Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

23.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Müzakereler çöktü

Müzakerelerin geleceği tehlikedeydi; bu tehlike bugün çok arttı... Artık müzakerelerin devam etmeyeceğini söyleyenlerin sayısı bir hayli fazla...

Şu haklıydı, bu haksızdı, sebebi şuydu, sorumlusu buydu diye tartışmanın bir anlamı yok.

Belli ki iki tarafın anlaşamadığı, anlaşmak için denediği ancak başaramadığı "çok zor" başlıklar var.

Bu başlıklarda iki taraftan birinin atacağı geri adım, çok büyük siyasi risk almayı gerektirir... İki taraf da buna yaklaşamadı.

Suçlamanın bir anlamı yok.

Kıbrıslı Türkler çok uzun bir zamandan beri iki bölgeli, iki toplumlu, iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı bir çözümü kabul ediyordu; etmeye de devam edecektir. Ancak, "devam etmesi gereken" bir de yaşamları vardır.

Kuzey Kıbrıs'ta yaşamın durmasına hiç gerek yok.

Bu yaşamın kalitesini yükseltmek için çalışmak var... Elbette tanınmamışlık noktasından başlayıp çok büyük boyutlara varan zorluklar olacaktır. Ancak bu teslim olmak, pes etmek anlamına gelmemektedir.

Müzakerelerin kesilmesinin temel nedeni, Rum halkının siyasi eşitliği "zül" olarak kabul etmesi; Türk askerini "tehdit" olarak görmesidir.

Müzakerelerin belki de kopmasının sebebi, siyasi eşitliği kabul etmeyen, Kıbrıs Türk halkını "azınlık" veya ısrarla "Kıbrıs halkının bir parçası" olarak görüp, içinde eritmek isteyen tutuculardır.

Müzakerelerin bitmesinin sebebi, Kıbrıslı Türklerin güvenlikle alakalı endişesini anlamamak için çaba harcayanlardır.

Ve müzakerelerin kesilmesinin sebebi; ELAM gibi Neo-nazi bir oluşumu meclislerine kabul edip, ırkçı- şoven ve kışkırtıcı önerilerinin onaylanmasının kabul edilmesidir.

-*-*-

Gelelim içimize...

Halkımızın en büyük derdi ekonomidir.

KKTC Ekonomisi'nin "sağlığı" pekiyi değildir.

Bu sağlıksız ekonomik ortamı iyileştirmek için, Türkiye ile birlikte çok ciddi planlamalar yapılmalıdır.

Ancak bu planlamalar yapılırken, "Kıbrıslı Türklerin” varlığı ve onuru incitilmemelidir. Yaşam tarzı ve standardı göz ardı edilmemelidir. Özellikle aşağılanmaya çalışılmamalıdır.

Hükümet edenlerin, Anavatan'daki muhataplarına bunu çok iyi anlatabilmeleri gerekmektedir.

Hükümet edenlerin, anlatması gerekenler arasında, ülkeye gelen kriminal kişilerin çokluğudur.

Bu kişilerin ülkeye girişi konusunda çok titiz ve çok etkili tedbirlerin alınması gerektiği, Türkiye'deki güvenlik ve adli makamlara anlatılabilmelidir.

Çünkü Türkiye üzerinden KKTC'ye gelen suça karışmış insan sayısı artmaktadır.

Bunun ötesinde, suç işlemek için gelenler ve özellikle uyuşturucu girişi de artmıştır.

Mesele kimlikle girişin kaldırılması değildir.

Mesele, giriş kapılarındaki kontrollerin etkinleştirilmesidir.

Günümüz teknolojisinde bunun çok zor olmadığı inancındayız.

 

-*-*-

 

Türkiye'deki referandum heyecanı KKTC'ye de yansıdı...

Ülkemizde TC'deki seçimlerde oy kullanabilecek yaklaşık 100 bin seçmen var...

Buna üniversite öğrencileri dahil değil…

26 Şubat'a kadar, TC Lefkoşa Büyükelçiliği'ne kimlik belgeleri ile gidip seçmen olarak burada oy kullanmak için kayıt yaptırılabilecek.

Seçmen sayısının artması da beklenirken, 5 olan sandık sayısının 15'e çıkarıldığı da öğrenildi.

Hem Anavatan'da hem de ülkemizde huzurlu bir referandum süreci en büyük dileğimizdir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.