HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

01.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Mont Pelerin'in sonucunu umutla bekliyoruz

Kıbrıs müzakereleri, önümüzdeki günlerde yeni ve heyecanlı bir sahneye daha tanıklık edecek.

İsviçre'nin Mont Pelerin kasabasında, 7 Kasım ile 11 Kasım tarihleri arasında toprak ve belki de güvenlik konusunun ele alınacağı, beş günlük maraton görüşmeler yapılacak.

Güneyde beş tane günlük gazete var. Fileleftheros, Haravgi, Politis, Simerini ve Alithia... Bu beş gazetenin yanında, pazar günleri haftalık Kathimerini gazetesi, manşetlerinde "Kıbrıs konusu" dışına pek çıkmıyor.

Rumca gazetelerde gün geçmiyor ki gerek Mont Pelerin gerekse müzakerelerin geneliyle ilgili senaryolar yayınlanmasın.

Haliyle, bu senaryolar bizi de etkiliyor.

Bazen, Rum meslektaşların yazdıklarının mutlak doğru olduğu yargısına varıp, bizim müzakere heyetini Türk basınına yeterince bilgi vermemekle eleştiririz hatta suçlarız.

Ancak, şu bir gerçektir ki, kim ne isterse yazsın, müzakerelerin sonunu beklemek, en doğru olandır.

Rum basını gibi, bizim tarafta bazı siyasetçiler de müzakerelerin gidişatı ile ilgili "felaket tellallığı" yapmayı çok önemli bir iş gibi kabul eder...

Elbette müzakere masasında, iki tarafı da aynı anda mutlu edebilecek gelişmelerin yaşanması pek mümkün değildir.

Özellikle toprak, mülkiyet, güvenlik ve garanti konularında iki tarafın da aynı anda mutluluktan havaya uçma ihtimali olmayacaktır.

Önemli olan, karşılıklı tavizler vermeyi kabullenmektir.

Bu tavizlerin, hayati anlamda zarar vermeyeceğini kavrayıp, gelecekteki ada yaşamının çok daha iyi olabileceği olasılığına güvenmektir.

Müzakere heyetimize, Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı'ya sonsuz güvenimizi bir kez daha iletmek istiyoruz.

Halkımızın, gerek Rumca gazetelerin spekülasyonlarına, bazı Rum siyasilerin aşırı taleplerine, Kilise'nin soğuk ve kışkırtıcı ama daha çok da ırkçı tavrına kulak vermemesi gerektiği inancımızı bir kez daha yineliyoruz.

Kesinlikle herkes dilediği gibi düşünmekte özgürdür.

Dileyen, Sayın Cumhurbaşkanı'nın Mont Pelerin'e gidiyor oluşunu da dilediği kadar eleştirebilir.

Ancak İsviçre'deki beş günlük zirvenin sonucunu beklemek, Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis'in de dediği gibi "şarttır"...

Mont Pelerin'e hiç gitmemek, müzakerelerden kaçmanın ta kendisidir.

Geçmişte kalması gereken "aşırı çözümsüzlük yanlısı" tavırların Kıbrıs Türk halkına hiç bir yararı olmayacaktır.

Müzakereler, Türkiye ile birlikte yürütülmektedir.

Türkiye, müzakerelerin de geleceğimizin de tartışmasız "garantisi"dir.

Bu gerçekten de yola çıkarak, Mont Pelerin'in sonucunu sükunetle, heyecanla ve umutla beklemek en doğru olandır.

2016'nın sonuna sadece iki ay kaldı.

Aralık ayının yarısı büyük olasılıkla Noel tatiline harcanacaktır...

Müzakerelerin yılsonuna kadar "mutlu bir sona" ulaşabilmesi için liderlerin ve heyetlerinin en fazla bir buçuk ayları kalmıştır. Bu sürede müzakere edecekleri gün sayısı da sınırlıdır.

Her ikisine de, Kıbrıs Türk halkı ve Kıbrıs Rum halkı için en iyiyi bulmaları dileğimizi iletmek istiyoruz.

Ve tekrar ediyoruz: Sakin, sessiz, spekülasyonlara hiç kulak asmadan, çözümsüzlükten beslenen bazı çevrelerin doğru veya yanlış her türlü kışkırtmalarına bakmadan, bekleyeceğiz. Çok az kaldı.

Bu arada bekleyişimiz de kesinlikle "umutsuz bir bekleyiş" değildir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.