Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

31.07.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Müzakerecinin işinin bitip bitmediğine halk karar verir

Bu köşede daha önce de yazdık, ülkemizde kavga etme zamanı değildir.

Biz Kıbrıs Türk tarafı ile Rum tarafının suçlama oyununa son vermesini önerirken, içten de suçlamalar görmeye başladık.

Evet, müzakereler çökmüştür, toplumda bir moral bozukluğu vardır ama yine de iki toplumun yöneticileri arasında suçlamaların artması, ileride olası yeni çözüm çabalarını olumsuz etkileyebilir.

Sonra, olan olmuştur, bu saatten sonra karşıyı suçlamakla kimsenin eline bir şey geçmez.

Biz bunları söylerken, içte de bazı siyasiler Cumhurbaşkanı Akıncı ve heyetine yönelik suçlamalara başlamışlardır.

Elbette eleştiri olacaktır, dayanağı olan eleştiriler herkese yapılabilir.

Yapıcı eleştiriler her zaman için iyidir, ancak yıpratmak, aşağılamak için yapılanlar kabul edilebilir değildir.

Siyasilere oy verenler elbette göreve getirdiği kişiyi sorgulama, hesap sorma, eleştirme hakkına sahiptir.

Halkımız keşke bunu daha fazla yapabilse.

Sözümüz vatandaşlarımıza değildir, yine siyasi kişileredir.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın müzakerecilik görevinin bittiğini, meclise giderek bu görevini iade etmesini istedi.

Bunu isteme hakkı Dışişleri Bakanlığı’nın değil, vatandaşındır.

Eğer vatandaşlarımız müzakerecilik görevinde Cumhurbaşkanı Akıncı’nın yetersiz olduğunu belirtip talep ederse,  mutlaka gereği de yapılır ama öyle bir şey yok.

Gazetelerde okumuşsunuzdur, daha geçen gün yapılan bir ankette halkımız müzakerelerdeki başarısızlığın sorumlusunun Rum Lider Nikos Anastasiadis olduğunu belirtti.

Ankete göre, halkımız Cumhurbaşkanı Akıncı’ya güveniyor, üstelik bu güven oranı oldukça da yüksek.

Toplumun çok büyük bir bölümü, müzakerelerde Akıncı’nın olumlu ve toplumun çıkarlarını koruyan bir tavır sergilediğine, elinden geleni yaptığına inanıyor.

İleride toplumun bu görüşü değişir mi bilemeyiz ama son yapılan ankette halk müzakerelerdeki başarısızlıktan Akıncı’yı sorumlu tutmuyor.

Dışişleri Bakanı’nın, halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanını başarısızlıktan sorumlu tutması ve “müzakerecilik görevini iade etmesi” doğru bir tavır değildir.

Dışişleri Bakanı, bir taraftan çözümsüzlükte Rum tarafının hatalarını sıralayıp, “bunlarla çözüm olmaz” demektedir, diğer taraftan da çözümsüzlükten Akıncı’yı sorumlu tutmaktadır.

Cumhurbaşkanı Akıncı, bugüne kadar “müzakerelerden vazgeçtiğini” ya da “Kıbrıs’ta çözüm çabalarına inancını yitirdiğini” ve “yeniden başlamayacağını” söylememiştir.

Evet ortada bir başarısızlık vardır, evet moral bozukluğu nedeniyle Cumhurbaşkanı Akıncı, neden böyle olduğunu sıkça anlatmakta, Rum Lider Anastasiadis’e suçlamalar da yapmaktadır ama bunlar müzakerecilik görevini bıraktığını ya da istemediğini göstermez.

Bir taraftan değerlendirmelerin devam ettiğine, bundan sonra da edeceğine, Türkiyeli yetkililerle yapılan değerlendirmelerde en doğrusunun bulunacağına işaret eden Dışişleri Bakanı’nın bu değerlendirmelerin sonucunu beklemeden Akıncı’nın görevini iade etmesini istemesi bir çelişkidir.

Değerlendirmelerden en doğru kararın çıkacağına, Kıbrıs Türk halkı için en iyisinin bulunacağına inanıyoruz.

Bu süre içerisinde makamların birbirini suçlama lüksü yoktur.

Ülkede yapılması gereken birçok iş vardır, halkın yaşadığı sıkıntılar giderilmelidir...

O kadar çok sorunumuz vardır ki, ülke yöneticileri birbirini yemekle uğraşacağına bu işlerle uğraşmalıdır, kaybedecek bir saatimiz bile yoktur...

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.