HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

09.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Lütfen uzlaşın

İsviçre’de ocak ayı içerisinde gerçekleştirilecek müzakereler kapsamında yapılması planlanan 5’li Konferansa, Türkiye’yi temsilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı açıklandı.

50 yılı aşkın süredir devam eden müzakerelerde, Türkiye bazı dönemlerde müzakere heyetinde şu ya da bu şekilde bulundu... Ancak konu, hiç bir tarihte, Cumhurbaşkanı seviyesinde katılım noktasına gelmedi.

Sayın Erdoğan’ın 5’li konferansta ülkesini temsil edecek olması, her açıdan çok önemlidir...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Anayasal yetkileri, ülkesel temsiliyeti gerektiren bir siyasetçi değildir... Türkiye’nin lideridir; en güçlü siyasi ismidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkesinin lideri olmanın ötesinde, Dünya’nın en güçlü siyasetçilerinden de biridir...

Dünyaca ünlü Time dergisi, 2016 yılının insanı olarak ABD Başkanlığı’na seçilen Donald Trump’ı belirlerken, aynı dergi, dördüncü sıraya Sayın Erdoğan’ı yerleştirmiştir.

Ülkesinde, bölgede ve Dünya’da ağırlığı bulunan bu önemli ismin, güvenlik ve garantilerin de konuşulacağı beşli konferansta yer alması, Kıbrıs sorununda bir sona gelindiğinin de işaretidir.

Türkiye’nin çözüme büyük önem verdiğinin de ciddi bir kanıtıdır.

Bu arada, Türkiye’nin Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Devlet Bakanı Tuğrul Türkeş’in dün TBMM’de yaptığı konuşmada, Kıbrıs müzakere sürecine önem verdiklerini açıklamasının yanında, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya güven tazelemesi ve övgüyle söz etmesi de, çok anlamlıdır.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Brüksel’de AB’nin en üst düzey yetkilileri tarafından çok sıcak karşılanması, ciddi ilgi görmesi de, ciddi anlam içermektedir...

Böylesine ciddi ve önemli bir döneme girilirken ve çok önemli gelişmeler beklenirken, KKTC iç siyasetinde karmaşa ya da kaos yaşanması, doğru olmayacaktır...

Bu yüzden, bir kaç günden beri “uzlaşı kültürünü geliştirmemiz gerekiyor” şeklinde uyarılar yapmaya çalışıyoruz...

Hükümet, sendikalar ve sivil toplum örgütleri ile kavga etmemelidir.

Her iki tarafın, daha sıcak ve daha sevecen tavır takınması; herkesin düşmanca çıkışlardan, hatta küfre varan saldırganlıklardan kaçınması gerekmektedir.

Bu noktada, bugün çok önemlidir...

Hepimizi kahreden ölümlü trafik kazası sonrası bazı taleplerle sokağa dökülen sendikalar ve sivil toplum örgütleri de; bu talepleri gereksiz ve aşırı bulan hükümet de ortak noktada buluşabilmeyi başarmalıdır.

Hükümet saatlerin geri alınması; sendikalar da haksız olduğuna inandığımız istifa talepleri konusunda daha ılımlı davranabilir.

Ana muhalefet CTP ve tüm diğer muhalif parti ya da gruplar da, ihtiyacımız olan uzlaşı kültürüne katkı koyabilir.

Sayın Hüseyin Özgürgün başkanlığındaki kabinenin yapacağı işler olduğundan eminiz...

Hükümet bu konuda kararlı olduğunu defalarca dile getirmiştir.

Uzlaşı çok önemlidir.

İçinde bulunduğumuz dönemde, “Anlayışlı olmayı başarmak” hayati değeri olan bir kavramdır.

Sendikalar, sivil toplum örgütleri ve hükümet; en az bir aylık süreyi kapsayan hayati önemdeki dönem içerisinde, birbirini “hasım” olarak değil, birlikte çözüme katkı koyacak ortaklar olarak görmelidir.

Bu arzu, halkın genelinin arzusudur.

Şimdi kavga ve hesaplaşma zamanı değildir.

Evet, acı büyüktür.

Evet, bu acı hepimizin acısıdır ancak acı üzerinden kaos yaratmak, hakkımız değildir.

Lütfen uzlaşın...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.