Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

30.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Merkel ve KKTC

Sanayileşmiş 7 ülkenin liderlerini bir araya getiren G7 Zirvesi, hafta sonu Sicilya Adası'ndaki tatil beldesi Taormina'da gerçekleştirildi. Bu zirveden önce de NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, ittifakın Brüksel'deki karargahında toplanmıştı...

Almanya, ABD, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya ve Kanadalı G7 liderleri, teröre karşı birliktelik sergilerken, küresel ısınma konusunda anlaşamadı...

Türkiye açısından NATO Zirvesi çok önemliydi... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, özellikle Avrupalı müttefiklerle ilişkilerini düzeltmeye çalıştı, hatta AB - Türkiye tam üyelik müzakerelerinin yeniden başlayabileceği mesajları verildi.

Ancak en önemli açıklamalardan biri, Almanya Şansölyesi yani Başbakanı Angela Merkel'den geldi...

Merkel, NATO ve G7 zirveleri sonrası, ABD ve İngiltere ile ilişkilerine değindi...

"Avrupa, artık Amerikalı ve Britanyalı müttefiklerine tamamen bağlı olmayacak; kendi kaderimizi kendi ellerimizle çizeceğiz" diyen Merkel, özetle şu mesajı verdi:

"... Son üç beş gün gerçekleştirdiğim temaslarda edindiğim tecrübe, Avrupalılar olarak geleceğimizi, kaderimizi kendi ellerimize almamız gerektiği yönündedir... Elbette ABD ve Birleşik Krallık ile dostça ilişkilerimiz devam edecektir. Komşumuz Rusya ile de... Ancak Avrupalılar olarak kendi geleceğimiz için, kendi kaderimiz için, kendi ellerimizle savaşmalıyız, kavga vermeliyiz..."

-*-*-

Merkel'in bu mesajını "NATO'da da kopukluk var" veya "AB, kendi ordusuna yönelebilir" şeklinde de okuyabiliriz. Bu mesajın çok önemli olduğu bir gerçek...

Ancak Kıbrıslı Türkler ya da KKTC olarak bize de uyarlanabilecek bir mantığı vardır...

Bu mantık da, "yıllardır denediğimiz müzakerelerde, Rumların da bizim de vazgeçemediğimiz kırmızıçizgiler nedeniyle ortaya çıkan belirsizliğe, daha ne kadar tahammül edebileceğimizle" alakalıdır.

Merkel ne diyor?

"Avrupa, artık Amerikalı ve Britanyalı müttefiklerine tamamen bağlı olmayacak; kendi kaderimizi kendi ellerimizle çizeceğiz"...

Bunun "KKTC ağzıyla" söylenmesi, şu cümleyi ve hedefi ortaya koymuyor mu?

"KKTC, artık müzakerelere veya federal çözüme bağlı olmayacak; kendi kaderimizi kendi ellerimizle çizeceğiz."

-*-*-

Müzakerelerde uzlaşı yok. Arada ciddi uzlaşmazlık noktaları var ve bunlar, "aşılacak gibi" de durmuyor...

Bu durumda, AB'nin kendi ordusuna ağırlık vermesi gibi, biz de kendi devletimize ağırlık veremez miyiz?

Tüm geleceğimizi müzakerelere ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin keyfine bağlayamayız...

Elbette Güney Kıbrıs'la her türlü güven artırıcı ilişkiyi, yatırımı destekleyeceğiz...

Elbette Güney Kıbrıs'la her türlü barış ve huzur ortamını hazırlamaya, hatta ekonomik ilişkileri daha yukarılara çekmeye çalışacağız...

Onlar bizim, biz onların limanlarından da faydalanacağız...

Kimbilir, belki zaman içerisinde ilişkilerimiz çok iyi seviyeye gelir, Dünya'nın en iyi geçinen, en iyi işbirliklerine, ortaklıklarına imza atan komşular bile olabiliriz...

Zaman çerisinde toprak ve mülkiyet konularının, tazminatlarla çözülmesi de mümkün olacaktır...

-*-*-

Ama şu anda yapmamız gereken en önemli şey; kendi ekonomik kalkınmamıza bakmaktır.

Kendi önümüzü açmak ve yolumuzda yürümek zorundayız...

Müzakerelere ve zorlama çözüm modellerine bağlanıp, bekleyecek değiliz...

Kendi kaderimizi, kendi ellerimizle yaratmak zorundayız.

Tıpkı Merkel'in dediği gibi...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.