Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

11.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Müzakereler yeniden başlarken

Siyaseti ve Kıbrıs müzakereleri sürecini takip eden herkesin çok iyi bildiği bir şey, bugün iki liderin yeniden buluşmaya başlayacaklarının açıklanması ile bir kez daha net bir şekilde ortaya çıktı.

Bu çok iyi bilinen şey, Güney’de ve Kuzey’de olası bir "federal çözüm" hedefli referanduma "hayır" ve "evet" diyecek olanların apaçık kendilerini ortaya koymuş olmalarıdır.

Güney’de, ENOSİS Plebisiti'nin okullarda anılması kararına destek verenler ve buna karşı geçtiğimiz Cuma günü karşı bir kararı onaylayanlar, olası bir referandumun "hayırcıları" ve "evetçileri"dir...

İlk meclis kararını zafer, ikincisini "vatana ihanet" kabul eden "hayırcılar" gayet açık bir şekilde görülmektedir.

Kuzey'de de benzer bir durum söz konusudur... "ENOSİS'in kutlanması" kararına adeta sevinen ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın müzakereleri başlatmama kararını alkışlayanlar; bu kararın bertaraf edildiği kararı da "Oyun" olarak nitelemeye başladılar...

-*-*-

Gerek Güney'deki, gerek Kuzey'deki tepkileri ve destekleri, demokrasinin kuralı olarak kabul ediyoruz.

Dileyen müzakerelerin devamını, dileyen kesilmesini savunur...

Dileyen, iki bölgeli, iki toplumu federal çözümü; dileyen iki devletliliği, dileyense "üniter devleti" destekler...

Sonuçta, iki liderin ve ekiplerinin hazırlayacağı bir anlaşmanın, herkesi mutlu etmesi imkansız bir şeydir.

Kimse, "yüzde yüz" kazanım beklememelidir.

En büyük dileğimiz, Sayın Nikos Anastasiadis'in "seçimleri" değil, "geleceği" düşünerek masaya geri dönmesidir.

Çok kolay olmayacağından eminiz...

İki liderin, medyamıza da yansıdığı kadarıyla, müzakerelerin başlangıcında çok iyi bir yakınlık kurdukları açıktı... Ancak son bir kaç ay içerisinde kırgın oldukları sezilmektedir.

Sözcülerin karşılıklı suçlamaları da, bugünkü müzakerelere "gergin bir başlangıç" yapılabileceği endişesini içermektedir.

Her iki liderden ve gerek Kıbrıslı Türk, gerekse Kıbrıslı Rum halkından beklentimiz, soğukkanlı olmalarıdır.

Müzakerelerin başarı ile sonuçlanması ve çözüm; ülkenin tamamının geleceği adına çok önemlidir.

Daha fazla çözümsüzlük, daha fazla belirsizlik, her iki tarafın "eşit bir şekilde" kaldıramayacağı bir ağırlık ve çözülemeyecek sorunlar yumağı haline dönüşebilir.

Bu nedenle, heyecana kapılmadan, beklentileri yüksek tutmadan, vermeyi de bilerek ve en az insanı rahatsız edecek şekilde bir anlaşma mümkündür. Buna inanıyoruz.

Her iki halk, önlerine konacak olan olası bir anlaşmayı değerlendirecek ve sonucu belirleyecektir.

Soğukkanlı, sakin ve inanarak beklemek, şu andaki en doğru olandır.

Şu oyun oynadıydı, bu oyun oynadıydı, Akıncı Yasası'ydı, Anastasiadis ve DİSİ ile AKEL taviz verdiydi diye 1955 - 1958 - 1963 ve 1974'ten kalma bakış tarzlarının yenilenmesi gerekmektedir.

Çözüm, kötü bir şey değildir.

Ancak, çözüm, bir tarafın her istediğini alması anlamına gelmeyecektir.

-*-*-

Bazı gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerekiyor... Örneğin, Rum medyasının da vurguladığı gibi, doğal gaz sondajları, önümüzdeki Haziran ayında başlıyor... Sondajlar, çözüm olmadan başlar ve ilerlerse, ciddi sıkıntılar olabilir...

Çok zor başlıklar olduğunu da biliyoruz...

Bu başlıklar, Güney'deki seçimler yaklaştıkça, daha zor çözülür hatta daha zor konuşulur hale gelecektir...

Hayırlısı...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • mete
    11.04.2017

    Kıbrısdaki siyasetçiler artık dünya gerçeklerini görüp bir an önce uzlaşmaya gitmelidirler.Silah zoruyla gerici ve milliyetci baskılarla bu çağda yaşanamadığı ortadadır.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.