklaşıldığını da iddia etti.

Bunlar korkunç iddialar...

Yine Gülle, “Tetkikler 65 gün geç yapıldı, kan numuneleri Türkiye’ye 20 gün geç gönderildi, buna rağmen10 kişinin kanında ağır metale rastlandı. Sadece bu insanların değil, yangın sonrası göreve çağrılan personelin tedavi edilmesi gerek. Sağlık Bakanlığı’nın bu konunun önemini kavramadığını düşünüyorum” diyor...

Sağlık Bakanı ne diyor peki?

Bakan, bir yandan, geçmiş dönemdeki sağlık bakanlarından biri olan ilk konuşmacı Dr. Gülle'yi suçluyor; eleştiriyor... Bir yandan da inanılmaz derecede ürkütücü açıklamalara, adeta o da katkı yapıyor...

Sucuoğlu, “Sayın Gülle’nin bakanlığı döneminde burada hiçbir şey yapılmadı. Buradaki insanlar patlamaya hazır bir bomba üzerinde çalışıyordu” derken, yine Gülle'nin bakanlığı dönemini kapsayan günlerde, Devlet Laboratuvarı’ndan Sağlık Bakanlığı’na “elektrik sistemimizde problem var” şeklinde bir yazı gönderildiğini ve yardım istendiğini ifade ediyor...

Sağlık Bakanı, “O dönemde Sağlık Bakanı Ahmet Gülle’ydi. Kimse buraya gidip o sorunla ilgilenmemiş. Geçmişin sorgulanmasını bu nedenle istiyorum. Bu noktaya kendiliğinden gelinmedi, ihmal nedeniyle gelinmedi” diyor...

Sucuoğlu, 20 yıldır burada çalışan insanlara kan tahlili yapılmadığını ekliyor.

Laboratuvarda bekçi olmadığını itiraf ediyor...

İçinde ciddi atıklar olduğunu kabul ediyor ama en korkuncu, yukarıda da vurguladığımız sözleri:

"... Burası iki kez sele maruz kaldı. Tedbir yok. O su çekildi, nereye atıldı. Allah bilir”...

Çalışanların durumunu mu merak ettiniz...

Bakan, gayet rahat açıklıyor... Bakın, çalışanların durumu şöyle:

“... 52 çalışanın 10’unda ağır metal çıktı. 2’sinde değerler normalin iki katı çıkmıştır. Dr. Sonuç Büyük hastalara orada refakat ediyor. 12 kişi şu anda Ankara’dadır. Geriye kalan 40 kişi de referans aralığı içinde. 10’ar 10’ar gönderilecek. Tırnak ve saç örnekleri şimdiden gönderiliyor. Bu insanların zarar görmemesi için her şey yapılacak”...

Bakan'a göre "endişe edecek bir durum yok!"...

İşimiz Allah'a kaldı, çalışanların sağlıkları da herhalde öyle... Ama endişe etmeyelim!

Mümkün mü?

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, Devlet Laboratuvarı’nda yangın nedeniyle günlerce insanlara tahlil yapılmadan sebze ve meyve verildiğini belirtiyor, “günah ve ayıp” değerlendirmesinde bulunuyor...

Angolemli, insanların nefes aldığı havadan bile tedirgin olduğunu anımsatıyor...

Bağımsız Milletvekili Hakan Dinçyürek de dün konuyla ilgili söz aldı. Devlet Laboratuvarı’ndaki sıkıntıların yangınla birlikte başlamadığını, uzun bir süredir bazı ihmallerin göz göre göre ve biline biline yaşandığını belirten Dinçyürek, geçmişten gelen bir çok hata bulunduğunu, bunların araştırılması gerektiğini söyledi.

Dinçyürek, 2013 yazında geçici hükümet döneminde Kalecik’te ortaya çıkan petrol sızıntısının atıklarının hâlâ uygun olmayan şartlarda Kalecik’te muhafaza edildiğini belirtti, bu maddenin imha edilmesi gerektiğini anlattı.

UBP milletvekili Ergün Serdaroğlu, Devlet Laboratuvarı’ndaki yangın nedeniyle 3-4 aydan beri sebzelerin kontrol edilmediğini kaydederek, Tarım Dairesi eski müdürünün “domatesi soyarak yiyin” açıklamasını anımsattı.

Serdaroğlu, Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu’nun;“Bu süreçte yalnız kaldım” açıklamasına da işaret ederek, “Bu konuda seferberlik ilan edilmeliydi.

Bunları yapamadıysak hepimiz suçluyuz. Ahmet Gülle, ‘çalışanlara 65 gün sonra tetkik yapıldı’ diyor, bu konu neden daha önce gündeme getirilmedi?” diye sordu.

Bu sözleri, "itiraf" olarak değerlendiriyoruz...

Farklı dönemlerdeki hükümetlere mensup vekillerin bu sözleri, açık itiraftır...

Ürkütücüdür...

İnsan sağlığına verdiğimiz önemin yerlerde süründüğünün kanıtıdır...

En kısa zamanda, çok etkili tedbirler alınması kaçınılmazdır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • mete
    12.04.2017

    KKTCde sağlık sorunu artık mevsimlik değil güncellik oldu. Allaha bırakılan sağlık halkı alaya almak demektir.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.