Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
KIBRIS Başyazı

KIBRIS Başyazı

27.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Özelleştirme istemiyorsak, sahip çıkmalıyız

Halka açık bazı alanların özelleştirilmek istenmesi tepki görmektedir.

Çünkü özelleştirilen alanlara giriş ücretli oluyor.

Oraya girmek oradan hizmet almak için halk para vermek zorunda kalıyor.

Bu da tepki görüyor.

Mesela piknik alanlarının, bazı plajların, araç park yerlerinin özele geçmesine vatandaşlar şiddetle karşı çıkıyor.

Bu karşı çıkışı anlayabiliyoruz, çünkü artık oralara rahat girilemiyor.

Bir ücret ödemek gerektiği gibi, bazen ücretini ödeseniz bile sizi oraya almayabiliyorlar, size bazı başka şartlar da öne sürebiliyorlar.

Yani özelleştirilen yer artık halkın malı olmaktan çıkıyor.

Ancak dün KIBRIS Gazetesi’nin ikinci sayfasındaki haberin başlığında belirtildiği gibi, “Özelleştirilmesine karşıysak sahip çıkalım...”

Gerçekten de öyle; hem bizim olanın özelleştirilmesini istemiyoruz hem de ona sahip çıkmıyoruz.

“Halkın malı” dediğimiz piknik alanlarını çöplüğe çevirdik.

Yine halkımızın malı olan plajları berbat etmiş durumdayız.

Halka açık plajlar da çöplük içinde.

Üstelik yaz aylarında buraları kullanan bazı kişiler, sanki başkaları orada yokmuşçasına etrafı rahatsız edici davranıyor, burayı kullanmak isteyen aileleri oradan kaçıracak davranışlar sergiliyor.

Halk, yaratılan çöplük ve bazı başka sorunlardan dolayı kendi malını kullanamaz hale geliyor.

Halbuki özelleştirilen yerlere ücret talebiyle birlikte bazı kurallar getiriliyor.

Bu kurallara uymayanları oradan uzaklaştırdıkları, oralara almadıkları, ciddi uyarılar yaptıkları için de oraları temiz tertipli kalıyor.

Evet ortada bir çelişki var.

Hem özelleştirilmesini istemiyoruz hem de korumuyoruz.

O zaman da “özelleştirmeyin” demeye yüzümüz olmuyor.

Devlet kurumları için de aynı şey geçerli değil mi?

“Kurumlar özelleştirilmesin” diyoruz ama o kurumların içindeki insanlar kurumu ne kadar koruyor?

Özel sektördeki kadar sıkı çalışıp kurumlarına sahip çıkıyorlar mı?

Siyasilerin ellerini oraya uzatmaması için direnebiliyorlar mı?

Çünkü kurumları çalışmaz hale getirip, sonra da özelleştirmeye çalışmak da bir taktiktir, çalışanlar kendi çıkarlarını düşünerek bu oyuna da gelmemelidir.

Çalışanların hakları mutlaka önemlidir ama bu durum “çalışanın rahatlığına” dönüşürse ve verimsiz olursa orası için mutlaka özelleştirilme gündeme gelecektir.

Eğer halka hizmet verirken canını yakar, “lanet olsun” dedirtirseniz, özelleştirme karşıtı vatandaş bulamazsınız.

Mesela, her elektrik faturası ödemeye gittiğimizde biraz kuyruk oluşup da işler yavaşladı mı başlıyor vatandaşlar, “özelleştirilsin de kurtulalım” demeye.

Ya da elektrik veya telefon arızalarında ekipler gelmedi ya da geç geldi mi yine “özelleştirme” çağrıları başlar.

Her canımız yandığında özelleştirmeyi çağırırken iyi düşünmeliyiz.

Belki daha düzenli hizmet alabiliriz ama bedeli daha pahalı olabilir.

Halkın bu konuda iyi düşünmesi gerekir ama kurumlarımızın çalışanları, yöneticileri de iyi hizmet vermelidir, halkı mağdur etmemeli, canını yakmamalıdır.

Ülkemizin toprağına, taşına, otuna, çiçeğine, ağacına, denizine, tarihi eserine, kurumuna her şeyine sahip çıkmalıyız.

Bu ülke bizimdir, kendimizi bu ülkeye ait hissetmeliyiz ve ona göre davranmalıyız.

Ülkemizin değerlerini hoyratça kullanıp, yok etmemeliyiz.

Özelleştirme istemiyorsak gerçekten sahip çıkmalıyız, gözümüz gibi bakmalıyız.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.