Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

06.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Müzakereler ve Akıncılar yolu

Müzakerelerin geleceği, yarın toplanacak Rum Temsilciler Meclisi'nin elinde...

Enosis Plebisiti'nin okullarda kutlanması kararının değiştirilmesi beklenmiyor. Ancak, Türk tarafının hassasiyetine karşılık verebilecek bir karar üretilmesi, müzakerelerin de ülkenin de geleceği adına mutlaka olumlu olacak...

Rum Lider Nikos Anastasiadis'in içinde olduğu durum da "empati yapıldığı zaman" anlaşılır bir durumdur... Çünkü Güney Kıbrıs'ta ne yazık ki gelenekselleşmiş, yıkılmaz bir kültür haline gelmiş siyasi yapı söz konusudur.

Bazı aşırı milliyetçi siyasi partiler, iki turlu başkanlık seçiminde etkili olabilmekte, kilit rol elde etmekte ve haliyle iddialı başkan adaylarına etki edebilmektedir.

Ancak bu geleneksel yapının, doğru bir yapı olmadığını, Sayın Anastasiadis'in de çok iyi anlaması gerektiği inancındayız.

Elbette gerek Sayın Akıncı, gerekse Sayın Anastasiadis, çözüm konusunda rüştlerini ispatlamak zorunda değillerdir.

Her ikisinin de, kalıcı bir barış ve çözümden yana oldukları, 2004 yılı Annan Planı'nda kanıtlanmıştır...

Kısacası, klasik bir laftır ama "gelecek seçimi değil, gelecek nesli" daha öne koyabilirlerse, iki halkın onayına sunabilecekleri bir anlaşmanın ortaya çıkmaması için bir neden kalmayabilir...

İki tarafın da kabul etmekte zorlanacakları ciddi çıkmazlar, önemli anlaşmazlık noktaları olduğu da ayrı bir gerçektir.

Her türlü sıkıntıya rağmen, iki liderin 11 Nisan'da masaya dönme kararlılığında olmasını selamlıyoruz.

 

-*-*-

 

Kıbrıs'ın 1974 öncesinde, özellikle nüfus bakımından en büyük Kıbrıslı Türk köylerinden biri, belki de birincisi Akıncılar'dı (Lurucina)...

1974 yılından sonra, doğru veya yanlış, bu köyün çok büyük bir kısmı, Akdoğan (Lisi) köyüne yerleştirildi.

Köyde 500 civarında bir nüfus yaşamayı hep sürdürdü. Göç etmeyi reddetti.

1974 öncesinde iki açık, iki kapalı sineması bulunan bu büyük köy, yıllar içerisinde ciddi sıkıntılar yaşadı. Ama çalışkan insanları sayesinde popülaritesini hiç yitirmedi.

Son yıllarda köyde düzenlenen renkli etkinlikler, AB'den sağlanan maddi katkıyla düzenlenen köy meydanı, çekiciliği artırdı.

Akıncılar'ın 1974 yılından bu yana en büyük sıkıntısı, köye giden yolun "Askeri Bölge" içerisinden geçmesiydi... Askeri Bölge kuralları gereği, köye giriş çıkışa çoğu zaman izin verilmedi. Kimlik taşımayan kişiler giremedi. Bir yığın olmaması gereken sıkıntı yaşandı. Köylü bu durumdan şikayetçiydi.

Londra'daki Kıbrıslı Türk kökenliler arasında da en kalabalık grup, yine Akıncılarlı'dır...

Onlar da Kıbrıs'a tatile geldikleri zaman köye girememe durumuyla karşılaştı.

Yıllardır bu köye, Askeri Bölge dışından yol yapılması; hatta Lefkoşa ile direkt bağlantı sağlayacak bir yolun inşa edilmesi konuşuldu... Ancak hep lafta kaldı...

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst, dünkü gazetelere yansıyan açıklamasında, Akıncılar'a giden ve Askeri Bölge'den geçmeyip, kimlik ibrazını gerektirmeyecek yolun, 5 Mayıs'ta, yani yaklaşık bir ay sonra açılacağını duyurdu.

Üç - beş kilometrelik yolun tamamlanması, abartılacak ya da alkışlanacak bir şey olmamalıdır...

Ancak, bu yol çok özeldir...

Yıllardır söz verilip de hep ihmal edilmiş olan bir işin tamamlanmasıdır ve gerçekten, takdire şayan bir sonuçtur.

Bunu alkışlamak ve benzer şekilde, ufak tefek sayılabilecek maddi yatırımlarla çözülebilecek tüm sorunların, aynı şekilde sonlandırılması, halkımızın en önemli beklentileri arasındadır.

Bu yolun tamamlanması demek; bazı şeylerin, "yapacağız" dendiği zaman yapılabildiğini göstermesi açısından örnek olmalıdır.

Kutluyoruz...

Darısı, tamirat ve tamamlanmayı bekleyen tüm yollarımızın başına...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • mete
    07.04.2017

    Yazılmayan düşler beyinden kuş gibi giderler Bir derdin varsa eğer kelimelerle ifade et yeter çevrem geniş derken neyi kastettiğini bir söylesen kelimelerle ifadesiz kalan bir gün boşa gider dünyaya yalan diyen bizleriz dünya bizden habersiz göklerde uçmuşuz denizlerde yüzmüşüz ne ala varsa beynimizde bir ifade kütüklüğü evimize misafir gelip gitmiş ola hayır ola eğer beyinde varsa bir ifade kıtlığı bir bitki gibi sessiz çürümeyi bekleriz yahu ses ver sesverki uyanık olalım bazılarımız maraton koşuya çıkti bizmi ne daha oburluk peşindeyiz sözüm bana yada sana yazsam duvara yarınlar bize uzak kalır düşlerimiz sofra başında yetim kalır

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.